Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2007/21830 E. 2010/4618 K.

Yargıtay 2010-04-21 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2007/21830 E. , 2010/4618 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, hırsızlık malı satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;

Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 512/1 maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 16.03.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler ile Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise ;

1-Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2002 gün ve 2002/64 – 271 sayılı hükümlülük kararının sanık ... yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan karar sanıklar ..., ..., ...’nin yasal süresi içerisindeki temyizleri üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.09.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulduğu ve bozmadan “hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın da yararlandırılmasına” karar verildiği, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen ...’ı da yararlandırdığı ve 11.10.2006 günlü hükmü kurduğu anlaşılmış ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını önlemek ve kararlar arasında çatışmayı önlemek olduğu, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, sanık ... hakkında verilen 18.10.2002 gün ve 2002/64 – 271 sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasında ki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar ..., ..., ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca adı geçen hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözardı edilmesi,

2-Hüküm tarihinden sonra 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanıklar ..., ... ve ...’nin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.