Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/3613 E. 2011/3931 K.

Yargıtay 2011-06-09 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/3613 E. , 2011/3931 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 101 ada 17, 106 ada 9, 129 ada 10, 11 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ... ve paydaşları adına, 153 ada 102 parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle ... ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları miras yolu ile gelen hakka dayanarak 153 ada 102 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerini hasım göstermeden dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı-davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. 1-Kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davanın kapsamı, nitelik ve içeriği dikkate alındığında yerel mahkemece oluşturulan gerekçeli kararın 1. maddesinde 129 ada 23 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilip, aynı hükmün (K) bendinde ... ... mirasçıları adına tescile karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu taşınmazlarda ortak miras bırakan ... ... mirasçılarının paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazların payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, paylar belirlenmeden tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsizdir. 2-Dava konusu 153 ada 102 parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri ... çocukları ..., ..., ..., ... ve ... ... davada taraf gösterilmediği halde, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 3-Davacılar tarafından dava konusu edilmeyen 105 ada 15, 116 ada 12, 101 ada 17 ve 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında da yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4-1 adanın 13 sayılı parseli olmadığı halde, olmayan taşınmaz hakkında 1. maddede feragat nedeniyle ret hükmü kurulması dahi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve arkadaşlarının yukarıda 1, 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 09.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.