T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... E. ... K.
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Cezai Şart Alacağı KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli, ... esas, ... sayılı kararın istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 14/04/2015 tarihli "İşyeri Hekimliği, İş Güvenliği Uzmanı" hizmeti sunulmasına ilişkin sözleşmenin, davalı tarafından iş güvenliği uzmanlığı hizmetini almak istemediğini bildirmesi üzerine 31/08/2015 tarihinde, iş hekimliği hizmetini almak istemediğini bildirmesi üzerine 31/12/2015 tarihinde feshedildiğini, davalı firma tarafından davacı şirket çalışanlarından..., ... ve ... ile sözleşmenin 3. maddesine aykırı olarak, sözleşme süresi boyunca veya tamamlanmasından itibaren en az 3 yıl süre içerisinde davacı şirket çalışanlarını istihdam etmesi yasağına aykırı davranarak sözleşmeyi ihlali etmesine göre sözleşme ile belirlenen 150.000,00 USD cezai şart karşılığı 419.670,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı tarafa yapılan bildirimlere, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesine göre ve mutabakatla 08/09/2015 tarihinde sözleşmenin iş güvenliği hizmetine ilişkin kısmının (31/08/2015 tarihli başvuru ile) 04/02/2015 tarihinde de işyeri hekimliğinin haklı ve geçerli olarak sona erdirildiğini, aylık hizmet bedelinin vergi kesintileri hariç 3.465,00 TL olmasına göre 150.000,0 USD cezai şartın fahiş ve geçersiz olduğunu, kamu düzeni ve kanuna aykırı olan cezai şartın tenkisi gerektiğini, TBK'nun 444. maddesine göre rekabet yasağına aykırılık olmadığını, çalışanların çalışma alanlarını özgürlüklerini kısıtlayıcı sözleşme hükmünün temel hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edildiğinde, davacı tarafından iş akitlerinin feshinden sonra... ve ... ile çalışılmaya başlandığını, ...'un açtığı ... .... İş Mahkemesinin ...esasında kayıtlı davanın devam ettiğini, iş aktini haklı fesheden çalışanların sözleşme ile kısıtlanamayacağını, ...'ın davalı şirket çalışanı olmadığını, davacı firma ile sözleşmenin devamı sırasında iş güvenliği uzmanı olarak İsmail Şener'in de istihdam edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 15/05/2015 tarihli, bir yıl süreli olduğu, sözleşmenin bir yıllık süresi dolmadan tek taraflı olarak 31/08/2015 ve 31/12/2015 tarihlerinde feshedildiği, sözleşme şartlarına aykırı olarak davacının eski çalışanları ..., ... ve İsmail Şener'in davalı şirkette çalıştırıldığı, sözleşmeye aykırılık nedeni ile davalı cezai şart ödemeye yükümlü olduğu, ancak sözleşmenin parasal karşılığı ve cezai şart arasındaki aşırı orantısızlığa göre, davalı şirketin mahvına sebep olacağı dikkate alınarak cezai şartın 15.000,00 USD'ye tenkis edildiği, davacı tarafın cezai şart talep etmekte haklılığı ile mahkemenin taktirine göre tenkis hususu dikkate alınarak, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmediği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; bilirkişi raporunda cari oranının hatalı hesaplandığını, cezai şartın davalı şirketin mahvına sebep olacak nitelikte olmadığını, Yargıtay kararları ile ekonomik açıdan çöküntüye sebebiyet verilmesi halinde cezai şartta indirime gidilmesinin kabul edildiğini, basiretli tacirin kararlaştırılan miktarın ekonomik yönden sıkıntıya sokabileceğini öngörmesi gerektiğini, edim ile cezai şart arasındaki orantısızlığın değil, davalının ekonomik durumunun esas alınması gerektiğini, davalının ekonomik durumu uygun olmasa bile indirimin sözleşmenin parasal karşılığı dikkate alınarak belirlenemeyeceğini, indirimin fahiş olduğunu, daha az oranda indirim yapılması gerektiğini bildirmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; 14/04/2015 tarihli sözleşmenin iş güvenliği hizmetleri ile sınırlı olan kısmının karşılıklı edimler yerine getirilerek ve mutabakatla feshedildiğini, karşılıklı mutabakatla feshedilen sözleşme geçerli olmadığından, fer'i nitelikteki cezai şartın da geçersiz olduğunu, sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin TBK'nun rekabet yasağı hükümlerini taşımadığını ve geçersiz olduğunu, iş ilişkisinin sona ermesinden sonra işçinin rekabet etmeme borcu altında olabilmesi için, işçi ile işveren arasında bireysel olarak rekabet yasağı sözleşmesi düzenlenmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin işçilerin haberi olmaksızın iki taraf arasında düzenlendiğini, çalışanların çalışma hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, ... ve ...'nın iş akitlerini haklı sebep ile feshettiklerini, iş mahkemesinde davalarının devam ettiğini, bilirkişi raporunda da açıklandığı gibi, davalı şirketin ekonomik açıdan risk altında, finansal açıdan dışarıya bağımlı ve öz kaynaklarının üç katından fazla borca sahip olduğunu, cezai şartın fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; taraflar arasında düzenlenen 14/04/2015 tarihli iş yeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı hizmet alımı sözleşmesinin karşılıklı mutabakat veya davalının tek taraflı beyanı ile feshedilip edilmediği, davacı çalışanı... ve ...'nın sözleşme feshinden sonra davalı şirkette çalışmaya başlamasının sözleşmedeki cezai şart maddesinin ihlali anlamında olup olmadığı, cezai şart geçerli olduğu taktirde fahiş olup olmadığı ile indirim yapılıp yapılmayacağına ilişkindir. Taraflar arasında 14/04/2015 tarihinde düzenlenen sözleşme ile; "Çok Tehlikeli" işler kapsamında olan davalı şirket personeli için "İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı" hizmetlerinin aylık 3.465,00 TL karşılığı verilmesinin kararlaştırıldığı, Sözleşmenin Genel