6. Ceza Dairesi 2009/297 E. , 2010/1637 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık-konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın kollukta savunmanı yanında verdiği 13.09.2005 tarihli ifadesinde, “konutun içerisine girdiğinde, yakınanların uyuduklarını gördüğünü, yattıkları yerlerin baş taraflarında bulunan gömlek,pantolon ve cep telefonlarını çalarak evden çıktığını ve dışarıda gömlek ve pantolon ceplerinden paralarını aldığını” belirtmiş olması karşısında; yakınanların ve suça konu eşyalarının eylem sırasındaki konumları itibariyle, sanığın çaldığı eşya ve paranın ayrı ayrı yakınanlara ait olduklarını bilerek suçu işlediği gözetilmeden,iki ayrı hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine, eylemin tek zincirleme suç olduğu kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Suç tarihinde Beypazarı’nda güneşin saat 05.57’de doğduğu ve yakınanların kolluk tarafından saptanan ayrıntılı ifadelerinde,konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarının saat 01.30 ile 07.00 saatleri arasında işlendiği anlaşıldığı halde,suçların gece zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu denetime olanak verecek biçimde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 143/1;konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükümde de anılan Yasanın 116.maddesinin 4.fıkrasının uygulanması,
3- Konut dokunulmazlığını bozmak suçu için 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.