Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2010/7885 E. 2011/5523 K.

Yargıtay 2011-09-29 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2010/7885 E. , 2011/5523 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 5 parsel sayılı 3481.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı ... miras hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın 06.02.2009 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı, davacının delil bildirmediğinden davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir. Öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun makul bir süre olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur. Somut olaya gelince, dava dilekçesinin incelenmesinde davacının dava konusu ettiği taşınmazın parsel numarasını bildirmediği, mahkemece davalının adını bildirerek, davalı adına tespit gören taşınmaza ait tutanak aslının Kadastro Müdürlüğünden istendiği, Kadastro Müdürlüğünce 103 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslının gönderildiği, dava konusu taşınmazın 103 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğu kabul edilerek yargılamaya devam edildiği, 06.02.2009 günlü oturumda davacı tarafa delillerini bildirmesi için sonuçları hatırlatılmaksızın kesin sürenin verildiği, davacının delil bildirmediğinden davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hüküm yerinde dava konusu olup olmadığı belli olmayan 103 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında tescil hükmü kurularak taraflar arasında kesin hüküm oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Oysa ki, mahkemece davacı tarafa dava konusu ettiği taşınmazı bildirmesi için usulüne uygun şekilde süre verilmesi, davacı taraf dava konusu taşınmazı bildirdiği taktirde ya da keşif mahallinde yer göstermek suretiyle dava edilen taşınmazın ada ve parsel nosu belirlenerek tutanak aslının getirtilip dosya arasına konulması, daha sonra davacı tarafa delillerini bildirmesi için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde davacının iddialarının araştırılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı belirlendiği takdirde, tutanak aslı ve eki belgelerin kesinleştirme işleminin yapılması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.