Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

İkinci Bölüm 2022/82319 E. K.

AYM 08.04.2026 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

MUTLUHAN KONUT ENDÜSTRİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ A .Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/82319)

Karar Tarihi: 8/4/2026

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Selahaddin MENTEŞ

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Alperen KONAK

Başvurucu

:

Mutluhan Konut Endüstrisi ve İşletmeciliği A.Ş.

Vekili

:

Av. Funda Selin PAMUKCU

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu; otomotiv alanında faaliyet gösteren, H. isimli otomobil markası ile bayilik sözleşmesi bulunan bir şirkettir. Ticaret Bakanlığına özel tüketim vergisi (ÖTV) matrahlarında yapılan değişikliğin sıfır km araçların piyasa fiyatlarına yansımadığı yönünde şikâyet gelmesi üzerine aralarında başvurucu şirketin de olduğu sekiz firma hakkında Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı inceleme başlatmıştır. İnceleme kapsamında başvurucu şirketten 1/7/2021-8/11/2021 tarihleri arasında ÖTV düzenlemesi kapsamına giren otomobil modellerinin alış ve satış bilgileri ile her bir güne ait stok mevcutları istenmiştir.

3. Yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda, başvurucunun H.Ç. isimli esnaf işletmesine 48 adet araç satışı yaparak serbest rekabeti bozucu faaliyette bulunduğu belirtilmiştir. Anılan rapora istinaden 14/1/2015 tarihli ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasına aykırılık nedeniyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunca (Kurul) başvurucuya 545.550 TL idari para cezası uygulanmıştır. İdari para cezası kararının gerekçesi şöyledir:

"...01.07.2021-08.11.2021 tarihleri arasında H.Ç. adlı esnaf işletmesine (oto galeri) ÖTV düzenlemesi kapsamında 48 adet araç satışı yapıldığı, her ne kadar söz konusu şahsa yaklaşık 3 ay içerisinde satışı yapılan 48 adet aracın ödemesinin banka havalesi yoluyla yapıldığı anlaşılsa ve söz konusu işlemler bir galerici için normal ticari faaliyetleri kapsamında görünse de denetim ve incelemelerine esas oluşturan konuların başında gelen ve konjonktürel olarak otomobil arzının düşük, talebinin ise yüksek olması, bu dengesizlik dolayısıyla gerçek alıcıların sıfır km araç bulmakta zorlanması ve otomobil fiyatlarının sürekli olarak astronomik şekilde yükselmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda; stoklardaki araçların nihai kullanıcılara adil sayılarda satılarak piyasada darlık yaratmadan talepleri karşılamak ve nihai kullanıcıların makul fiyatlarla sıfır araçlara ulaşmasını sağlamak mümkün iken, böyle yapılmayarak 48 adet gibi yüksek sayıda aracın (normal ticari ilişkinin ötesinde) bir oto galeri işletmesine satılarak nihai kullanıcıların uygun fiyatlarla bu araçlara ulaşamaması sonucumu doğurduğu anlaşılmaktadır.

...

Mezkûr bayinin söz konusu eyleminin, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun Ek 1 Maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan; 'Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamaz.' hükmünde yer alan aykırılıklar ile örtüştüğü..."

4. Başvurucu şirket, idari para cezasının iptal edilmesi talebinde bulunarak İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Başvurucu şirket dilekçesinde; idari para cezası kararının Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından verilmesinin hatalı olduğunu, şirket faaliyeti kapsamında satış gerçekleştirildiğini, idari para cezasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

5. Hâkimlik, Genel Müdürlükten başvuruya ilişkin cevap ile idari para cezası kararına konu dosyanın onaylı örneğini istemiştir. Genel Müdürlük cevap dilekçesinde 6585 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi ile Kurulun oluşturulduğunu ve başkanlığının Genel Müdürlükçe yürütüldüğünü, Kurul kararında otomobil arzının düşük talebinin ise yüksek olduğu dönemde stoklardaki araçların nihai kullanıcılara adil sayılarda satılarak piyasada darlık yaratmadan talepleri karşılamak ve nihai kullanıcıların makul fiyatlarla sıfır araçlara ulaşmasını sağlamak mümkünken böyle yapılmayarak 48 adet gibi yüksek sayıda aracın normal ticari ilişkinin ötesinde bir oto galeri işletmesine satılarak nihai kullanıcıların uygun fiyatlarla bu araçlara ulaşamaması sonucunu doğurduğu belirtilmiş ve idari para cezasına ilişkin dosyanın onaylı örneğini göndermiştir. Hâkimlik 6/6/2022 tarihinde başvuru hakkında ret kararı vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"... İdari yaptırım kararı ile ilgili düzenlenen tahkikat evrakı ve idari yaptırım kararı onaylı suretleri Hakimliğimizce celp edilmiş, evrak üzerinde yapılan incelemede; idarece düzenlenen tutanak ile eylemin sabit olduğu, sabit bulunan eylemin oluşturduğu kabahat nedeni ile hakkında idari yaptırım kararı düzenlendiği ve düzenlenen idari yaptırımın yasa ve usule uygun olduğu anlaşılmakla itirazın reddine... "