Şartlar başlıklı 3. maddesi ile;"... sözleşme süresi boyunca ve tamamlanmasından itibaren en az üç (3) yıl içerisinde Koruyan'ın herhangi bir çalışanını kendi bünyesinde veya grup şirketlerinde, sigortalı veya sigortasız işe alamayacağı, hiçbir şekil ve surette istihdam edemeyeceği, danışmanlık vs. adlar altında hizmet alamayacağı, aksine davranışın akde aykırılık teşkil edeceği, bu durumda 150.000,00 USD ödemenin kabul edildiği.." hususlarının düzenlendiği, 11. maddesine göre;"... sözleşme süresinin 1 yıl olduğu, hukuki bir neden olmadıkça süresinden önce iptal edilemeyeceği.." ile sözleşmenin sona erdirilmemesi halinde yenilenmesi şartlarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin davacı tarafa 08/09/2015 tarihinde ulaştığı anlaşılan yazı ile 31/08/2015 tarihi itibari ile "İşyeri Güvenliği Uzmanlığı" hizmetini almaya devam etmek istemediği, 04/02/2016 tarihli yazı ile 31/12/2015 tarihinden itibaren "İşyeri Hekimliği" hizmetini almak istemediğini bildirdiği, Davacı şirket tarafından davalıya ... .... Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, "..sözleşmenin haksız feshi nedeni ile 150.000 USD'nin ihtarnamenin ulaştığı tarihten itibaren bir haftalık süre içerisinde ödenmesi"nin istenildiği, davalı şirket tarafından 07/03/2016 tarihli cevabi ihtarname ile karşılıklı mutabakatla sözleşmenin feshedildiği, sözleşmede yer almayan hükümlere göre cezai şart talep edilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. SGK kayıtlarına göre davacı şirkette 30/12/2015 tarihinde işe başlayan ... ve...'un sözleşmenin feshinden sonra 01/02/2016 tarihinde davalı şirkette işe başladıkları, İsmail Şener'in 18/08/2015 tarihinde başladığı davalı iş yerinden 30/12/2015 tarihinde ayrıldığı, İsmail Şener'in işe başlama tarihinin taraflar arasındaki sözleşme tarihinden sonra, ancak ayrılma tarihinin fesih tarihinden önce olduğu, dava konusu olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davalının ticari defter ve kayıtları, bilançoları, vs. gibi kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak sureti ile alınan bilirkişi raporu ile; davalı şirketin aktif ve pasifinde yer alan kalemlerin rakamsal büyüklüğüne rağmen şirketin finansal açıdan zor durumda olduğu, mali analiz oranlarının düşük olduğu firmanın kendisini finanse edemediği, dışarıya bağlı olduğu, güçlü bir firmanın cari oranının (...)'nin üzerinde olması gerektiği, davalı şirketin cari oranının (1,56) olduğu, özkaynaklarının üç katından fazla borcu olduğu, 1 yıldan az sürede 27.257.007.45 TL (aylık ....250.000,00 TL) borç ödemek zorunda olduğu, hazır değerlerin 1.756.033,09 TL olduğu, sermayesinin 10.000.000,00 TL olması ile bankada 500.000,00 TL nakdinin olmasının şirketin iyi durumda olduğunun göstergesi olmadığı, cezai şart ödemesinin şirket üzerinde ciddi baskı oluşturacağı bildirilmiştir. Davalı şirket tarafından sözleşmenin feshi için davacı tarafa gönderilen bildirimlerde fesih nedeni olarak "..görülen lüzum üzerine" ifadesi dışında açıklama yapılmadığı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta ilişkin hükmün, sözleşme son verilmesi halinde de devam edeceği, ancak sözleşmenin haklı sebeple feshine dair delil olmadığı, davalı tarafın sözleşmenin sözlü mutabakatla sona erdirildiği savunmasını ispatlayamadığı, sözleşmenin bir yıllık süresi dolmadan tek taraflı olarak haksız feshedildiği, fesih tarihinden sonra genel şartlar 3. maddesine aykırı olarak davacı çalışanları ... ve...'un davalı şirkette işe alınmaları ve sözleşme hükmüne aykırılık nedeniyle davacının cezai şartı talep etme hakkının olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatına sahip davalı taraf fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şartın tarafların ekonomik yönden mahvına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği kabul edilmektedir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 01/03/2018 tarihli, 2016/94222 esas, 2018/1089 karar ve 11. Hukuk Dairesinin 30/11/2017 tarihli, 2016/6257 esas, 2017/6784 karar sayılı ilamı). Toplanan delillere göre, aylık hizmet bedeli dikkate alındığında sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklanan zarar ile cezai şart arasında aşırı oransızlık olduğu, alınan bilirkişi raporu ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın aynen ödenmesine karar verilmesinin davalı şirketin mahvına sebebiyet verebileceğinin açıklığa kavuşturulduğu, bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, tenkis koşullarının oluştuğu, mahkemece fahiş olduğu belirlenen 150.000 USD cezai şart miktarının tenkisi ile 15.000 USD'nin dava tarihi itibarıyla TL karşılığına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, tarafların istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1) Davacı ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, ...-A) Harçlar Yasası gereğince davacıdan alınması gereken 35,90 TL istinaf karar harcından, peşin olarak yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 4,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına B) Harçlar Yasası gereğince davalıdan alınması gereken ....284,39 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 721,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.563,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3) Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan tutarın istek halinde iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, kararın tebliğinden itibaren ... haftalık yasal süre zarfında temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2018
... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza