(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5138 E. , 2008/10733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ....ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR Davacı, dava konusu ticari minübüsün kendi adına kayıtlı olmasına rağmen, aralarında yapılan 9.10.1995 tarihli sözleşme gereği davalı ile ortak olduklarını, aracın 4.10.1999 tarihinde ölümlü bir kazaya karıştığını,aralarında yapılan 18.1.2000 tarihli sözleşme ile hükmedilecek tazminatın ortak olarak karşılanacağının kararlaştırıldığını, mahkemece kesinleşen karar sonucu icrada 98.390,00 YTL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 49.195,00 YTL nin 29.11.2006 ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, 1995 tarihinde dava konusu minübüsü davacı ile birlikte satın aldıklarını, ancak kendi payını sonradan davacıya kiraladığını, sigorta ve masrafların davacıya ait olduğunu, 2. protokole kaza sonrası ekleme yapıldığını, sürücünün kusurlu olduğunu, 2000 yılında ortaklığın sona erdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece arada sözleşme var ise de kesinleşen kararda davalının taraf olmadığı gibi araç sürücüsüne rücu edilmesi gerektiğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir. 2008/5138-10733 9.10.1995 tarihli harici sözleşme ile dava konusu münübüsün birlikte işletilmesi hususunda taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu çekişmesizdir. Adi ortaklığa konu aracın 4.10.1999 tarihinde 3. şahsın idaresinde iken ölüme sebebiyet veren kaza yaptığı, kayıt maliki görünen davacı ile sürücü aleyhine açılan dava sonucu kusur oranı da gözetilerek tazminat ödenmesine karar verildiği ve icra takibi sonunda borcu davacının ödemek durumunda kaldığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Davalı ortaklığı kabul etmekte ancak 2000 yılında ortaklığın bittiğini ileri sürmektedir.Kaza 4.10.1999 tarihinde vuku bulmuş olduğundan ve işletme ortaklığı devam etmekte olduğundan davalı BK 520 ve devamı maddeleri uyarınca borçtan davacı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Hal böyle olunca davacının ödediği bedelin payına düşen kısmını davalıdan talep etmeye hakkı vardır. Ne var ki davalı , davacının zararın artmasında kusuru olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece bu hususun da araştırılmamış olduğu görülmüştür. Davacı tarafından itiraza uğrayan 18.1.2000 tarihli protokolde ise minübüsün bu tarih itibarı ile davalı payının davacıya kiralandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ortak olan davalının borcun yarısından sorumlu olduğu gözetilerek zararın artmasında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.