Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

E. K.

BAM İstinaf
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : ... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. DOSYASI ESAS NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVA KONUSU : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/11/2015 B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın asıl dava ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında dış cephe kaba sıva, dış cephe mantolama ve bina içi şap işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığını, sözleşme öncesinde de davacının örnek villanın kaba sıva imalatı üzerine dış cephe mantolama işini üstlendiğini, numune villa ile projenin tamamında gerçekleştirilecek imalatlar için davacının çeşitli bağlantılar kurarak taahhüt ve borç altına girdiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle menfi ve müspet zarara uğradığını, davalının fesihten önce ayıp ihbarında bulunmadığını, noter ihtarnamesi ve fatura tebliğine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan 20.000,00.-TL müspet zarar ve menfi zarar ile yapılmış olan işlerden kaynaklanan 35.400,00.-TL olmak üzere toplam 55.400,00.-TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile taşeron sözleşmesi yapılarak davacıya dış cephe sıva ve mantolama işi verildiğini, davacıdan öncelikle örnek villadaki mantolama işini yapmasının istenildiğini, mantolama uygulamasından önce kaba sıva uygulamasının ayıplı olduğunun kendilerine bildirilmediğini, davacının ayıplı imalat yaptığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, hataların sözlü olarak bildirilmesine rağmen verilen sürede hataların giderilmediğini, menfi ve müspet zarar talebini kabul etmediklerini, davalının başka bir firmadan hizmet alarak hatalı imalatı söktürdüğünü, bu işlem sırasında oluşan zararın giderilmesi için başka şirkete 5.125,00.-TL ödeme yapıldığını, söküm işleri için 10 gün gecikme yaşandığını belirterek söküm bedeli olan 5.125,00.-TL ile gecikme nedeni ile uğranılan zarar bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ....000,00.-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafın yaptığı imalatın ayıplı olduğu, davalı-karşı davacının sözleşme hükümlerine göre usulüne uygun bir biçimde ihtarda bulunmadığı, yazılı ihtar şartının yerine getirilmediği, davalının sözleşmeye aykırı olarak ayıplı işleri yazılı olarak davacıya bildirmemesi, ayıplı olan bu işleri bedelsiz olarak giderme imkanını davacıya tanımadan kendisi söktürmek suretiyle yapması nedeniyle davalı feshinin haksız olduğu, bu nedenle davalının davacıdan söküm ve gecikme bedeli talep edemeyeceği, 07/09/2017 havale tarihli rapora göre yapılan iş bedelinin 13.360,00.-TL olduğu, mükerrer açılan dava ile ana dava aynı talepleri içerdiğinden her iki davanın da aynı dava niteliğinde olduğu, davacının yapılan usulsüz fesih nedeniyle yapmış olduğu giderlere ilişkin olarak talebinin kısmen yerinde olduğu, karşı davanın ise yerinde olmadığı gerekçesiyle ana dava ve birleşen dava yönünden davacı karşı davalının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı karşı davacı tarafından yapılan usulsüz fesih nedeniyle yapmış olduğu giderlere ilişkin 13.360,00.-TL ( +KDV) alacağın davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya ödenmesine, davacı karşı davalının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı/karşı davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile bilirkişi raporlarında mobilizasyon ile ilgili talebin değerlendirilmediğini, sözleşme feshedildiği için davacının inşaat alanındaki prefabrik yapıyı geri alamadığını, bu yapının şantiye alanında kaldığını, sözlü olarak yapıldığı savunulan uyarıların yapılmadığını, sözleşmedeki yazılı ihtar şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunda başkasının yaptığı hatalı kaba sıva inşaatı nedeniyle kusurlu bulunduğunu, davacının sözleşmede belirtilen sürede (.../.../2016) işi teslim etme durumu olduğu için başka iş almadığını, işin yapıldığı yer itibariyle ... Haziran-15 Eylül arasında inşaat çalışma yasağı olduğunu, firmalarla sözleşmelerin yasağın kalkmasından önce yapıldığını, bu nedenle davacının haksız feshedilen sözleşme nedeniyle yeni yükleneceği iş bulamadığını, zarara uğradığını belirterek kararın kaldırılarak sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan 20.000,00.-TL müspet zarar ve menfi zarar ile yapılmış olan işlerden kaynaklanan 35.400,00.- TL olmak üzere toplam 55.400,00.-TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığını, sözlü olarak yapılabileceğini, davacı/karşı davalıya ayıbın bildirildiğini ve iki defa süre verildiğini kabul ettiğini, davalı/karşı davacı şirketin üst işverene karşı olan sorumluluğu nedeniyle ayıbı sözleşmede öngörüldüğü usulde ihbar edemediğini, gecikmeyi en aza indirebilmek adına ayıptan haberdar ederek süre verdiğini, bu nedenle ayıplı imalatın bedelinin davalıya ödetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının taleplerinin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, karşı tarafın ayıplı imalat yaptığının mahkemenin de kabulünde olduğunu, davalının uğradığı zararın giderilmesi yoluna gidilmediğini, davalının karşı tarafın menfi ve müspet zararından sorumlu tutulamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin haksız feshi sonucu uğranılan kâr kaybı ile inşaata yapılan masrafların tahsili, karşı dava ise ayıplı eser nedeniyle uğranılan zarar ve gecikme nedeniyle tazminat istemidir. Davacı/karşı davalı vekili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile dava dilekçesini ... Adliyesine göndermiş, tevzi sırasında dilekçeler iki ayrı dava olarak ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... ve ... esaslarına kaydedilmiş, yapılan incelemede aynı dilekçenin tevzi sırasında hatalı olarak ayrı esaslara mükerrer kaydedildiğinin anlaşılması üzerine ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasının esasının kapatılarak incelemesi yapılan ... esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, mahkemece mükerrer kaydedilen davanın ayrı bir dava olmadığı gözardı edilerek hata nedeniyle birleşen dosyanın esasının kapatılması yerine hüküm ile “ana dava ve birleşen dava yönünden” hüküm kurularak iki ayrı dava varmış gibi kabul edilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, 6100 sayılı HMK 297. maddesinde hükmün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş olup, .... fıkrasının c bendinde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunacağı, 2. fıkrasında ise, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili, dava dilekçesinde eser sözleşmesine dayanarak sözleşmenin feshi nedeniyle menfi ve müspet zarar talebinde bulunmuş, davalı/karşı davacı ise davacı tarafından meydana getirilen ayıplı işlerin söküm masrafları ile işin gecikmesi nedeniyle uğradığı zararın tahsilini istemiştir. Mahkemece, fesih işleminin haksız olduğu gerekçesiyle davacı/karşı davalıya örnek villa için yaptığı işin bedelinin karşı taraftan tahsiline karar verilmekle yetinilmiş, dava konusu yapılan diğer talepler konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi gerekçede de davacı/karşı davalının menfi ve müspet zarar talebi konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Tarafların tüm talepleri değerlendirilerek her bir talep hakkında HMK’nın 297. maddesine uygun şekilde karar verilmesi gerekirken eksik hüküm kurulması doğru olmadığından mahkeme kararının esasa ilişkin hususları incelenmeksizin kaldırılması gerekmiştir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle usul bakımından kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ...-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... - ... sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak işlem yapılmak ve bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf harcının talep halinde harcı yatırana iadesine, 3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuruda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-Dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve AAÜT göz önünde bulundurularak taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/...-a-6 hükmü uyarınca kesin olmak üzere 03/10/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...