Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2024/10 E. 2025/18 K.

İlk Derece 16.01.2025 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/10 KARAR NO : 2025/18

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... -... -

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 10/01/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2025

TALEP: Davacı vekili 10/01/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Söz ve müziği müvekkili davacı ...’na ait olan ve ... Veri Tabanında kayıtlı olan “...” adlı musiki eserinin izin alınmaksızın ve herhangi bir bedel ödenmeksizin çeşitli tarihlerde ve illerde davalı tarafından çeşitli toplantı ve mitinglerde kullanıldığını, müvekkilinin Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (...) tam üyesi olduğunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca, davacıya ait müzik eserinin kullanılabilmesi için izin alınması ve mali haklarının ödenmesi gerektiğini, dava açmadan önce davalı ... (...) Genel Başkanlığı’na, 02.10.2023 tarih ve 6771 evrak numarası ile başvuruda bulunarak, bu başvurudan sonra söz ve müziği davacıya ait “...” adlı musiki eserinin izinsiz kullanılmaması, davacının mali hak bedelleri karşılığında 400.000,00 TL ödenmesini talep ettiklerini, ancak bu yazılı taleplerine cevap verilmediği gibi davacıya ait müzik eserinin davalı ...toplantılarında kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek, dava konusu musiki eserinin davalı tarafından izinsiz kullanımlarının durdurulmasına ve şimdilik 15.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile tazminat talebini 27.223,29 TL'ye yükseltmiş ve harcı tamamlamıştır.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava konusu şarkının partinin resmî seçim şarkısı olmadığını, miting öncesi şarkıları meydanlarda sürekli çalınan sanatçı ...'ın "Yıllar" albümü içerisinde çalınan başka bir şarkı olduğunu, ...mitinglerinde ...’ın birçok farklı şarkısının sürekli çalındığını, bu şarkının da youtube platformu üzerinden meydanda bulunanlar tarafından çalındığını, söz konusu şarkının sanatçı ... tarafından tüm haklarının alındığının bilindiğini, bu nedenle davacının bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu şarkının telif haklarının davacıya ait olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu şarkının miting öncesinde alanlarda bulunanlar tarafından youtube platformu üzerinden çalınmış olmasının davalı parti açısından maddi bir menfaati bulunmadığını, şarkının ...’a ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 5846 sayılı FSEK kapsamında izinsiz müzik kullanımlarının durdurulması ve tazminat isteminden ibarettir.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 28/06/2024 havale tarihli raporda özetle: "Dava konusu müziğin beste ve güftelerin iç içe geçmesiyle oluştuğu, sahibinin hususiyetini taşıdığı ve 5846 sayılı kanun uyarınca müzik eseri olduğu, Huzurdaki dosyada ... isimli müzik eserinin söz ve bestesinin davacı ...’na ait olduğu, bu durumum ... kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca internet ortamında yapılan araştırmada anılan eserin bestecisinin davacı olarak belirtildiği, dosya kapsamındaki belgeler ve 5846 Sayılı yasada belirtilen karineler uyarınca, ... isimli eserin sahibinin davacı olduğu, Uyuşmazlık konusu olayda, davacının eser sahibi olduğu müzik eserinin davalı tarafından muhtelif tarihlerde çeşitli mitinglerde kalabalık kitlelerin bulunduğu meydanlarda umuma iletildiği, Sunulan video kayıtları uyarınca umuma iletimin ilk olarak 2016 yılında gerçekleştiği, sonraki yıllarda da müzik eserinin kullanımına devam edildiği, Söz konusu mitinglerin haber değerinin olması ve TV’lerde de yer verilmesi nedeniyle kamuoyu tarafından bilineceği, davacının da söz konusu eylemlerden haberdar olmasının mümkün olduğu, davacının uzun süre sessiz kaldığı, 2023 yılına kadar davalıya bir ihtar göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi uyarınca uzun süre sessiz kalma hususunun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak kaydıyla; Heyetimiz üyelerinden ..., bu konuda ayrık görüşünü ekte sunmaktadır. Ayrık Görüşte; Davalının eylemlerinin davacının FSEK’ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiği, Davacı dava dilekçesinde 15.000,00 TL maddi tazminat talep etmişse de; bu talebinin FSEK m.68 veya FSEK m. 70’in hangi alt maddesine dayandırdığı hususunda netlik olmadığından heyetimizce tazminat konusunda değerlendirme yapılamadığı," ifade edilmiştir.

