Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2010/2502 E. 2010/5535 K.

Yargıtay 2010-10-05 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2010/2502 E. , 2010/5535 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafça istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç ve oluşturulan hüküm de davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz vergi matrahına dahil olmadığından, haksız fiilden ve kaçak elektrik kullanmadan kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faiz hesabı yapılırken işlemiş faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamayacağı gibi takip sonrası dönemde asıl alacak üzerinden yürütülecek işleyecek faize de KDV eklenemez. Ayrıca, İcra İflas Kanunu’nun 67.maddesi hükmüne göre itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı taraf yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında hükmedilecek miktarın belirlenmesi B.K.nun 42.maddesi hükmüne göre hakimin takdirinde olduğundan öğreti ve uygulamada bu tür alacakların likit ve muayyen olmadığı kabul edilmektedir. Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kulandığının tespit edildiğini öne sürerek, kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine takip başlatmış, 18.727,50 TL asıl alacak, 1.542,03 TL işlemiş faiz, 227,57 TL işlemiş faizin KDV’si olmak üzere toplam 20.547,10 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek faiz ve bu faize işletilecek % 18 KDV ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafca kullanılan kaçak elektrik bedeli tutanak tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ayrıca hesaplanmadan, davacı tarafından davalı tarafa tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası bedelleri esas alınarak, tutanak tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanarak belirlenmiştir. Davalı tarafın abone olmaksızın, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden enerji tüketmesi eyleminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu ve yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, öncelikle dosya yeniden bilirkişiye verilerek kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması için ek rapor alınmalı, davalının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli ile takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarı duraksamasız belirlenmeli, faize KDV eklenmeksizin davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarı yeniden hesaplatılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmeli, mahkemece hüküm oluşturulurken de takip tarihinden itibaren işleyecek faizin KDV’sine hükmedilmemelidir. Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; icra inkar tazminatına hükmedilmesi dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 344,60 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.