6. Ceza Dairesi 2010/23719 E. , 2011/2737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, tehdit etmek, hürriyeti kısıtlamak, suç işlemek için örgüt kurmak, üye olmak, sahte kimlik kullanmak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : O Yer Cumhuriyet Savcıları ile sanıklar ... ve ... savunmanı, sanıklar ... ve ... savunmanı, sanık ... savunmanı, sanık ... savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm yağma suçu yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve yağma suçu yönünde duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Hükümde yasa yoluna başvurma şekil ve süresinin usulüne uygun olarak gösterilmediği anlaşılmakla, sanık ... savunmanının temyiz istemi süresinde kabul edilmiş,
Sanık ...’in, yakınanlar ... ve ...’nin kendisine olan 280 bin TL.lik borçlarını zamanında ödememeleri üzerine suç işlemek amacıyla örgüt kuran sanık ... ile irtibata geçtiği, sanık ...’in talimatıyla, sanık ... tarafından yakınan ...’ın çağrıldığı yere gelen sanıklar ..., ... ve ...’in silah göstermek suretiyle yakınanı araçlarına alıp başka yere götürdükleri, buraya sanık ...’in yanında sanık ... de olduğu halde geldikleri ve ...’in, yakınanı borcu ödemesi konusunda tehdit ettiği ve aynı gün sanık ...’in işyerinde, sanık ...’in talimatı ile sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yakınanlardan, borcun 280 bin TL. olmasına karşın, 5 bin TL. nakit para, 390 bin TL.lik 2 adet senet aldıktan sonra; takip eden günlerde de yine yakınandan 40 bin TL. değerinde iş makinesi, 200 bin TL. değerinde villa, 3 adet toplamında 157 bin Dolar değerindeki senetleri aldıklarının anlaşılması karşısında; adı geçen sanıkların sonradan gelişen bu eylemlerinin ayrı bir yağma suçunu oluşturduğundan; ayrıca sanık ...’un da, sanık ... ile birlikte hareket ederek yakınan ...’ın alıkonulduğu yere gittiği, burada örgüt faaliyeti kapsamında yağma amaçlı olarak yakınanın tehdit edildiği ortamda bulunmak suretiyle, yakınana yönelik gerçekleşmiş olan yağma suçuna iştirak ettiği anlaşıldığından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık ... hakkında Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/196 E. ve 1998/46 sayılı kararıyla yağma suçundan verilen ve 31.03.2004 tarihinde yerine getirilen tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuyla ilgili olarak, 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun Takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi ile uygulama yapılırken, hapis cezasının 1 yıl 14 ay 20 gün yerine 2 yıl 2 ay 20 gün şeklinde belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında sonuç olarak hükmolunan ‘2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının, 1 yıl 14 ay 20 gün olarak’ belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ... ve ...’ye yönelik yağma ve tehdit eylemleri; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, silah tehdidiyle yakınan ...’ı hürriyetinden yoksun kılıp, yağmaladıkları ve sanık ...’ın ev aramasında bir adet tabanca da ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 220/3. maddesi ile uygulama yapılmaması,
2- 25.09.2006 tarihinde sanık ...’in örgüt lideri sanık ...’i aradığı, telefon görüşmesinde ...’in, yakınan Muharrem’i kastederek ‘vatandaşa çağrı bıraktım… tık kendisi döndü bugün bana… 11’de davet etti, konuşacağız, çağrı bıraktık niye aramadın bizi tanımıyor musun, biz mi gelelim sen mi geleceksin kardeşim yerin yurdun… diye sorduğunu, onun da, abi hepinizi tanıyorum diyerek adres verdiğini’ söylemesi üzerine, sanık ...’ın ‘tamam gidersiniz 2 araba gidersiniz’ sözüne karşılık ...’in ‘gerek var mı 2 arabaya’ diye sorduğu, ...’ın ‘ya gidin 2 araba 2-3 kişi yukarı çıkarsınız dinliyor musun’ dediğinde ...’in ‘tamam telefonda fazla tamam telefonda böyle şeyler konuşmayalım, neyse ben görüşürüm onla ondan sonra ararım seni…’ şeklinde karşılık verdiği, ...’ın da ‘oraya bir şey net bir şey verme yani ha muallakta bırak biz bir hesap yapalım kitap yapalım öyle konuşalım’ dediği. ...’in ‘yok pazarlığını muallakta ya ben diyeceğim bu yer bizim kardeşim sen bizim yerimizi almışsın bu çocukta bugün yarın temizlerim alırım geri diye haber etmedi şimdi haberimiz oldu, bizim yerimizi ne hakla ne hangi hükümle aldın onu sormanın hesabını sormaya geldik artık ondan sonra kapıyı kendisi bırakır yani tamam hesabı kitabı sonra yapılır…’ şeklinde konuştuğu ve bu suretle sanık ...’ın, iletişim tespit tutanağındaki diğer sanıklar ile yaptığı çeşitli görüşmelerinde de, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olan sanıklar ile birlikte hareket edip, eylemleri birlikte planladığı anlaşıldığından; sanık ...’ın örgüte üye olmak suçundan cezalandırılması yerine beraatına karar verilmesi,
