Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

5. Hukuk Dairesi 2009/17082 E. 2010/2544 K.

Yargıtay 2010-02-22 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

5. Hukuk Dairesi 2009/17082 E. , 2010/2544 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kamulaştırma Kanununun 36.maddesine dayanan ve daha önceden kamulaştırılan taşımazın, tapulama tespiti sırasında başka bir şahıs adına tespit edildiği ve bu tespitin kesinleşmesi suretiyle tapuya tescili sağlandığından davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, Kamulaştırma Kanununun 36.maddesine dayanan ve daha önceden kamulaştırılan taşımazın, tapulama tespiti sırasında başka bir şahıs adına tespit edildiği ve bu tespitin kesinleşmesi suretiyle tapuya tescili sağlandığından davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın tapulama tespitinin 25.4.1991 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kanunun 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunla değişik 12. maddesinin 3. fıkrası hükümlerine göre, kadastrosu yapılan taşınmazlarla ilgili olarak bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı ve taşınmazın niteliğine devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın henüz kesin hükme bağlanmamış davalarda da bu hükmün uygulanacağı nazara alındığında kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık süre dolduktan çok sonra açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.