11. Hukuk Dairesi 2010/2848 E. , 2010/3073 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gönen (Balıkesir) Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2006 tarih ve 2004/1123-2006/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olan davalının borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek,itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı kooperatife hiçbir zaman ortak olmadığını, ancak davacı kooperatif aracılığıyla yaptığı öğrenci taşıma işinden doğan alacağı karşılığında kooperatiften alış veriş yaptığını, kooperatife bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının itirazının iptali ile takibin (1.225,76)YTL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, sair istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraflar temyiz etmiştir. 1- Hüküm davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş ise de, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK.’nun 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalının temyiz itirazına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3- Ancak, davacı kooperatifçe girişilen icra takibinde (2.717.995.762)TL asıl alacağın tahsili istenmiş, mahkemece (1.225,76)YTL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece yargılama harç ve giderlerinin kabul-ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken, tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının 4. bendinin 2. ve 3. satırındaki “83,60 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine “83,60 YTL yargılama giderinden 46,80 YTL’lık kısmının davalıdan alınarak” ibarelerinin eklenmesine, kararın HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17.15 TL temyiz ilam harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.