7. Hukuk Dairesi 2010/3872 E. , 2011/1609 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 153 ada 41 parsel sayılı 1423,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 153 ada 41 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı, bu nedenle tapu dışı yolla satışının mümkün olmadığı, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ilişkin sürelerin işlemeyeceği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tespitte esas alınan tapu kaydı mahalline uygulanmamış, taşınmazın mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı hususu da araştırılmamıştır. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite esas alınan ve davalı tarafın tutunduğu 10.02.1961 tarih 794 ve 10.02.1961 tarih 360 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın tapu kayıt kapsamında kalması halinde tapu malikleri arasında yöntemine uygun paylaşma yapılıp yapılmadığı, paylaşma yapılmış ise mirasçılardan kimin payına isabet ettiği, tarafların miras bırakanı ... in payına isabet ettiğinin saptanması halinde davacının tutunduğu 08.02.1985 tarihli satış senedi uygulanarak ve dava dışı 153 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte değerlendirilerek kapsamı duraksamasız belirlenmeli, tapu kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde taşınmazın kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandır, ne şekilde zilyet edildiği kesin olarak saptanmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 16.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.