Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2011/7152 E. 2011/8350 K.

Yargıtay 2011-07-19 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2011/7152 E. , 2011/8350 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.Ş...., davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 30.000 TL kira parasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu 91 No’lu parselde bulunan 4 ve 5 No’lu bağımsız bölümleri 10.3.2004 tarihinde satın alarak davalı hakkında ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtıklarını, davanın kabulle sonuçlanıp kiralananın 13.11.2006 tarihinde icra marifeti ile tahliye ettirildiğini, bu davalarda 4 No’lu bağımsız bölüm için yıllık 10.800 TL, 5 No’lu bağımsız bölüm için yıllık 21.600 TL kira parası üzerinden harç yatırıldığını, davalının yıllık kira parası ve harca bir itirazda bulunmadığını, satın almanın kendisine bildirildiği 25.3.2004 tarihinden tahliye tarihine kadar da kira parası ödemediğini belirterek, şimdilik 30.000 TL kira parasının reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, ortada taraflar arasında belirlenmiş bir kira sözleşmesi ve sabit bir kira bedelinin bulunmadığını, istem kira alacağına yönelik olsa da kira tespiti niteliğinde olup süresinde açılmadığını, önceki davalarda harç miktarına itiraz edilmemesinin kira bedellerinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, müvekkilinin önceki maliklere peşin ödemeler yaptığından ikinci kez istenemeyeceğini, davacıların talep ettiği kira paralarının da fahiş ve afaki olduğunu, emsal sözleşmelere göre gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacıların 25.3.2004-13.11.2006 arası kira parasının tahsili için açtıkları davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 28.4.2009 gün ve 3221-3811 sayılı kararı ile, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi olmayıp, davacılar daha önce taraflar arasında görülen tahliye davalarında gösterdikleri yıllık kira bedeline göre istemde bulunmuşlarsa da, davalının kira miktarına karşı çıkması nedeniyle kira parasının davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, kira parasının emsal kira sözleşmeleri, keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenemeyeceği, mahkemenin tarafların yerine geçerek kira parasını saptayamayacağı, yıllık kira miktarına göre de davacının kira miktarını ya yazılı delillerle kanıtlaması ya da yemin deliline dayanması gerektiğine işaretle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra davacılar vekili 30.3.2010 tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanmayacaklarını bildirmiştir. Yine bozmadan sonra mahkeme vergi dairelerinden muhtasar beyannameleri celp ederek, uyuşmazlık konusunda ilk raporu veren bilirkişi heyetinden ek rapor alıp yine aynı sonuca vararak davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacı yan kira miktarını yazılı delillerle kanıtlayamamıştır. Bu konuda celp edilen vergi kayıtları kira miktarının ne kadar olduğunu kanıtlama konusunda yeterli delil değildir. Davacı da yemin deliline dayanmayacağını beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.