4. Hukuk Dairesi 2010/1818 E. , 2011/512 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/05/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Yerleşik yargısal uygulamalar gereğince, erkek çocukları için destek alma bakımından kabul edilen süre 18 yaşına kadar olup yüksek öğrenim nedeniyle 22 yaşına kadar uzayabileceği benimsenmektedir. Eldeki davada, desteğin oğlu olup olay gününde 25 yaşında olan davacılardan ..., destek alabilecek yaşta değildir. Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek, davacılardan ...'in destekten yoksun kalma tazminatı isteminin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Kız çocuklarının olası evlenme yaşına kadar destek alacakları ve bunun da 22 yaş ile sınırlı olduğu yerleşik yargısal uygulamalarda kabul edilmektedir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacılardan ...'in 25 yaşına kadar destek alacağı belirtilerek tazminat hesabı yapılmıştır. Adı geçen davacı, desteğin kızı olup bekar ve olay gününde 20 yaşında olduğundan, 22 yaşına kadar destek alacağının benimsenmesi ve zarar tutarının buna göre belirlenmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.