Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2008/17630 E. 2010/3134 K.

Yargıtay 2010-03-23 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2008/17630 E. , 2010/3134 K.

"İçtihat Metni"Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/6-7-son, 62, 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2004 tarihli ve 2003/820 esas, 2004/358 sayılı kararın infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun’un 142/2-b, 35, 145. maddeleri uyarınca önceki mahkümiyet hükmünün kaldırılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak yerine gerilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 17/06/2005 tarihli ve 2005/194 değişik iş sayılı karara vaki itirazın reddine dair merci İSTANBUL 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2005 tarihli ve 2005/428 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18/06/2008 gün ve 2008/34972 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/07/2008 gün ve KYB/2008138687 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan yazıda;

“Tüm dosya kapsamına göre,

1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,

2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığı”nın 5237 sayılı yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem, sigara, bira ve benzeri) değer olarak ta az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeler açıklanarak uygulanabileceği, somut olay da ise sanığın müştekinin cebinde el çabukluğu ile almış bulunduğu cüzdanın boş olmasının 5237 sayılı Kanunu’nun 145. maddesinde belirtilen indirim nedeni olarak kabul edilmesini gerektirmediği, sanığın iradesinin müştekiye ait parayı almaktan ibaret olduğu ve zaruretten kaynaklanmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar ittihazında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

03.03.2004 tarihli hükmün tebliğ edildiği Avukat ...’in, CMK. Avukatlığı yapmadığını, sanığın yargılandığı duruşmalara katılmadığını belirterek kendisine yapılan tebligatı kabul etmediğinin, 20.08.2003 ve 18.09.2003 tarihli oturumlara sanık savunmanı olduğunu söyleyerek Avukat ... adıyla katılan Avukat olmadığının ve sanığın savunmanlığını yapan Avukatın, Avukat ...’a ait faks numarasını kullanarak Yalova’dan mazeret dilekçesi gönderdiğinin anlaşılması ve Yalova Barosuna kayıtlı Avukat ... ... adında birisinin bulunması karşısında; sanığın yargılanması sırasında savunmanlığını yapan kişinin Avukat ... ... olup olmadığı kendisinden sorulup araştırılarak sanığın savunmanı olarak görev yaptığının anlaşılması halinde bu Avukat’a, sanığın savunmanı olmadığını beyan etmesi durumunda da sanığa 03.03.2004 tarihli gerekçeli karar tebliğ edilip tebligat parçası eklendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.