7. Hukuk Dairesi 2010/5079 E. , 2011/3009 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir. Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir. Somut olaya gelince, dosyaya sunulan yazışma örneklerinden davacı ASKİ Genel Müdürlüğü adına dava açma konusunda emir vermeye yetkili organın kim olduğu, zararı ve sorumlularını ne zaman öğrendiği tespit edilemediğinden, icra takibine zamanaşımı süresi içinde başlanıp başlanmadığı belirlenememektedir. Hal böyle olunca, mahkeme davacı ASKİ Genel Müdürlüğü adına icra takibi yapma konusunda emir ve talimat vermeye yetkili temsilci veya temsilcilerinin tespiti, bunların zararı ve sorumlularını ne zaman öğrendikleri, icra takibine zamanaşımı süresi içerisinde başlanıp başlanmadığı duraksamasız belirlenip öncelikle davalı tarafın zamanaşımı def'i konusunda bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Kabule şekline göre de, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi halinde hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesi gereğince davalı yararına tarifenin üçüncü kısmına göre asıl alacak miktarı üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karar yerinde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi dâhi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı ASKİ Genel Müdürlüğü yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, sonuca etkili olmamak üzere kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde taraflara iadesine, 03.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.