Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

4. Hukuk Dairesi 2010/2189 E. 2011/4035 K.

Yargıtay 2011-04-13 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

4. Hukuk Dairesi 2010/2189 E. , 2011/4035 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/02/2008 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair verilen 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Davacı, dava dışı Hazine'ye ait 1619 parsel sayılı çay yatağı niteliğindeki taşınmazı uzun yıllar Hazine'ye ecrimisil ödeyerek kullandığını, davalı Şirketin bu taşınmaza atıklarını dökerek tarımsal faaliyetine engel olduğunu belirterek, davalının haksız işgali nedeniyle uğradığı maddi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımı def'inde bulunmuş, taşınmazın niteliği gereği tarım yapmaya elverişli olmadığını, taraflar arasında ibraname düzenlendiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, taşınmazın sahibi veya zilyedi olmadığı gibi kiracı da olmayan davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Hazine'ye ait taşınmaza ecrimisil ödediğini iddia ederek buna ilişkin belgelerini sunmuş, davalının atık dökmek suretiyle ecrimisil ödediği yerlerden tarımsal faaliyette bulunmasını engellediğini iddia etmiştir. Davacının ecrimisil ödemesi ile Hazine ile arasında kira benzeri bir ilişki kurulduğuna göre kira ödediği yerlerden yararlanmasının engellenmesi halinde uğradığı zararın ödetilmesi gerekir. Yerel mahkemece, davacının aktif dava ehliyetinin varlığı kabul edilip işin esasına girilerek, tarafların kanıtları değerlendirilmek, davacının ecrimisil ödediği yerlerden yararlanmasının engellenip engellenmediği ve bu yüzden bir zarara uğrayıp uğramadığı belirlenmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.