Mahkememizce alınan 01/10/2024 havale tarihli ek raporda özetle: "Davacı vekili emsal bedel konusunda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunmadığından heyetimizce ... meslek birliğinin web adresinde yayınlanan ve her yıl için ayrı ayrı belirlenen ...-MSG lisanslama tarifelerinin dikkate alındığı, İhlal tarihleri dikkate alınarak; 4.124,43 TL + 2.475,00 TL + 2.475,00 TL olmak üzere 9.074,43 TL Tazminat bedeli olacağı, FSEK 68. Madde uyarınca 3 kat tutarında tazminat bedelinin 27.223,29 TL olabileceği," ifade edilmiştir.

DOSYA İÇERİSİNDEKİ BİLGİ VE BELGELERİN İNCELENMESİ Davada Dayanak Şarkının Eser Sahipliğinin Tespiti Hususu Dosya kapsamında ... Meslek Birliği’nin 22.05.2024 havale tarihli müzekkere cevabında, mevcut kayıtlara göre Ahmet ...’ın ... üyesi olmadığı, davacı ...’nun ise ... üyesi olduğunu, adı “...”, ilk satırı .... .... .... ” olan eserin sözü ve bestesinin ...’na ait olduğu ve dava konusu esere ilişkin eser bildirim formunun yazı ekinde dosyaya sunulmuştur. Mahkememizce, 14/05/2024 tarihli müzekkere ile dava konusu edilen şarkıya ilişkin ... kayıtları ilgili meslek birliğinden sorulmuş ve 21/05/2024 tarihli cevabi yazıda, "... adı “...”, ilk satırı “Duysun Sesimi Duysun Dost Düşman” olan eserin sözü ve bestesi üyemiz ...’na aittir." şeklinde cevap verilmiş ve yazı ekinde eser bildirim formu da Mahkememize gönderilmiştir. Davacı Tarafından Sunulan Harici Bellek: Davacı tarafından sunulan harici bellek içerisinde 4 adet video dosyasının bulunduğu anlaşılmıştır. "Taksim Cumhuriyet ve Demokrasi Buluşması 24.07.2016" başlıklı videonun Son 1 dakikasında dava konusu müzik eserinin yer aldığı, video kaydının 24.07.2016 tarihli olduğu anlaşılmıştır. "Gündoğdu’da ..." başlıklı videoda dava konusu müzik eserinin yer aldığı, video kaydının 04.08.2016 tarihli olduğu anlaşılmıştır. "Muharrem İnce" başlıklı videonun son 1 dakikasında dava konusu müzik eserinin yer aldığı, video kaydının 24.07.2016 tarihli olduğu anlaşılmıştır. "... .... .... ’de" başlıklı videonun son 11. dakikasında dava konusu müzik eserinin yer aldığı, video kaydının 21.05.2022 tarihli olduğu anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRME 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 21.02.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 1/B-a maddesi “eseri” “sahibinin hususiyetlerini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlamıştır. Yasaya göre, bir fikir veya sanat ürününün “eser” sayılabilmesi için aranması gereken birinci unsur “sahibinin özelliklerini taşımasıdır. Böylece yasa, uluslararası sözleşmelerde olduğu gibi bireysel özelliği yani orijinalliği ön planda tutmuştur. Öğretide, bu unsur, bireysel üslup, yaratıcı gücün yansıması, var olanlardan farklı olanı ortaya koymak, herkes tarafından meydana getirilemeyeni yaratmak, yeni bir özelliğe sahip olmak gibi değişik terim ve nitelemelerle anılmaktadır. Müzik eserleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda koruma altına alınmış eser kategorilerinden biridir. FSEK’ in 3. maddesine ‘’ her nevi sözlü ve sözsüz besteler’’ müzik eseri olarak kabul edilmiştir. Kısa tanımdan da anlaşılacağı üzere, müzik eserleri sadece besteden oluşabileceği gibi beste ile birlikte güftenin iç içe geçmesiyle de meydana gelebilirler. Eldeki dosyada, dava konusu ... isimli müzik eserinin orijinal nüshası dosyaya sunulmamış olup; bilirkişi heyetince internet ortamında yapılan araştırmada eserin ... tarafından icracı sanatçı olarak seslendirildiği, söz ve bestesinin davacı ...’na ait olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak dava konusu müziğin beste ve güftelerin iç içe geçmesiyle oluştuğu, sahibinin hususiyetini taşıdığı ve 5846 sayılı kanun uyarınca müzik eseri olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında ... isimli müzik eserinin söz ve bestesinin davacı ...’na ait olduğu, bu durumun ... kayıtları ile sabit olduğu, ayrıca internet ortamında yapılan araştırmada anılan eserin bestecisinin davacı olarak belirtildiği, dosya kapsamındaki belgeler ve 5846 Sayılı yasada belirtilen karineler uyarınca, ... isimli eserin sahibinin davacı olduğu değerlendirilmiştir. Bu noktada şu hususun da altı çizilmelidir; davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde davaya konu eserin ...' ın yıllar albümü içerisinde çalınan başka bir şarkı olduğunun, ...mitinglerinde ...’