Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2024/368 E. 2025/24 K.

İlk Derece 30.01.2025 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/368 Esas - 2025/24 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/368 KARAR NO : 2025/24

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 06/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025

TALEP: Davacı vekili 06/09/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili tarafından "..." ibareli ve 2023/060128 sayılı markanın tescili için Markalar Dairesi Başkanlığı'na (MDB) başvurduğunu, MDB tarafından 2005 18332, 2006 26316, 2006 60730, 2008 45955, 2019 129441, 107530, 171935 sayılı "...", "... şekil", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik içerdiği sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1(ç) maddesi uyarınca başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, ancak alınan kararın hatalı olduğunu, zira; müvekkili markasının tek başına ayırt edici olduğunu, müvekkili markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşımadığını, müvekkilinin ticari hayatta tanınır ve bilinir olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Davacıya ait başvuru konusu markanın MBD tarafından verilen kararda redde mesnet gösterilen markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuruya konu işaret ile mesnet marka kapsamında aynı veya aynı türden mal ve hizmetler bulunduğunu, YİDK tarafından verilen kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; davacı başvurusu olan 2023/060128 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusu olan 2023/060128 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TPMK tarafından SMK 5/1(ç) maddesi gereğince alınan, ... sayılı kararın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 08/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 06/09/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararında: "2023/060128 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 2005 18332, 2006 26316, 2006 60730, 2008 45955, 2019 129441, 107530, 171935 sayılı "...", "... şekil", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez. Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır. Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen 2005 18332, 2006 26316, 2006 60730, 2008 45955, 2019 129441, 107530, 171935 sayılı "...", "... şekil", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli markanın/markaların redde konu mallar/hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın/markaların kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise karşılaştırılan işaretler aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar. Ancak 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı ya da aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, TÜRKPATENT ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu reddedecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin birebir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt grubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin Tebliğin 5. maddesi anılan ilkeyi belirttikten sonra, Kurum’un tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında aynı tür malı veya hizmeti farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebileceği hükmünü getirmiştir. Dolayısıyla, sınıflandırma aynı tür mal ve hizmet kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir. Mutlak red sebeplerinden SMK 5/1-ç hususunda konuya ilişkin olarak Yargıtay yaklaşımının markaların tıpatıp aynılığı içermesi şeklinde olduğu bilinmektedir. Nitekim; Yargıtay 11. HD’nin 09.12.2015 tarihli ve 2015/5821 Esas, 2015/13282 Karar sayılı içtihadında "TAURUS+şekil" ile "TAURUS" ibareli aynı sınıfları kapsayan markalar arasında inceleme konusu SMK m. 5/1-ç ile aynı düzenlemeyi içeren mülga KHK m. 7/1-b kapsamında ayniyet olmadığını, başvuru markasının özel bir kaligrafiyle hazırlanan yazı unsuru ile yazının üstünde, dikkat çekici şekilde mavi, kırmızı ve sarı renklerde “üç adet boynuz” şeklinin bulunduğu, mülga KHK’nın 7/1- b maddesindeki benzerlik olgusunu dar yorumlamak gerektiğini, oysa davalı Enstitünün mülga KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamına girecek bir inceleme yaptığı, mülga KHK'nın 7/1-b maddesinde ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, mülga KHK 8/1-b maddesinde bağlantı kurdurtacak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle açıklamıştır.

