Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2011/4454 E. 2011/9067 K.

Yargıtay 2011-09-19 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2011/4454 E. , 2011/9067 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :13.12.2010

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilin taşınmazda 799/2840 paya sahip olduğunu, taşınmazda hissedar olan Dursun ...’a ait 103/2840 pay ile ...’a ait 19/2840 payın davalıya 12.6.2009 tarihinde 35.000 TL bedelle satıldığını, satıştan müvekkilinin haberi olmadığını, satışı kendi imkanları ile öğrendiğini belirterek, önalım hakkının tanınmasını ve payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili ise önalım hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını, satıcı ile müvekkili arasında 8.6.2009 tarihinde trampa sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden dava konusu taşınmaz ile ... ilçesi ... Mah. 41997/8 parsel üzerinde kurulu kat irtifaklı 2 nolu bağımsız bölüm ile takas ettiklerini bu nedenle önalım hakkının kullanılmasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Önalıma konu edilen payın bulunduğu taşınmazdan davalı 12.6.2009 tarihinde 19/284 payı ...’dan 5.450.82 TL, 103/284 payı ...’dan 29.549.18 TL bedelle satın aldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu payların ve dava dışı trampaya konu olduğu iddia edilen taşınmaza ait resmi sözleşmede işlemin satış olarak yazıldığı görülmektedir. Davalı savunmasında pay satanlarla kendisi arasında 8.6.2009 tarihinde adi olarak yapılan takas sözleşmesine dayanarak tapudaki işlemin aslında satış değil trampa olduğunu savunmuş ise de davalı sözleşmenin tarafı olup kendi muvazasına dayanamayacağı gibi 8.6.2009 tarihinde yapılan adi trampa sözleşmesi her zaman yapılması mümkün olduğundan bu sözleşmeye de değer verilemez. Öte yandan resmi satış senedinde işlem satış olarak gösterilmiştir. Davacının bu satışlar yönünden önalım hakkının tanınmasını istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle davacıya tapuda gösterilen bedel ve masrafların toplamının depo edilmesi için uygun mehil verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.