7. Hukuk Dairesi 2010/2040 E. , 2011/566 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında dava konusu 122 ada 16, 149 ada 16, 23 ve 34, 178 ada 20 ve 33, 193 ada 89 ve 92, 203 ada 12, 20 ve 75, 209 ada 7, 211 ada 37, 231 ada 21, 245 ada 32, 246 ada 27 ve 255 ada 3 parsel sayılı sırası ile 387,61 m2, 123,23 m2, 54,18 m2, 73,96 m2, 2545,36 m2, 2297,23 m2, 805,15 m2, 1849,23 m2, 252,81 m2, 568,43 m2, 517,16 m2, 485,86 m2, 2599,27 m2, 175,40 m2, 8417,94 m2, 173,41 m2 ve 899,18 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetilğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 149 ada 16, 23, 34, 178 ada 20, 33, 193 ada 89, 92, 203 ada 20, 75, 209 ada 7, 211 ada 37, 231 ada 21, 245 ada 32, 246 ada 27 ve 255 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ... ... mirasçıları adına, 203 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ise 1/2 payının ... ... mirasçıları adına, 1/2 payının ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalılardan ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 122 ada 16, 149 ada 16, 23, 34, 178 ada 20, 33, 193 ada 89, 92, 203 ada 20, 75, 209 ada 7, 211 ada 37, 231 ada 21, 245 ada 32, 246 ada 27, 255 ada 3 ve 203 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tespitinde bir kayıt ve belgeye dayanılmamıştır. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, zilyetliğin kısa elden teslimi ile de mülkiyetin karşı tarafa geçeceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazların davacı ... ile davalılar ... ve paydaşlarının ortak miras bırakanı ... ...'e ait olduğu, ... ...'in sağlığında dava konusu taşınmazları davalıların miras bırakanı ...'ye satarak zilyetliğini kısa elden devir ve teslim ettiği, bu şekilde taşınmazların mülkiyetinin davalıların miras bırakanı ...'ye geçtiği, dosyaya ibraz edilen 03.07.1966 ve 12.11.1966 tarihli satış senetlerinin de bu tasarrufları doğruladığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Hal böyle olunca taşınmazlar üzerinde terekeden gelen bir hakkının bulunmadığı gözönüne alındığında davacı ...'in, hakkında sicil oluşturulan taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz, davalılar ... ve ...'in bu taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde olduğu gibi; dava konusu 122 ada 16 parsel sayılı taşınmaz hakkında tescil hükmü oluşturulmamaş olması da isabetsiz olduğundan davacı ... ile davalılardan ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 02.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. .