Yine emsal sayılabilecek 12.10.2010 tarihli ve 2008/14092 Esas, 2010/10118 Karar sayılı içtihadında 29, 30, 31. sınıflardaki gıda maddeleri yönünden tescili istenen "...+Farklı Lezzetler +şekil" ibareli başvuru ile "Gök+şekil"; "GÖK Gök Ekmek Fabrikası....+şekil"; "..." ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına karar verilmiştir. Bu kararda Yargıtay; önceki tarihli marka veya başvurudan kaynaklı mutlak tescil engeline ilişkin yapılacak değerlendirmenin "işaretlerin bütün olarak ortalama tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınması suretiyle” yapılması gerektiği; bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu başvuru ile redde dayanak alınan markaları oluşturan işaretlerin grafik tasarımdan oluşan şekil ve kelime ibareli karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle aralarındaki benzerliğin ayrıca iltibas değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı; bu nedenle mülga 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kabul edilemeyeceklerine vurgu yapmıştır. Avrupa Birliği hukukundan örnek vermek gerekirse; ... Marka Ofisi'ne (EUIPO) göre ... ve ... markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer değildir. Aynı şekilde NOVALLOY ve NOVALOY markaları da EUIPO’ya göre benzer kabul edilmemiştir. Yargıtay da ibarenin aynı olduğu markalarda şekil unsurunun ayniyeti ortadan kaldıracağına dair yerleşik kararlar vermiştir. Yargıtay emsal kararlarında markaları ayırt edilemeyecek derece benzer görmemiştir. Örneğin, Yargıtay 11. HD.'ce 07.02.2011tarihli ve E. 2009/7924, K. 2011/1228 sayılı kararında 2006/11692 sayılı LRG markası ile 2003/32133 sayılı LRG+Şekil markasını mülga 556 sayılı KHK m. 7/1-b (Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, tescil edilemez) anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek tadar benzer olmadığına hükmedilmiştir. Söz konusu kararda; “redde dayanak alınan 2003/32133 nolu marka “LRG” harfleri yanında ayrıca şekil işaretinden oluşmaktadır. Bu durumda dava dışı şirket adına daha önceki tarihte tescil olunan markanın kelime ve şekil esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli bir işaret olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu başvuru ise LRG harflerinden ibarettir. Önceki tarihli tescilli marka şekil unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde, işaretlerin 556 s. KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilmeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.” ifadelerine yer verilmiştir. EUIPO’ya göre ise; “Tek bir harfin farklı olması bile markaların aynı olmadığının kabulü için yeterlidir.” Bu doğrultuda "BASIC+şekil" ve "basic+şekil" markaları, ile "N7+şekil" ile "No7" markaları EUIPO nezdinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kabul edilmeyen markalardır. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında eldeki davada sınıfsal benzerlik açısından yapılan incelemede; davacı tarafından 04 / 07 / 09 / 11 / 35 / 36 / 37 / 39 / 40 / 42. sınıflar kapsamında başvuru yapıldığı, başvuruyu inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığınca mesnet marka gerekçe gösterilerek başvuru kapsamından 35, 39. sınıfta yer alan bir kısım malların çıkarıldığı anlaşılmıştır. Bu karara karşı davacı tarafça dava konusu marka hakkında verilen kısmen red kararına itiraz etmek amacıyla TPMK YİDK'e başvurulduğu anlaşılmıştır. Mesnet 2005/18332, 2006/26316, 2006/60730, 2008/45955, 2019/129441, 107530, 171935 sayılı markaların 07, 09, 35, 36, 37, 39, ve 40. sınıfta tescilli mal ve hizmetler olduğu ve davacı başvurusu kapsamında reddedilen sınıfların, mesnet markada aynen yer aldığı anlaşılmış, dolayısıyla mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı gözlenmiştir. Dava konusu marka ile mesnet marka ibaresel incelendiğinde; davacı firmaya ait markanın salt "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarede "A" harfinin mizanpaj olarak biçimlendirildiği ve bu biçimlendirmede kırmızı ve gri renklerin kullanılığı, "..." ibaresinin "A" harfinin altına daha küçük puntolarla konumlandırıldığı görülmüştür. Mesnet markaların ise "...", "... şekil", "...", "...", "...", "...", "..." ibaresinden oluştuğu ve kimi markaların sırf kelime markası, kimisinin ise kelime ve şekil ibarelerinden oluşan karma marka olduğu görülmüştür. Böylelikle markalar arasında birebir ayniyet olmamakla birlikte, söz konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede de benzer olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında; görsel benzerlik değerlendirmesinde iki markanın birebir ayniyet içerir şekilde benzer olmadığı değerlendirilmekle, konuya özgü Yargıtay yaklaşımı da göz önüne alınarak, dava konusu edilen marka başvurusu kapsamında SMK'nın 5/1-ç maddesinde düzenlenen tescil engelinin oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, YİDK kararının yerinde olmadığına kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, 2-TÜRK PATENT YİDK'nun ... sayılı kararının iptaline, 3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 986,00TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/01/2025

Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 916,00.-TL Posta Masrafı 70,00.-TL Toplam 986,00.-TL