7. Hukuk Dairesi 2010/4642 E. , 2011/3874 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... ve arkadaşları ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacılar ... ... ve arkadaşlarının 50 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi tarafından düzenlenen 05.07.2002 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü ile ilgili oluşturulan önceki günlü 27.11.2002 günlü 1993/7-2002/5 E.K. sayılı hükmü temyiz etmediklerinden önceki günlü hüküm adı geçenler yönünden kesinleşmiştir. Sonraki günlü hükümle de aleyhlerine herhangi bir hukuksal durum yaratılmamıştır. Bu nedenle davacılar ... ... ve arkadaşlarının 50 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü ile ilgili oluşturulan hükme yönelik temyiz inceleme istemlerinin REDDİNE, 2-Davacılar ... ... ve arkadaşlarının diğer temyiz itirazları ile davalı Hazine'nin temyiz inceleme istemlerine gelince; Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan 22.12.2003 tarihli 2003/2782-3722 E.K.sayılı bozma ilamında özetle; “253 ada 48 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1985/26 E. sayılı aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi, davacılar ile davalı Hazine'nin dayandıkları tapu kayıtlarının usulüne uygun şekilde mahallinde uygulanması, kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri yönünden zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece aktarılan davanın kapsamının 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz olduğu belirlenmişse de; Kadastro Mahkemesinin 2001/2 E, 2003/1 K. sayılı, 05.03.2003 tarihli ilamının yargı denetiminden de geçerek kesinleştiği belirtilmek suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, ancak taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi 2003/2782-3722 E.K, 22.12.2003 tarihli bozma ilamında da belirtildiği şekilde tapu kaydı uygulanmadan ve kapsamları belirlenmeden ve yine zilyetlik araştırması yapılmadan, bozma gerekleri de yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Davacılar, tapu kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiklerini belirtmişlerse de; kayıtlar lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder. Bu nedenle davacılar ile davalı Hazine'nin dayandığı tapu kayıtları uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğu gibi dava konusu 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili Kadastro Mahkemesinin 05.03.2003 tarih, 2001/2 E. 2003/1 K. sayılı kesin hüküm gerekçesiyle dava reddedildiğine göre, kesin hükme göre belirlenecek hak sahipleri adına hüküm kurulması gerekirken tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi söz konusu ilamda davacı ... ... ve arkadaşları taraf olmadığından anılan davacılar yönünden kesin hüküm niteliğinde olmadığı ancak güçlü delil niteliğinde olabileceği gözardı edilmiştir. Öte yandan davacılar lehine 633.849,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne ilişkin tescil hükmü zilyetlik araştırması yapılmadan kurulmuştur. Diğer taraftan hüküm kurulurken yanılgı ile; 1-Hüküm fıkrasının 2. bendinde, 255 ada 28 parsel sayılı taşınmaza yönelik sadece davacı ... ...’nın davası olduğu halde, söz konusu taşınmaza ilişkin davası olmayan ... ... hakkında da tescil hükmü kurulması, 2-Hüküm fıkrasının 15. bendinde 255 ada 34 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacılardan ... ...’nın adının, ... ... olarak yazılması, 3-Hüküm fıkrasının 16. bendinde davacı ... ...’nun dava konusu ettiği taşınmazlar, 253 ada 47 ve 255 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar olduğu halde haklarında hüküm fıkrasının 32 ve 36. bendlerinde de tescil hükmü kurulan 255 ada 47 ve 253 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulması, 4-Hüküm fıkrasının 21. bendinde davacılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...’ nın dava konusu ettiği taşınmaz 255 ada 45 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, hüküm fıkrasının 20. bendinde hakkında hüküm kurulan 255 ada 40 parsel sayılı taşınmaz hakkında yeniden tescil hükmü kurulması, 5-Hüküm fıkrasının 45.bendinde davacılar ... ... ve ... ...’nın dava konusu ettiği 253 ada 35 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, hüküm fıkrasının 10. bendinde hakkında hüküm kurulan 255 ada 35 parsel sayılı taşınmaz hakkında yeniden tescil hükmü kurulması, 6-Hüküm fıkrasının 52. bendinde 254 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verildiği halde, ... ... mirasçısı ... ... mirasçısı ... ... hakkında tescil hükmü kurulmadığı gibi varsa gerekçesinin belirtilmemesi dahi isabetsiz olup Hazine ve davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine 07.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.