(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/7788 E. , 2010/7253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 139 ada 10 parsel sayılı 2815.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte; hibe, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İsa oğlu ...;139 ada 11 parsel sayılı 1855.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İsa oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 139 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 139 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, Hazine tapu kaydının oluşum gününden önce davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddelerinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşif sonucunda dosyaya sunulan uzman fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazların 12.10.1963 tarih (64) numaralı Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı ile dosya içine getirtilen bu tapu kaydının oluşumuna esas olan belirtmelik tutanağı ve eklerine göre, çekişmeli taşınmazların sınırları içinde kaldığı anlaşılan (29/32) belirtme numaralı taşınmaz ile komşu taşınmazlarının 1936 tarih (1) tahrir numaralı vergi kaydı ile Hüsnü Çallı ve müştereklerinin tasarrufunda olmakla birlikte, belirtmelik tutanağında geçen (33) parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer tüm taşınmazların mera oldukları açıklanarak Hazine adına tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde, çekişmeli taşınmazların kuzeyindeki yoldan sonra mera olarak kadastro tespiti yapılmış taşınmaz olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece yöntemince mera araştırması yapılmadan karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları, tüm kadastro tespit bilirkişileri ve toprak tevzi komisyonu belirtmelik tutanağında bilirkişi veya ihtiyar heyeti üyesi olarak imzası bulunup dosya içine getirtilecek nufüs kayıtları ile hayatta oldukları belirlenecek kişiler ile üç kişiden oluşacak uzman ziraatçı bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişisi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncelerinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, zilyetliğin kimden kime ve nasıl geçtiği, öncelerinin kamu orta malı mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı, çevrelerindeki kamu orta malı mera niteliğindeki yerlerden nasıl ayrıldıkları, mera parseli ile aralarından geçen yolun kadim ve sabit olup olmadığı, aralarında başkaca doğal ya da yapay ayırıcı unsur niteliğinde sınır bulunup bulunmadığı gibi hususlar etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli ve tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Hayatta oldukları belirlenecek toprak tevzi komisyonu belirtmelik tutanağında imzası bulunan bilirkişi ve ihtiyar heyeti üyelerinden, çekişmeli taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı konusunda, belirtmelik tutanağındaki beyanları da gözetilerek ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir, çekişmeli taşınmazların eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsü yönlerinden komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeleri içerir, komşu parsellerle aralarında doğal ya da yapay sınır veya ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığını açıklar, öncelerinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığını irdeler ve gerektiğinde çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye elverişli, Toprak Tevzii Komisyonunca oluşturulan dağıtım haritası ve mera haritası ile kadastro paftasını çakıştırılmalı şekilde gösteren, çekişmeli taşınmazlar ile mera parsellerinin konum ve ilişkilerini çizilecek yan kesit krosinde açıklar ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve öncelikle mera bütünlüğünün değerlendirilmesi yönünden aynı adada Hazine ile kişiler arasında dava konusu olan tüm taşınmazlarla ilgili dava dosyalarının birleştirilmesi gereği de düşünülerek, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.