11. Hukuk Dairesi 2009/3187 E. , 2010/9245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2008/43-2008/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’nin hissesini 21.01.2002 tarihinde devraldığını ancak ortaklık kaydının yapılmaması üzerine açtığı davayı kazanarak ortak olduğunun tespitini sağladığını, ortaklığın tespitine yönelik davanın devamı süresince akçeli yükümlülükleri yerine getirmesi engellenmiş olan müvekkilinin bu tespit kararı kesinleştikten sonra geçmişe dönük olarak aidatlardan gecikme faiziyle birlikte sorumlu tutulmasının yasal olmadığını, bu nedenle de fazla miktarda alacak istenilen ihtarlara dayalı olarak verilen ihraç kararının iptalinin gerektiğini ileri sürerek, 24.10.2007 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının borçlarını ödemesi için çıkartılan ihtarlara riayet etmediğini, ihraç kararının yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ortaklığın tespitine ilişkin olarak açılan davanın devamı süresince ortaklık hak ve yükümlülüklerinin askıda olduğu, davacının geriye dönük olarak aidatları faizsiz olarak ödemek istemesinin eşitlik kuralıyla bağdaşmayacağı, dava süresince aidatların kooperatifçe kabul edilmediği iddiasını ileri süren davacının tevdi mahalli tayini suretiyle aidatlarını ödemesinin mümkün bulunduğu halde bu yasal imkanı da kullanmadığı, bu nedenle faizli tutar üzerinden davacı ortağın akçeli yükümlülüklerini yerine getirmesi için çıkartılan ihtarların ve ihracına ilişkin kararın usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.