Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

19. Hukuk Dairesi 2010/8639 E. 2011/2228 K.

Yargıtay 2011-02-22 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/8639 E. , 2011/2228 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 30.12.2009 Nosu : 80/902

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalılardan ... vek.Av.... gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ... Ltd.Şti.arasında sözleşme yapıldığı, müvekkilinin sözleşme konusu işlerin bedeline karşılık olarak beş adet bono verdiğini, davadışı şirketin sözleşmedeki yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü ve şirket aleyhine menfi tespit davası açıldığını davadışı firma üç adet bonoyu tahsili için bankaya verip müvekkili şirkete ödememe protestosu gönderdiği ve protestodan sonra bonoları davalı bankaya cirolayarak teslim ettiği, yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olduğu, bonolara dayalı icra takibine girişildiği, bankanın takibe konu alacağını diğer davalı ...’a temlik ettiğini, temlik alanlara karşı tüm şahsi def’ilerin ileri sürülebileceğini belirterek takibe konu bonodan dolayı davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca gerek davadan önce gerekse de yargılama aşamasında ödenen bedelin iadesini istemiştir. Davalı ... TAŞ. vekili, müvekkili bankanın kredi borçlusu olan .....Ltd.Şti.’nden kullandırılan kredinin teminatı olarak alınan üç adet senetle ilgili olarak yapılan takipten sonra borcun davalı ... tarafından ödenmesi üzerine alacağın temlik edildiğini, müvekkili banka aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacı ile dava dışı firma arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan itiraz ve def’ilerin sözleşmenin tarafı olmayan 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceği müvekkilinin kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı ile davadışı şirket arasındaki sözleşmeye istinaden verilen beş adet bonodan üç adedinin önce davadışı şirket tarafından tahsil amacıyla bankaya verilip davacı şirkete ödememe protestosu gönderildiği, ödememe protestosu gönderilmesinden sonra üç adet bononun davalı bankaya cirolanarak teslim edildiği, bonoların tahsili için davacı aleyhine icra takibine geçildiği, takibe konu alacağın diğer davalı ...’a temlik edilip temlik alan sıfatı ile takibe devam edildiği, davacıya ödememe protestosu çekilmesinden sonra yapılan cironun TTK’nun 602.maddesi gereğince vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro olup, alacağın temliki hükümleri meydana getirdiği, bu nedenle tüm şahsi def’ileri temlik alan davalılara da ileri sürülebileceği, davacı tarafından bonolardan dolayı davadışı firma aleyhine açılan menfi tespit davasının kabul edildiği ve kararın kesinleştiğini, bonolardan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağını, bedelsizlik def’inin davalılara karşı da ileri sürülebileceği, ancak davalı bankanın alacağını diğer davalıya temlik etmesi sebebiyle alacaklı sıfatı kalmadığından pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalılardan banka aleyhindeki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Davalı ... vekili, davaya ilişkin yazılı beyanında davacı ile davadışı Yet Paz.Ltd.Şti.arasındaki sözleşme uyarınca davacının verdiği senetlerin üçünü Yet Par Ltd.Şti. diğer davalı ... TAŞ.'den aldığı kredi karşılığı ve teminatı olarak TTK’nun 601.maddesi gereğince arkasına "bedeli teminattır" kaydı yazılmak sureti ile “Rehin cirosu”ile devrederek senetleri bankaya teslim ettiğini, bankanın senetlerin yasal hamili durumuna geldiğini, senetlerin vadelerinde ödenmemesi üzerine senet hamili davalı bankanın senet borçlusu davacıya ödememe protestosu göndererek senet bedellerinin kendisine ödenmesini davacıya bildirdiğini, bankanın bildiriminin rehin cirosu ile senedi iktisap etmiş olması nedeni ile senet hamili ve alacaklı olarak yaptığını, davacının iddia ettiği gibi senetlerin davadışı Yet Par tarafından tahsil edilmek üzere bankaya tevdii edilmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece yargılama aşamasında davalı bankadan dava konusu edilen ve icraya konulan üç adet senede ilişkin olarak senetlerin bankaya rehin cirosu ile devredildiği ve teslim edildiği tarih, banka tarafından davacıya gönderilen her türlü ihbar ve ödememe protestosuna dair kayıt ve belgeler celbedilmiş, belge fotokopilerinden senet ihbarnamelerinin ve senet giriş tarihinin 10.07.2006, ödememe protestolarının ise 21.07.2006,23.08.2006 ve 21.09.2006 olduğu senetlerde “bedeli teminattır” şerhinin mevcut olduğu görülmektedir. Mahkemece karar gerekçesinde her ne kadar senetlerin önce davadışı Yet Par şirketi tarafından tahsil amacıyla bankaya verilip davacıya ödememe protestosu gönderildiği, ödememe protestosu gönderilmesinden sonra üç adet bononun davalı bankaya cirolanarak teslim edildiği belirtilmiş ise de davalı savunması ve yukarıda belirtilen belgeler üzerinde yeterince durulup tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, açıklanan hususlar üzerinde ayrıntılı inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı karar tesisi doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ... yönünden BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı ... yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.