7. Hukuk Dairesi 2010/7224 E. , 2011/1154 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların mirasçılar adına tapuya şerhi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ispatlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince;d ava konusu muhdesatların kadastro tespitinden önce meydana getirildikleri ve muhdesatların üzerinde bulunduğu 1102 ve 1103 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin kesinleştiği gün ile davanın açıldığı gün arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile, gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile fazla alınan 90,00 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.