6. Ceza Dairesi 2006/20593 E. , 2010/15515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/2; 116/2-4, 119/1-c, 31/2. maddelerindeki suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 2, 67/2-a, 3. maddelerindeki zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden, 4 yıllık genel dava zamanaşımının, hükmün kurulduğu 24/11/2005 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli karar başlığına, suç tarihinin, 22/04/2004 yerine 19/04/2004 olarak yanlış yazılması, 2-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek sanık hakkında hüklomunan cezadan yazılı biçimde indirim yapılması, 3-Kayden 01/06/1986 doğumlu olup suçun işlendiği 22/04/2004 tarihinde 15-18 yaş grubu içindeki sanık hakkında hükmolunan cezadan yaşı nedeniyle yapılan indirimin, 5377 sayılı Yasa değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesi uyarınca, 1/2 yerine 1/3 oranında yapılması suretiyle sonuçta fazla ceza tayini, 4-suç ve hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Yasanın 24; 5271 sayılı CMK.nun 253. 254. maddelerindeki yönteme göre sanığa uzlaşma önerisinde bulunulmadan uzlaşmanın gerçekleşmediğine ilişkin soyut gerekçeyle yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, 5-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, diğer sanık ... ile birlikte, gece sayılan zaman diliminde, kapı kilidini kırıp içine girdikleri yakınana ait dükkandan hırsızlık suçunun işlendiği; şikayetin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan da hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 6-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1, 55/3, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 62/1; 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62/1, 50/1-3. (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5237 sayılı Yasanın hükümlerinin sanık lehine olduğunun gözetilmesi gerekliliği, 7-Önceden hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 50/3. maddesi aracılığıyla 1. fıkradaki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 8-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı olarak, yargılama giderinin suçu birlikte işleyen sanıklardan ne şekilde alınacağının belirtilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.