11. Hukuk Dairesi 2009/3374 E. , 2010/9357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2008 tarih ve 2008/388-2008/528 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkillerine isabet eden dubleks dairelerin davalı tarafından eksik ve ayıplı teslim edildiğini, çatıların aktığını, binaların duvarlarının çatladığını, bu eksikliklerin giderilmesi için müvekkili Sevil’e ait tahsis edilen daireler için 10.000 YTL, diğer müvekkiline tahsis edilen daire için 3.000 YTL’nin gerektiğini ileri sürerek, anılan bedellerin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte tüm üyelere aynı kalitede daire teslim edildiğini ve binaların iç imalatlarının üyelerce yapılacağının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “kısa kararda kabul edilen alacağa faiz uygulanacağı yönünde bir hüküm tesis edilmemişken, gerekçeli kararda faize hükmedilmesinin ve davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı halde tek maktu harç ile dava açılmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacılara ait dairelerin çatılarından su sızdığı ve duvarlarında çatlaklar olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 1.812,34 YTL, davacı ... için 816,08 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, davacılara isabet eden dairelerin ayıplı teslim edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı kooperatif vekili, cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Oysa davalı vekilinin bu savunması üzerinde HUMK. 77. ve 221. maddeleri gereği öncelikle durulup, tarafların bu konudaki iddia ve savunmaları incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde olumlu veya olumsuz bir karar verilmek gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2- Davalı vekilinin davacı ...’ye yönelik temyiz itirazlarına gelince, HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, bu miktar 2008 yılı için 1.250 YTL’dir. Dava dilekçesinde 3.000 YTL’nin tahsili istenilmiş, mahkemece, bu davacı yönünden 816,08 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...’ye yönelik temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. madde hükmü uyarınca REDDİNE, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.