Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

5. Ceza Dairesi 2010/2411 E. 2010/6221 K.

Yargıtay 2010-07-15 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

5. Ceza Dairesi 2010/2411 E. , 2010/6221 K.

"İçtihat Metni" Zimmet ve buna iştirak suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...'in zimmet suçundan mahkümiyetlerine ve diğer sanık ... 'ın zimmete iştirak suçundan beraetine dair, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2008 gün ve 2008/241 Esas, 2008/359 Karar sayılı hükmün sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi, mahkümiyet hükümlerinin tayin edilen cezalara nazaran re'sen de temyize tabi olması ve incelemenin sanıklar ... ve ... yönünden duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 15.03.2010 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 09.06.2010 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanıklar ... ve ... müdafiilerine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Hazır olan sanık ...'den soruldu: Avukatımın savunmasına katılıyorum hükmün bozulmasını istiyorum dedi. Son sözü sorulan sanık ... ve müdafii savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdiler. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.

Sanık ... müdafii Av. ...'ın 27.05.2010 tarihli dilekçesi ile vekaletten istifa ettiğinin bildirilmesi üzerine yapılan incelemede sanık ...'in üzerine atılı suçtan dolayı zorunlu müdafii ile temsil edilmesi gerektiği anlaşıldı. Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talebi uyarınca sanık ...'e çağrı kağıdı çıkarılmasına, Av. ...'ın vekillikten istifa ettiğinin, kendisinin Avukat tutup tutmayacağının, Avukat tutmadığı takdirde barodan Avukat isteneceğinin yazılacak çağrı kağıdına şerh düşülmesine, bu nedenle duruşmanın 14.07.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... ile sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. 09.06.2010 tarihli duruşmada ... ve müdafii Av. ...'nun savunmalarının alındığı anlaşıldı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanıklar müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 21.07.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde adı geçen sanıklar ..., ... ve ... haklarında daha önce verilen beraet hükümlerinin kesinleştiği, temyize konu son hükümde bunlarla ilgili hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, incelemenin diğer sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar Şükran Biricik ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere, suç tarihinden sonra 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı kanundaki düzenlemelerden dolayı Türkiye Emlak Bankası personelinin memur gibi cezalandırılma olanağının bulunmadığı ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Yasasına tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle bunlardan lehlerine olan kanun hükümlerine göre hüküm verilmesi gerekirken, banka personeli ve onun fiiline katılan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 247/1, 247/2, 43, 53 ve 55. maddelerinin uygulanması, Kabule göre de; Uygulanması gereken 4389 ve 5411 sayılı Kanunların 22/3 ve 160/2. maddelerinde zimmete konu paranın mahkümiyet halinde ödettirilmesi öngörülmekte ise de; uygulanması kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 54 ve 55. maddelerine göre meşru malikin belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine veya ödettirilmesine karar verilemeyeceği, müdahil bankaca hukuk mahkemesinde dava açılarak zararın tazmini yoluna gidilmesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden müsadere ve iade kararı verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve re'sen temyiz itirazları ile sanıklar müdafiileri ve sanık ...'in duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, katılan vekilinin dilekçesinin içeriğine göre temyizinin sanıklar Şükran ve Deniz haklarında verilen mahkümiyet hükmünü kapsamaması sebebiyle CMUK.nun 326. maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

15.07.2010 tarihinde verilen iş bu karar 21.07.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanıklar müdafiilerin yüzüne karşı tefhim olundu.