TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
SİNAN ŞAHAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/2611)
Karar Tarihi: 21/7/2026
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör
:
Yücel ARSLAN
Başvurucu
:
Sinan ŞAHAN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kapalı görüşlerin kaydedilmemesi ve mevcut kayıtların silinmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu, başvuru tarihinde Tarsus 3 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutuklu olarak kalmaktadır. Başvurucu, kapalı ziyaretlerde yaptığı görüşmelerin suç unsuru içermediğinin tespit edilmesini müteakip derhâl silinmesi talebiyle İnfaz Kurumuna başvurmuştur. İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu 20/8/2020 tarihli kararıyla kayıtların mevzuata uygun olarak yapıldığı ve silinmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.
3. Başvurucu 18/8/2020 tarihinde Tarsus İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/10/2020 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; ceza infaz kurumunda tutulmanın temel haklara müdahalenin kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğu, bahse konu uygulamanın demokratik toplum düzeninin gerekleri bakımından alınması gereken tedbirlerden olduğu, kamu düzeninin korunması ve ceza infaz kurumunun disiplin ve işleyişinin sağlanması şeklindeki kamu yararı ile başvurucunun bireysel menfaati arasında makul bir dengenin kurulduğu, ayrıca süresinde şikâyet yoluna başvurulmadığı belirtilmiştir.
4. Başvurucu, ret kararına karşı 22/10/2020 tarihinde itiraz başvurusunda bulunmuştur. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi 20/11/2020 tarihinde İnfaz Hâkimliği kararının usule ve kanuna uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçenin ayrıntılı ve yeterli olduğu, itirazın kabulü için bir neden bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 30/11/2020 tarihinde öğrendikten sonra 23/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvurucu 28/9/2023 tarihinde denetimli serbestliğe nakil suretiyle İnfaz Kurumundan tahliye edilmiştir. İnfaz Kurumu tarafından gönderilen yazıda başvurucuya ait kapalı görüş kayıtlarının silindiği belirtilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
9. Başvurucu; aile fertleriyle yaptığı kapalı görüşlerinin kaydedildiğini, mahrem nitelikteki görüşmelerinin yasal dayanağı olmaksızın kaydedilmesi ve muhafaza edilmesinin özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetini ihlal ettiğini ve geçmiş kayıtların silinmemesinde kamu yararı bulunmadığını iddia etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; öncelikle kabul edilebilirlik yönünden inceleme yapılması, esasa ilişkin yapılacak incelemede ise Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
10. Başvuru, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir.
11. İnfaz Hâkimliği kararında şikâyetin esasına ilişkin değerlendirme yapıldıktan sonra başvurunun süresinde yapılmadığı da belirtilmiş ise de bu hususa ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği görülmektedir. Bu kapsamda başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşıldığından özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
12. Anayasa Mahkemesi Eşref Köse ([1. B.], B. No: 2017/38098 , 3/6/2020) kararında kapalı görüşlerde yapılan konuşmaların sistematik bir şekilde teknik araçla dinlenmesi ve kaydedilmesi şartlarının kanunla düzenlenmediği gerekçesiyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Kanun koyucu anılan karardan sonra 17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanun kapsamında 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83. maddesine (4) numaralı fıkrayı ekleyerek kapalı görüşlerin dinlenmesine, kaydedilmesine ve silinmesine ilişkin yasal bir düzenleme ihdas etmiştir. Bahse konu yasal düzenleme 25/6/2021 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
13. Somut olayda başvurucunun kapalı görüşlerin dinlenmesi ve kaydedilmesi uygulamasının kaldırılması ile geçmiş kayıtların silinmesini talep ettiği ve uzun süredir devam eden uygulamanın sonlandırılması ve kayıtların silinmesini de içeren taleplerinin yasal değişiklik öncesini kapsadığı, İnfaz Hâkimliğinin gerekçesinin de bu döneme ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak eldeki olayın koşullarının olay ve olgular itibarıyla Eşref Köse kararıyla (bkz. § 12) benzer nitelikte olduğu anlaşıldığından anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
14. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. ve 22. maddelerinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
15. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
16. Başvurucunun İnfaz Kurumundan tahliye edildiği ve başvuruya konu kapalı görüş kayıtlarının sistemden silindiği dikkate alındığında ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
17. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa'nın 20. ve 22. maddelerinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
Ç. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,
D. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
E. Kararın bir örneğinin bilgi için Tarsus İnfaz Hâkimliğine (E.2020/2608, K.2020/3643), Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2020/1746 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.