Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2010/4939 E. 2011/3226 K.

Yargıtay 2011-05-10 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2010/4939 E. , 2011/3226 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere ve haksız fiilden kaynaklanan alacakların kural olarak likid ve muayyen olmaması nedeniyle hükmedilecek gerçek zarar kapsamının yapılacak yargılama sonucunda hakim tarafından belirleneceği dikkate alındığında mahkemece davacı tarafın icra inkar isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı tarafın hükmedilen faizin niteliğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek takibin devamına karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına uygun düşmemiştir. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunlu olup, davacının takip talebindeki istemi dikkate alındığında takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiziyle devamına karar verilmesi gerekirken, faizin niteliğinde yanılgıya düşülerek hüküm yerinde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7.maddesine göre hükmün bu yönden düzelterek onanması gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hüküm yerinin 1.bendinde yer alan “yasal” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “avans” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ilam harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 10.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.