Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2010/4559 E. 2011/3184 K.

Yargıtay 2011-05-09 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2010/4559 E. , 2011/3184 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 38 parsel sayılı 5.174,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ..., vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece verilen kesin süreye rağmen süresinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün bir davada uygulanabilmesi için kanıtlama yükümlülüğünün keşif giderlerini karşılamak üzere kendisine önel verilen gerçek ya da tüzel kişiye ait olması, uyuşmazlığın çözümü taşınmaz başında keşif yapılmasını zorunlu kılması, ilgilinin kendisine verilen makul önel ya da koşullarının varlığı halinde verilen kesin önel içerisinde özrü olmaksızın keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Somut olaya bakıldığında, davacı tarafın hazır bulunmadığı 21.10.2009 tarihli oturumda keşfe karar verilmiş, ancak keşif giderlerinin yatırılması için her hangi bir süre öngörülmediği gibi keşif giderlerinin yatırılması için de davacı tarafa ihtarat yapılmamış, mahkeme heyetine ait yolluğun hakim, katip ve mübaşire ait ücretler ayrıntılı olarak gösterilmemiş, yerel bilirkişileri, tespit bilirkişileri, fen ve ziraat bilirkişileri için davetiye gideri hesaplanmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece verilen önelin yöntemine uygun nitelikte olduğundan söz edilemez. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde davacı ...’a iadesine, 09.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.