Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2009/6465 E. 2010/12510 K.

Yargıtay 2010-12-06 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2009/6465 E. , 2010/12510 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2007/1361-2009/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince su baskını teminatı içerir klasik yangın sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinde meydana gelen su basması sonucu oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini, zararın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu, başlatılan takibin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya karşı Şişli İcra Müdürlüğünde takip başlattığı, davalının anılan icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, bu nedenle Şişli İcra Dairesi'nin yetkisinin kesinlik kazandığı, itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin takibin başlatıldığı yer mahkemesi olduğu, Bakırköy yargı çevresinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. İİK'nun 50 nci maddesi, icra dairelerinin yetkisini düzenlemiştir. İtirazın iptali davası için İİK'nda özel bir yetki kuralı öngörülmemiştir. Bu nedenle, yetkili mahkeme, HUMK'nun 9 ncu ve devamı maddelerinde tanzim edilen yetki kurallarına göre belirlenecektir. Dolayısıyla, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılacağı gibi bir zorunluluk söz konusu değildir. Doğal olarak, icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması, yalnız takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olmasını gerektirmez. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olmakla, yetkinin kamu düzenine ilişkin kesin yetki olduğu haller hariç, takip, artık yetki itibariyle kesinleşir. Alacaklı, genel yetkili tüm mahkemelerden de borçlunun itirazının iptalini talep edebilir. Somut olayda, davalı icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği gibi, mahkemenin yetkisine de itiraz etmemiştir.Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemenin yargı çevresinde başlatılmış bir takip bulunmaması nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.