Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/3305 E. 2011/8961 K.

Yargıtay 2011-07-15 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/3305 E. , 2011/8961 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2010 tarih ve 2010/249 - 2010/680 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/851 Esas, 2007/668 Karar sayılı kararının kesinleştiğini, davaya bakıldığı sırada mevcut hükmü etkileyecek nitelikteki belgelerin lehine hüküm verilen tarafın eyleminden dolayı hükmün verilmesinden sonra ele geçirildiğini, davalının sahte hesap ismi ve adresiyle legant, legent olarak gizlice çift kayıt şeklinde hesap açıp işlettiğini, TMSF Başkanlığı'nın 02.02.2010 tarihli 39 sayılı yazısına göre "kullandırılan krediye ilişkin firma kaşesi veya firma kefili olarak imzasını taşıyan kredi kullandırım, fiş, dekont, makbuz vb. bir belgeye kredi dosyasında rastlanmamıştır" şeklinde yazılı bildirim yapıldığını, davalının kamu adına yapması gereken soruşturma ve yolsuzluk işlemlerini yetkili makamlara kasten bildirmediğini, yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun kasten gerçeğe aykırı düzenlendiğini, tarafı sebebi aynı olan ve davalı idare tarafından açılan itirazın iptali davasının İstanbul 1 veya 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesine rağmen tarafından açılan davanın İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüldüğünü ileri sürerek, yargılamanın iadesi suretiyle önceki davanın reddine ilişkin kararın iptali ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı TMSF vekili, davacının isteminin haksız olduğunu, yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunmadığını, bilirkişi raporunda ödemelerin tek tek gösterildiğini, ortada yeni elde edilen bir delil bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından kurum aleyhine açılan ve kesinleşen menfi tespit davası ile halen devam eden kurum tarafından açılmış itirazın iptali davası bulunduğunu, karardaki davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, koşulları oluşmayan yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.