Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

5. Ceza Dairesi 2009/10815 E. 2011/21605 K.

Yargıtay 2011-10-05 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

5. Ceza Dairesi 2009/10815 E. , 2011/21605 K.

"İçtihat Metni"Zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...’in eylemleri görevi ihmal niteliğinde görülerek mahkümiyetlerine, sanık ...’ın ise beraetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2006 gün ve 2005/66 Esas, 2006/473 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 26.07.2004 havale tarihli dilekçe ve 16.12.2006 günlü ara kararına nazaran S.S. ... Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin usulen davaya katılıp müdahil sıfatını aldığı dikkate alınmadan karar başlığında ... ... Tarım Satış Kooperatifinin katılan olarak gösterilmesi, CMK.nun 326/2. maddesi gereğince mahkum olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin müteselsilen tahsiline karar verilmesi ve ayrıca beraet eden sanığın da bundan sorumlu tutulması, 13.12.2006 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen, vekaletnamesi dosya içinde bulunan sanık ... yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca mahkum olan sanıklar yararına 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK.nun 257/1-2. madde ve fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.