5. Ceza Dairesi 2008/13285 E. , 2011/2566 K.
"İçtihat Metni"Zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; ... ve ...'un beraetine, ... ve ...'ın nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetlerine dair, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2006 gün ve 2004/94 Esas, 2006/351 Karar sayılı ... hakkında kurulan hüküm bakımından re'sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından temyiz edilmesi ve ... müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 10.10.2008 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 18.03.2009 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle; olay tarihlerinde sanığın sayman mutemedi alındılarının asıl ve dip koçanlarını farklı düzenlenmesi eyleminde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetli değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle, önemli bir özellik taşımayan eylemlere karşılık hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden temel cezanın asgari hadden uzaklaşarak belirlenmesi, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar gözönünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir" düzenlemesi karşısında bu hususlar irdelenmeden, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık ... hakkında takdiri indirime yer olmadığına karar verilmesi, Sanıklar hakkında mahkümiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen 53/5. madde gereğince cezanın infazından sonra işlenmek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, ... hakkında kurulan hüküm bakımından re'sen de temyiz tabi olan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.