Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

4. Hukuk Dairesi 2011/5352 E. 2011/6061 K.

Yargıtay 2011-05-30 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

4. Hukuk Dairesi 2011/5352 E. , 2011/6061 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 07/09/2007 gününde verilen dilekçe ile kaçak olarak kullanılan su bedelinin tahsili için icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, kaçak olarak kullanılan su bedelinin ödetilmesi için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Kaçak olarak su kullanımının haksız eylem niteliği tartışmasızdır. Dava konusu uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklandığından, olayda uygulanacak faiz ölçüsü yasal faizdir. Davanın dayanağını oluşturan icra takibinde de asıl alacağa yasal faiz uygulanması istenmiştir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda ise; işlemiş faiz, gecikme zammı oranı üzerinden hesaplanmış ve gecikme zammına KDV’si eklenmiştir. Yerel mahkemece de belirlenen asıl zarar miktarına gecikme zammı yürütülerek ve gecikme zammına Katma Değer Vergisi eklenerek davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa’nın 1. maddesinde, “...haksız fiil ....dışında kalan alacaklara bu yasa hükümleri uygulanır...” düzenlemesi yer almaktadır. Kaçak su kullanılması hukuki nitelik olarak bir haksız eylemdir. Haksız eylem nedeniyle davacının uğradığı zarar ise bir kamu alacağı niteliği taşımadığından 6183 sayılı Yasa’da öngörülen gecikme zammının uygulanması olanaklı değildir. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından, ancak olay gününden itibaren yasal faize hükmolunabilir. Öte yandan Katma Değer Vergisi, üretilen mal veya verilen hizmet karşılığı olarak tahakkuk ettirilmektedir. Gecikme cezası, yasanın öngördüğü anlamda mal veya hizmet niteliğinde değildir. Bu nedenle, gecikme cezası olarak istenilen miktara ayrıca Katma Değer Vergisi eklenilemez. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası’nın vergiye matrah olan unsurları sayan 24. maddesinde, gecikme zammından da Katma Değer Vergisi alınacağına ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu itibarla gecikme zammının Katma Değer Vergisi’ne de karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yerel mahkemece yukarıda açıklanan yönler gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.