Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2008/6430 E. 2010/15859 K.

Yargıtay 2010-10-14 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2008/6430 E. , 2010/15859 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 1- Sanıklardan ... 18 yaşını doldurmadığı halde, 5271 sayılı CMK'nun 185. maddesine aykırı olarak 07.07.2005 tarihli ve devamı oturumların gizli yerine açık yapılması, hükmünde kapalı yerine açık tefhim edilmesi, 2- Sanıkların soruşturma evresindeki kabulleri ve yer gösterme aşamasındaki anlatımlarına göre, hırsızlık suçunun ... marka otomobilin orijinal olmadığı konusunda herhangi bir iddia bulunmayan sağ arka kelebek camının kırılması suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesine uyduğunun gözetilmemesi, 3- Sanıklar savunmanları hükmün tefhim edildiği son oturumda lehe hükümlerin uygulanmasını isteyip bu istemleri 765 sayılı TCY'nm 59 ve 647 sayılı Yasanın 5. maddelerini de kapsadığı halde, anılan maddelerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, 4- Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.1998 günlü, 1998/21-84 sayılı kararı ile yağma suçundan 30.05.2001 tarihinde yerine getirilmiş hapis cezası bulunan sanık ... hakkında, koşulları bulunduğu halde, 765 sayılı TCY'nm 81/2. maddesi ile uygulama yapılmaması ve aynı Yasanın 522. maddesinin son fıkrasına aykırı olarak anılan maddenin lehe hükümlerinden yararlandırılması, 5- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 6- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ve geçmişte kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunmayan sanıklar ... ve ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin değerlendirilmemesi, 7- Kabul ve uygulamaya göre de; 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.