ın birçok farklı şarkısının sürekli çalındığının, bu şarkının da youtube üzerinden meydanda bulunanlar tarafından çalındığının beyan edildiği görülmekle birlikte, davacı tarafından dava konusu edilen eserin, dava dışı kişinin icrası olup olmadığı kesin olarak tespit edilememiştir. Yine 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 80. maddesi uyarınca icracı sanatçı olan dava dışı kişinin davacı ile aralarındaki hukuki ilişkinin -söz gelimi icranın mali hak devrine yahut basit/tam ruhsata dayanıp dayanmadığı- ne olduğu hususunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi-belge sunulmamıştır. Dosya kapsamına sunulan videolar uyarınca dava konusu ... isimli müzik eserinin davalı ... mitinglerinde yayınlandığı tespit edilmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun temsil hakkı başlıklı 24. Maddesinin 1. Fıkrasında bir eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, yine aynı maddenin 3. Fıkrasında ise temsil hakkının eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamayacağı, ancak 33. ve 43. maddelerdeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Eldeki dosyada davaya konu musiki eserinin umuma açık mahal niteliğinde olan meydanlarda, toplantı alanlarında eser sahibinden izin alınmaksızın temsil etmek olup, haksız eylemin oluşması açısından davalının, davacı eser sahibinin temsil veya umuma iletim hakkını ihlal edip etmediği değerlendirilmelidir. Türk Hukukunda umuma iletim hakkı konusu esasen FSEK m. 25’te düzenlenmiştir. Maddenin “Tanımlar” kısmında umuma iletim kavramı tanımlanmamış ancak umuma iletimin düzenlendiği 25. maddede bu hakkın içeriği belirtilmiştir. FSEK m. 25’te “Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir. (2) Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir” denilmiştir. Umuma iletimden söz edebilmek için iletimin mutlaka son tüketiciye yapılmış olması gerekir. Bu yönüyle yayından ayrılır. Umuma iletim, yayma kavramından da farklıdır. Yayma için bir eserin tespit edilmiş veya çoğaltılmış olması gerekirken, umuma iletim için bir eserin varlığı yeterlidir. Dolayısıyla yayma, temsil, umuma iletim esasen umuma arzın gerçekleştirilme yöntemleridir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının eser sahibi olduğu müzik eserinin davalı tarafından muhtelif tarihlerde çeşitli mitinglerde kalabalık kitlelerin bulunduğu meydanlarda umuma iletildiği, sunulan video kayıtları uyarınca umuma iletimin ilk olarak 2016 yılında gerçekleştiği, sonraki yıllarda da müzik eserinin kullanımına devam edildiği görülmüştür. Dosya kapsamında davalı vekili davacının belirtilen parti mitinglerinden haberdar olduğu, ancak buna rağmen herhangi bir talebinin olmadığı ve davacının uzun süre sessiz kaldığı yönünde savunma yapmış ise de; davacının davaya dayanak yaptığı mitinglerden davacının haberdar olduğu yönünde herhangi bir delili dosyaya sunmamıştır. Bu noktada öncelikle 21/05/2022 tarihli kullanım açısından gerek FSEK 70. madde gerekse FSEK 68. madde kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranmadığı düşünülmüştür. Kişilerin siyasi parti/görüş tercihleri oldukça kısıtlı bir çevre tarafından bilinebilen gizli bilgilerden olup; ister aynı görüşe sahip olsun ister karşı görüşe, siyasi parti mitinglerinin takip edilmesi de yaygın bir durum değildir. Bu sebeple, davacının bu kullanımlardan her halde haberdar olacağını söylemenin mümkün olmadığı düşünülmüştür. Davacının mitinglerden sonradan haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu ve böylelikle sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının tazminat talebini FSEK’in hangi maddesine dayandırdığını dava dilekçesinde somutlaştırmamıştır. Davacı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde tazminat taleplerini FSEK 68. maddeye göre talep ettiklerini belirtmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davaya konu kullanımların 27/07/2016, 04/08/2016 ve 21/05/2022 tarihlerinde gerçekleştiği görülmektedir. Yine davacı yan, 02/10/2023 tarihinde davalıya başvuruda bulunduğunu belirttiği ve buna ilişkin herhangi bir davalı itirazının da bulunmadığını ifade etmiştir. Böylelikle, davalının eylemlerinin davacının FSEK’ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiği değerlendirilmiştir.

