Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

1. Hukuk Dairesi 2011/1485 E. 2011/5272 K.

Yargıtay 2011-05-04 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

1. Hukuk Dairesi 2011/1485 E. , 2011/5272 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalı adına kayıtlı olan 573 parsel sayılı taşınmazın keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalan bölüm için tapu iptali ile elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...’nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, mahkemece 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitiyle dava tarihi arasında 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Öyleyse, davacı Hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Hemen belirtilmelidir ki, yargılama sırasında yürürlüğe giren 19.1.2011 tarih ve 6099 Sayılı Yasanın 16.maddesiyle değişik 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde; “... yargılama giderlerinin davalıya yükletilemeyeceği “hükmünün getirilmiş olmasın karşısında, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmış olması da doğrudur. Bilindiği üzere; kural olarak davacının davasında haksız çıkmış olması halinde, davalı lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayini gerekeceği açıktır. Ancak, genel kuralın istisnası olarak hak düşürücü sürenin hukuki niteliği ve yerleşik yargıtay kararlarına göre, yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği nedeniyle yargılama giderine ve davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği öngörülmüştür. O halde, davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmiş olması doğru değilsede, bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün 3. fıkrasının hüküm fıkrasından çıkartılarak, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.