Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2008/17248 E. 2010/4388 K.

Yargıtay 2010-04-15 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2008/17248 E. , 2010/4388 K.

"İçtihat Metni"

Muhkem eşyayı kırarak hırsızlığa eksik teşebbüs suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 61, 522/1, 55/3, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 1.920 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, BAKIRKÖY 2. Çocuk Mahkemesinin 11/03/2008 tarihli ve 2006/797 esas, 2008/225 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 08/07/2008 gün ve 38442 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/08/2008 gün ve 157442 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

Sanık hakkında hırsızlığa eksik teşebbüs suçundan hükmedilen cezadan 765 sayılı Kanun'un 522/1, 55/3 maddeleri uyarınca indirim yapıldığında 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilip, 647 sayılı Kanunun 4. maddesine göre sonuç cezanın 960.00 Yeni Türk lirası olması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;

Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 11.03.2008 tarih ve 2007/797-2008/225 sayılı kararının sanık ... savunmanının yüzüne karşı tefhim edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin anılan kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi, sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanık savunmanının iradesinin yanıltıldığı, ayrıca sanık savunmanına gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;

1-)Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 11.03.2008 tarih ve 200/797-2008/225 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

2-)Sanık savunmanına anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.