Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2010/5344 E. 2011/3673 K.

Yargıtay 2011-06-01 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2010/5344 E. , 2011/3673 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece dava ve temyize konu 196 ada 7 ve 199 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyet davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Bir taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adına özel mülk olarak tespit ve tescil edilebilmesi için öncelikle taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu husus dava koşuludur. Taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir. Bunun yanında bir kişinin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla edinebileceği toplam taşınmaz miktarı sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Az yukarıda saptanan hukuksal olguların ışığı altında somut olaya gelince; dosya içeriğinden dava ve temyize konu 199 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapıldığı, gerçek hak sahibinin mahkemece resen belirleneceği, taşınmazın sınırında eylemli orman bulunduğu dikkate alındığında orman araştırmasının yapılması zorunludur. Niteliği itibariyle orman olan yerler zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilemez. Ne var ki, mahkemece yöntemine uygun bir şekilde orman araştırması yapılmamıştır. Yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Kural olarak mahkemece bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun olarak belirlenebilmesi için aşağıdaki kararlılık kazanan ilkelerin gözönünde tutulması gerekir. Orman kadastrosuna tabi tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kadastro tespit gününden önce kesinleşmiş olmak koşulu ile orman sınırlandırma harita ve tutanağının yöntemine uygun şekilde yerine uygulanması yoluyla belli edilir. Aksi halde aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacağı kuşkusuzdur. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlar getirtildikten sonra dava ve temyize konu taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra bölgede 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2. aynı Yasanın 2896, 3302 ve 3373 sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde orman idaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi fen memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmış ise bununla ilgili yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırması ve yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmamış ise 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, bu inceleme ve değerlendirme yapılırken taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, komşu taşınmazlarla mukayese edilmeli, ayrıca komşu taşınmazların eylemli durumu da dikkate alınmalı, bu yolla taşınmaz mahkemece bizzat görülüp gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, uzman ormancı bilirkişilerden ve uzman fen memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazın niteliği belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar yönünden davacı hakkında aynı çalışma alanı içerisinde adına kayıtsız ve belgesiz olarak zilyetlikle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlükleri ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmamış olması dahi isabetsiz, davalılardan ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalı ...'a iadesine, 01.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.