12. Ceza Dairesi 2026/173 E. , 2026/4885 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/474 E., 2024/249 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemenin sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk olması nedeniyle verilen bozma kararı üzerine Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle 2 ay 15 gün üzerinden infazına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suç kastı ile hareket etmediğine, motora zorunlu olarak bindiğine, zamanaşımının dolduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın 1,51 promil alkollü olduğu halde emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına karşın sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halindeyken alkolün etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazası yaptığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin "Seri muhakeme usulüne davet" başlıklı dokuzuncu maddesinde yer alan; " (1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 03.11.2023 tarihli tutanak içeriği de göz önüne alındığında Tebliğnamedeki bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde, sanığa ait tekerrüre esas alınan İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 kesinleşme tarihli, 2010/392 Esas, 2012/271 Karar sayılı 1 yıl 10... gün hapis cezası ile mahkûmiyetine ilişkin ilâmında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın, ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarih, 2025/522 E., 2026/14 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, Mahkemenin bozma öncesinde kurulan ilk hükmü ile sanığın neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2022 tarihli ilâmıyla bozulduğu, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 2 ay 15 gün cezası olarak belirlenmesi yerine, infazın 2 ay 15 gün üzerinden yapılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının beşinci paragrafı çıkarılarak yerine ''1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.