1. Hukuk Dairesi 2011/6433 E. , 2011/7602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edilen 104 parsel sayılı taşınmazın, ham toprak vasfında olup davalı tarafından üzerine bina yapıldığını, Hazineye ait taşınmazlar üzerine 4706 Sayılı Yasa’nın 5. maddesi uyarınca bina da yapılamayacağını ileri sürerek, tapunun iptali ile taşınmazın ev ve arsa vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davayı kabul ettiğini, taşınmazın Hazineye, üzerindeki evin de kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “ “… davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilirken, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve 4706 Sayılı Yasa’nın 5. maddesini değiştiren 4916 Sayılı Yasanın 4. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal edeceği hükmü gözetilmeksizin, taşınmazlar üzerindeki muhtesatın mülkiyetinin davalıya ait olduğuna dair tapu kaydının beyanlar hanesinde belirtilmesine şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine, Ancak, temyiz aşamasında 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16.maddesiyle 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde;”... Avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilemeyeceği 17.maddesiyle de davalı tarafın sorumlu tutulmaması süreci uzatılarak infaz edilmemiş karar için de geçerli olduğu”hükmü öngörülmüştür. O halde, anılan yasal düzenleme gözetilerek, davalı tarafın yargılama giderlerinden ve 29.5.1957 tarih 4/16 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulup tutulmayacağı irdelenip, değerlendirilmesi için karar bozulmalıdır. Kabule göre de, taşınmazın üzerindeki binanın, bütünleyici parça olması ve taşınmazın vasfının idarece tescil aşamasında hanesine yazılmak suretiyle doldurulacağı gözetilerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar vermekle yetinilmesi gerekirken, arz ve mütemmim cüz yönünden ... Medeni Kanununun hükümlerine aykırı düşecek biçimde çifte mülkiyet oluşturacak şekilde ayrıca binanın da tesciline karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.