Tazminat Talebi Hususunda Değerlendirme: Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL mali hak bedellerinin ödenmesi taleplerini FSEK'in 68. maddesine dayandırdıklarını ve buna göre tazminat hesaplaması yapılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. FSEK md. 68’in ilgili hükümleri şu şekildedir: “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.” FSEK md. 68 ile sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin en çok üç kat fazlasının istenebileceği düzenlenmiştir. Mali haklar eser sahibi davacı ile davalı taraf arasında imzalanmış bir sözleşme dosya kapsamında bulunmamakla birlikte, FSEK md. 68 anlamında bir hesaplama yapılabilmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşme olsa idi davacı tarafından istenebilecek telif ücretinin, telif haklarının devrine ilişkin emsal sözleşmelere göre belirlenmesi gerekir. Davacı vekili emsal bedel konusunda dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunmadığından bilirkişi heyetince ... .... .... meslek birliğinin web adresinde yayınlanan ve her yıl için ayrı ayrı belirlenen lisanslama tarifeleri dikkate alınmıştır. (https://... .... .... Tarifesi.pdf) Davacı tarafından sunulan harici bellek uyarınca dava konusu müzik eserinin izinsiz şekilde umuma iletildiği tarihler şu şekildedir: 24.07.2016, 04.08.2016, 21.05.2022. Bu tarihler uyarınca 2016 ve 2022 yıllarına ilişkin ... ... .... .... .... .... .... başlığı altındaki ücretlendirme umuma iletimin yapıldığı alanın m2’sine göre belirlenmekte olup; ihlalin yapıldığı alanların m2’sinin tespiti mümkün olmadığından bu maddeye göre hesaplama yapılmamıştır. Tarifede 4.F. maddesinde yer alan Defile, Lansman, Tanıtım, Açılış, Etkinlik, Özel Eğlence Partileri ve Diğer Günlük Ve Aylık Organizasyonlar başlığı altındaki ücretlendirme günlük olarak belirlendiği için uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda ihlal tarihleri dikkate alınarak; 4.124,43 TL + 2.475,00 TL + 2.475,00 TL olmak üzere 9.074,43 TL tazminat bedeli olacağı, FSEK 68. Madde uyarınca 3 kat tutarında tazminat bedelinin 27.223,29 TL olabileceği kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtildiği gibi davacı vekili davasını 17/12/2024 tarihinde talep artırım dilekçesi sunarak, tazminat bedelini 27.223,29 olarak belirlemiştir. Davacı vekili temerrüt tarihi olarak 17/10/2023 tarihini belirtmiş ve belirtilen tarihten itibaren faiz talep etmiş ise de; bu tarihin hangi gerekçe ile temerüt tarihi olduğu, dava dilekçesi ve dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Dava dilekçesi ekindeki ...Genel Başkanlığı'na hitaplı dilekçenin temerrüt tarihi bakımından tek başına yeterli olmadığı değerlendirilmekle, faize dava tarihinden itibaren hükmedilmiştir. Tüm dosya kapsamı, taraflarca sunulan deliller, bilirkişi kök ve ek raporu birlikte değerlendirilerek; yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulü ve dava konusu eserin davalı tarafından izinsiz kullanımının durdurulmasına, 27.223,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu eserin davalı tarafından izinsiz kullanımının durdurulmasına, 3-27.223,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 1.859,62 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 1.432,02‬ TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 15.212,00TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 916,00.-TL Posta Masrafı 296,00.-TL Bilirkişi Ücreti 14.000,00.-TL Toplam 15.212,00.-TL