3- Sanık ...’un, sanık ... ile birlikte hareket ederek yakınan ...’ın alıkonulduğu yere gittiği, burada yağma amaçlı olarak yakınanın tehdit edildiği ortamda bulunduğu, iletişim tespit tutanaklarına göre sanık ...’nin diğer sanıklar ile ortak hareket ederek örgüt kapsamında gerçekleşen olaylara ilişkin görüşmeler yaptığı, konuşmalarında sanık ...’in liderliğini kabul ettiği ve talimatları doğrultusunda örgüte bilgi sağladığı anlaşılmakla; sanık ...’nin örgüte üye olmak suçundan mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesi,
4- Sanık ...’den ele geçirilen suça konu nüfus cüzdanının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisine konulmaması ve nüfus cüzdanının hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması,
5- Sanık ...’in, yakınanların kendisine olan 280 bin TL.lik borçlarını zamanında ödememeleri üzerine suç işlemek amacıyla örgüt kuran sanık ... ile irtibata geçtiği, sanık ...’in talimatıyla, sanık ... tarafından yakınan ...’ın çağrıldığı yere gelen sanıklar ..., ... ve ...’in silah göstermek suretiyle yakınanı araçlarına alıp başka yere götürdükleri, buraya sanık ...’in yanında sanık ... de olduğu halde geldikleri ve ...’in, yakınanı borcu ödemesi konusunda tehdit ettiği, devam eden saatlerde tüm sanıkların tehdidi sonucunda, borcun 280 bin TL. olmasına karşın, yakınanlar ... ve Hüseyin’den 5 bin TL. nakit para ile 390 bin TL.lik 2 adet senedi aldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a.c.d.f.g, maddelerine uyan iki ayrı yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden;
a- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrıca tehdit suçundan da hüküm kurulması,
b- Sanık ...’in, diğer sanıklar ile birlikte alacağı olan kısımdan çok fazlasını yakınanlardan aldığının anlaşılması karşısında, hakkında iki yağma suçundan uygulama yapılması yerine, tehdit suçundan hüküm kurulması ve diğer taraftan da 5237 sayılı TCK.nun 150/1. maddesine dayanılarak beraat kararı verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşmasına sebebiyet verilmesi,
c- Sanıklar ..., ..., ... ve ...’in kurdukları ve üyesi oldukları örgütün korkutucu gücünden yararlanarak ve örgüte yarar sağlamak amacıyla yakınan ...’ı tehdit edip zorla, işyerinde ve silah göstererek yağmaladıkları anlaşıldığından, haklarında 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin (d) ve (g) bentleri ile de uygulama yapılmaması,
6- Sanık ...’nın, yakınan ...’nın kendisinden hukuki yoldan aldığı taşınmazları geri almak için suç işlemek amacıyla örgüt kuran sanık ... ile irtibata geçtiği, sanık ...’in de telefon ile yakınana ulaştıktan sonra yanına aldığı sanıklar ..., ... ve ... ile kimliği belirlenmeyen diğer sanıklarla birlikte yakınanın işyerine gittiği, yakınana ‘üç kuruş paraya iki tane yer almışsınız, ...’deki yer benimdi, cezaevinde olduğum için ilgilenemedim, ödediğiniz parayı verelim, tapuyu geri verin, bu mallara ucuz yoldan konmuşsun, para bu şekilde kazanılmaz, kazanılsa da yalnız yenilmez… aldığın malları geri vereceksin’ şeklinde tehdit ettikten sonra yakınanın düşünmek için süre istediği, takip eden günlerde de sanıkların yakınana haber gönderip, sonucu öğrenmek istedikleri, yakınanın şikayetçi olması üzerine amaçlarına ulaşamadıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.nun 149/1-c.d.f.g, 35/2. maddelerine uyan yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden,
a- Sanıklar ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma suçu yerine tehdit suçundan hüküm kurulması,
b- Sanıklar ..., ... ve ...’in yağmaya kalkışma suçu ... olmasına karşın mahkumiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesi,
c- 2 nolu bozma gerekçesinde de belirtildiği gibi sanık ... hakkında, yakınana yönelik olarak örgüt lideri olan sanık ...’e yakınana karşı yağma suçunu gerçekleştirmek için kaç kişi ve kaç araba ile gitmeleri yakınana karşı nasıl davranmaları ve konuşmaları gerektiği konusunda talimatlar verdiği ve yağmaya önceden verdikleri karar doğrultusunda doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 149/1-c.d.f.g, 35/2. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine beraatına hükmolunması,
7- Sanık ...’nın işyeri aramasında ele geçirilen mermilerin 6136 sayılı Yasa kapsamında kaldığı ve yüklenen suçun oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcıları ile sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... ..., sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... ..., sanık ... savunmanı Av. ... ..., sanık ... savunmanı Av. ... ...’un temyiz dilekçelerinde; sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... ..., sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... ..., sanık ... savunmanı Av. ... ...’in duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, yağma suçu yönünden duruşmalı, diğer suçlardan duruşmasız temyiz incelemesi yapılan hükmün kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 16.03.2011 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'un katıldığı oturumda sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... ..., sanık ... savunmanı Av. ... ...'un yokluklarında, sanık ... savunmanı Av. ... ...’in yüzüne karşı açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.