6. Başvurucu, yasal süresi içinde önceki şikâyetlerini dile getirerek Hâkimlik kararına itiraz etmiştir. Başvurucunun itirazı İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğince (itiraz makamı) reddedilmiştir. Ret kararında "...İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının gerekçesinin yerinde olduğu ve kararda hakimliğimizce değiştirilecek bir husus bulunmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde gerekçeye yer verilmiştir. Bu gerekçe dışında kararda herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır.

7. Başvurucu, nihai kararı 11/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 4/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu, yargı mercilerinin kararlarında itiraz dilekçesinde dile getirdiği şikâyetlerine neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını ve kararın gerekçeli olmadığını belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurunun öncelikle kabul edilebilirlik kriterleri yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, ayrıca somut olay ele alınırken mevzuat hükümleri ile konuya ilişkin yer verilen Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

11. Başvuru, adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmiştir.

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

13. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen birçok başvuruda gerekçeli karar hakkının kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi özellikle açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir ( Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/1213 , 4/12/2013, §§ 25, 26; Vesim Parlak [2. B.], B. No: 2012/1034 , 20/3/2014, §§ 33, 34; Yasemin Ekşi [1. B.], B. No: 2013/5486 , 4/12/2013, §§ 56, 57; Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800 , 18/6/2014, §§ 31-39; Münür Ata [2. B.], B. No: 2014/4958 , 22/1/2015, §§ 37-43; Hikmet Çelik ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/4894 , 15/12/2015, §§ 54-59; Şah Tarım İnşaat Turizm Seyahat Yatçılık San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/7847 , 9/3/2016, §§ 36-48).

14. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir ( Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995 , 20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi yapan mercinin yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması, bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararına yansıtması kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir ( Yasemin Ekşi , § 57).

15. Eldeki olayda başvurucu hakkında uygulanan idari para cezası kararı, başvurucunun H.Ç. isimli esnaf işletmesine 48 adet araç satışı yaparak serbest rekabeti bozucu faaliyette bulunmasına dayanmaktadır. Başvurucu; söz konusu idari para cezası kararına konu eylemlerin ticari faaliyet olduğunu, idari para cezası kararının Genel Müdürlük tarafından verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek şikâyetlerini Hâkimliğe sunmuştur (bkz. § 4). Hâkimlik ise idarece düzenlenen tutanak ile eylemin sabit olduğunu ve düzenlenen idari para cezasının kanuna uygun olduğunu belirterek başvuruyu reddetmiştir (bkz. § 5).

16. Başvurucu, yasal süre içinde Hâkimlik kararına itiraz etmiş ve itiraz dilekçesindeki şikâyetlerini yinelemiştir. İtiraz makamı ise başvurucunun itirazını reddetmiştir (bkz. § 6).

17. Bireysel başvuru konusu olayda başvurucu idari para cezası kararını uygulayan idarenin yetkili olmadığını ve yaptırıma konu faaliyetin normal ticari faaliyet olduğunu ileri sürmüştür. 6585 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin (3) numaralı fıkrasında Kurulun yapısı ve yetkisi düzenlenmiştir. Anılan maddede Kurulun başkanlığı İç Ticaret Genel Müdürü tarafından yürütüldüğünden Kurulun üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik denetim ve incelemelerde bulunma, gerektiğinde idari para cezası uygulama ve her türlü tedbiri alma yetkisinin olduğundan bahsedilmiştir. Bu bağlamda idari para cezasını uygulayan Kurulun yetkili olmayacağından söz edilemeyecektir.

18. Ayrıca başvurucunun idari para cezasına konu faaliyetin normal ticari faaliyet olduğu şikâyetinde ise Genel Müdürlüğün cevabi yazısındaki Kurul kararında başvurucunun 48 adet gibi yüksek sayıda aracın normal ticari ilişkinin ötesinde bir oto galeri işletmesine satıldığından bahsedilmiştir. Hâkimlik kararında da dosya kapsamında bulunan idari yaptırım tutanağı, idarenin savunması ve diğer delillere atıf ile idari para cezasının hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Netice itibarıyla Hâkimlikçe gerekçeli kararda başvurunun reddi sonucuna varılmasında davanın sonucuna etkili hususlar hakkında yeterli bir yanıt verildiği anlaşılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.