11. Hukuk Dairesi 2010/4173 E. , 2010/7364 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.07.2008 gün ve 2007/86-2008/235 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.01.2010 gün ve 2008/12706-2010/422 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalının da ortağı oldukları dava dışı ...Yapı Ltd. Şti. ortaklar kurulunun aldığı karar ile davacının eşi olan ... ile davalının şirket müdürlüğüne tayin edildiklerini, müdürlerin şirketi münferit imzaları ile temsil ve ilzama yetkilerinin bulunduğunu, davalının diğer ortaklara haber vermeden tek başına dava dışı ... Ltd.Şti. ile 05.09.2007 tarihli rödevans sözleşmesi yaptığını, sözleşmede rödevans bedelinin tespit ve ödenecek bedelin garanti edilmediğini, KDV ve stopaj bedelleri düşüldüğünde yıllık net 672.967.00 YTL kazanılmasının muhtemel olduğunu, bu bedelin çok düşük olduğunu, davalının ayrıca şirketin fiilen tasfiyesine yol açacak nitelikte patlayıcı madde ruhsatının iptali isteğiyle idari mercilere müracaat ettiğini, şirketin işçileriyle olan sözleşmelerini feshettiğini, şirket tarafından evvelce açılmış olan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2007/653 E. numaralı davadan feragat ettiğini, davalının kötü niyetli işlemlerle şirketi fiilen tasfiyeye götürdüğünü, ortaklara bilgi vermediğini, yaptığı işlerin sorumluluğunu gerektirdiğini ileri sürerek, davalının müdürlükten azli ile yetkilerinin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri, davalının yaptığı rödevans sözleşmesinin piyasada en uygun sözleşme olduğunu, ...’ın çok daha düşük bedellerle rödevans sözleşmeleri yaptığını; davalının müdürlük yetkisini suistimal etmediğini, haklı sebeple azil koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı yanında davaya müdahale eden feri müdahiller vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kötüniyetli olarak, “Aykut” ailesi hissedarlarına zarar vermek için açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.01.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.