4. Hukuk Dairesi 2010/7581 E. , 2011/8237 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Elektrik T.A.Ş aleyhine 09/10/2009 gününde verilen dilekçe ile katkı payı alacağının ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın zaanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen 12/03/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/07/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Hazine vekili Avukat Hatice Sarılkan ile karşı taraftan davalı Şirket vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, elektrik enerjisi fonu katkı payının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden; taraflar arasında düzenlenen 09.03.1998 günlü imtiyaz sözleşmesi gereğince ... İlinin tamamı ile ... İli ... İlçesinin üç köyünün sınırları içinde kalan hidroelektrik santrallerinin işletilmesi, aynı bölgedeki elektrik dağıtım tesislerinin işletme haklarının devri, yeni üretim, iletim ve dağıtım tesisleri yapımı, enerji ticareti yapılması işinin davalı Şirket'e verildiği; davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davacının 11.06.2003 günü imtiyaz sözleşmesini feshettiği; ... Vergi Dairesi denetmenlerinin 12.06.2008 günlü raporda, davalının 2003 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ilişkin enerji fonu katkı payını beyan edip etmediğinin ve katkı payını ödeyip ödemediğinin belirlenip katkı payı ödenmemişse gereğinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, 04.07.2008 günü gönderilen rapora 31.07.2008 günü yanıt veren davacının, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliğine yazdığı yazıda, kayıtlarda yapılan incelemede davalının 2003 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ilişkin fon katkı payını yatırmadığının anlaşıldığını, bu aylara ilişkin fon katkı paylarının belirlenip bildirileceğini belirttiği, 16.10.2008'de de Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliğine yazı yazarak, davalının ödemediği 2003 yılı Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ait raporda belirtilen 1.661.503,91 TL fon katkı payının tahsili için gerekli yasal işlemin yapılmasını istediği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, dava konusu enerji fonu katkı payı alacağının özel yasalar ile belirlenen kamu alacağı niteliğinde bulunduğu, Dairemizin 08.05.2001 gün ve 2001/4797-4822 sayılı kararında da belirtildiği gibi kamu alacaklarının 6183 sayılı Yasa'nın 22. maddesi ile 54 ve izleyen maddelerinde gösterilen yönteme göre alınması gerektiğinden 2010/7581-2011/8240 davacının dava yoluyla istekte bulunamayacağı; ayrıca, aksi kabul edilse bile kamu alacaklarının 5 yılda zamanaşımına uğrayacağına ilişkin 6183 sayılı Yasa'nın 102. maddesi gereğince zamanaşımının dolduğu gerekçeleriyle istem iki nedenle reddedilmiştir. Davacının 6183 sayılı Yasa'da gösterilen yol ve yöntemlere göre alacağını alması gerektiği belirtilerek genel yasal düzenlemelere göre istekte bulunamayacağı sonucuna varıldığına göre, bir dava birden fazla nedenle reddedilemeyeceğinden, artık istemin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle de reddine karar verilemez. Yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirse de usul ekonomisi göz önünde tutulmuş ve karar aşağıdaki gerekçeyle bozulmuştur. Diğer yandan; dava konusu alacak, elektrik enerjisi fonu katkı payına ilişkin olup fon katkı payının özel bir takip yolu öngören 6183 sayılı Yasa gereğince alınacağının belirtilmiş olması, o alacağın genel takip yolu veya genel hükümler gereğince dava açılarak istenmesine engel değildir. Bu konuda seçimlik hakkı bulunan davacı, alacağın genel hukuk kurallarına göre ödetilmesini de isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.06.2004 gün ve 2004/1-293, 319; 06.10.2004 gün ve 2004/1-433, 483; 02.03.2005 gün ve 2005/1-116, 135 sayılı kararları da bu yönde olup uygulama kararlılık kazanmıştır. Ayrıca; Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Ancak, dava açmaya emir vermeye yetkili yerin dava konusu edilecek zararın varlığını öğrendiği gün ile zararın doğduğu gün farklı ise 1 yıllık zamanaşımı süresi, dava açmaya emir vermeye yetkili yerin zararı ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Davacı idare zararın varlığını ... Vergi Dairesi'nin 14.07.2008 günlü yazısının kendisine ulaştığı günde öğrendiğine göre davanın açıldığı 16.02.2009 gününde bir yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.