Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

Birinci Bölüm 2019/7132 E. K.

AYM 2020-12-03 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

YİĞİT AKSAKOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/7132)

Karar Tarihi: 3/12/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve

soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/2/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve

belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Gezi

Olaylarına İlişkin Genel Bilgiler

8. Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından 2014 yılı Ekim

ayında yayımlanan Gezi Parkı Olayları Raporu’nda yer alan bazı tespitler

şöyledir:

- Gezi Parkı, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde Taksim

Meydanı yakınında bulunan bir şehir parkıdır. Gezi Parkı’nda gerçekleşen

değişimler, Gezi Parkı olayları ile gündeme gelmiş; konuya ilişkin birçok

açıklama yapılmış ve tartışma yürütülmüştür.

- Gezi Parkı olayları, İstanbul Taksim Meydanı’nda bulunan

Gezi Parkı’nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmak istenen çevre

ve imar düzenlemelerine engel olmak amacıyla -düzenleme yapacak olan iş

makinelerinin Gezi Parkı’na girmesi üzerine- 27/5/2013 tarihinde başlamış ve

haziran-temmuz aylarında yoğunlaşarak Türkiye’nin birçok iline yayılmış

toplantı ve gösteri yürüyüşleridir.

- Kamuoyunda olayların çevreci bir saikle başladığını ve

bireylerin yaşadıkları çevreye ilişkin kararların kendilerine sorulması

talebini ortaya koyduklarını ifade edenler olduğu gibi yerleri değiştirilen

ağaçların bahane olarak kullanıldığını, hareketin iktidara karşı yurt dışı

destekli bir kalkışma olduğunu belirtenler ve polisin müdahalesini Başbakanlık

binasının ele geçirilmeye çalışılması, kamunun ve özel kişilerin mallarına

zarar verilmesi ile ilişkilendirenler de mevcuttur.

- İçişleri Bakanlığı verilerine göre 28/5/2013 ile

6/9/2013 tarihleri arasında 80 ilde, Gezi Parkı olayları çerçevesinde 5.532

eylem/etkinlik gerçekleştirilmiş; bu eylem ve etkinliklere 3.611.208 kişi

katılmış, olaylara ilişkin 104.519 emniyet personeli görevlendirilmiş, söz

konusu gösterilerden 164’üne müdahalede bulunulmuş, bir komiser yüksekten düşme

nedeniyle şehit olmuş, üçü silahla ve ikisi bıçakla olmak üzere 697 güvenlik

görevlisi yaralanmış, olaylar sırasında yaşamını yitiren 4 sivil vatandaşın

ölümüyle ilgili adli ve idari soruşturma yürütülmüş, olaylarda gözaltına alınan

5.513 kişiden 148’i tutuklanmış, görevlendirilen polislerden 127’si hakkında

uygulamaları nedeniyle araştırma/soruşturma işlemleri yapılmıştır.

B. Başvurucuya İlişkin Süreç

9.Gezi olayları ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet

Başsavcılığınca 2013 yılında 2013/1120 sayılı soruşturma başlatılmıştır. Bu

soruşturma daha sonra 2014/40852 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülmüştür.

10. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine

İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği şüpheli ve müdafileri ile diğer soruşturma

süjelerinin soruşturma dosyasını incelemeleri ve örnek almalarının

soruşturmanın selametini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle 4/12/2004 tarihli ve

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesine dayanarak31/3/2017

tarihinde soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanmasına karar verilmiştir.

11. Mehmet Osman Kavala, Hükûmeti devirmeye yönelik bir

girişim olarak değerlendirilen Gezi olaylarının azmettiricisi ve lideri olmak

suçlamasıyla 1/11/2017 tarihinde tutuklanmıştır.

12. Mehmet Osman Kavala hakkındaki soruşturma devam

ederken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/40852 sayılı soruşturma

dosyası kapsamında başvurucunun da dâhil olduğu 20 kişi hakkında Kasım 2018

tarihinde gözaltı kararı verilmiştir. Gözaltılar ile ilgili olarak İstanbul

Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklama şöyledir:

"Açık Toplum Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Anadolu

Kültür A.Ş. isimli şirketin sahibi Mehmet Osman Kavala isimli şahsın 27/5/2013

tarihinde başlayan Gezi Parkı Olaylarını Türkiye geneline yaymak ve yurt

genelinde kaos ve kargaşa ortamı meydana getirmek ve bu şekilde Cebir ve şiddet

kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini

yapmasına kısmen veya tamamen engellemeyi amaçladığı, Açık Toplum Vakfı ve

Anadolu Kültür A.Ş. isimli vakıf ve şirketi kullanarak olayları finanse ve

organize ettiği tespit edilmiştir.

Mehmet Osman Kavala ile hiyerarşik bir düzen içerisinde

şüphelilerin;

-Gezi Parkı olaylarını derinleştirmek ve yaygınlaştırmak

için Anadolu Kültür AŞ’ye ait DEPO isimli yerde toplantılar düzenledikleri,

- Sivil İtaatsizlik ve Şiddetsiz Eylem başlıkları altında

Gezi Parkı olaylarının devamlılığını sağlamak için yurt dışından aktivizm

eğiticileri, kolaylaştırıcılar ve profesyonel eylemciler getirttikleri (Duran

Adam, Piyano Çalan Adam, Kırmızılı Kadın vs.),

- Yeni medya oluşturma faaliyetleri içerisine girerek

Gezi Parkı sürecinin devamı ve yaşanması muhtemel Gezi benzeri olayların kendi

medyaları üzerinden gündem oluşturulmasının amaçladıkları,

- Mehmet Osman Kavala’nın Avrupa’da birçok kurum ve

şahısla görüşme yaparak, Gezi Parkı olaylarında gündeme gelen biber gazının

Türkiye’ye ithalinin durdurularak, yasaklanması için çalışmalar yaptıkları

tespit edilmiştir."

13.Başvurucu 16/11/2018 tarihinde gözaltına alınmıştır.

14. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde 16/11/2018 tarihinde

başvurucunun ifadesi alınmıştır. İfade alma işlemi sırasında başvurucunun iki

müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucuya hakkındaki suçlamalarla ilgili

ayrıntılı sorular sorulmuş, başvurucu da bu sorulara ayrıntılı cevaplar

vermiştir. Başvurucuya dinleme tapeleri ve teknik takip notlarından sorular

yöneltilmiştir. Bu kapsamda başvurucuya Mehmet Osman Kavala ile irtibatı olup

olmadığı, Mehmet Osman Kavala’nın yönetiminde olduğu Açık Toplum Vakfı ve

Anadolu Kültür A.Ş. ile irtibatı olup olmadığı, Gezi olaylarının

derinleştirilip yaygınlaştırılması için Garaj İstanbul, Anadolu Jam, Baraka

gibi forumlara katılıp katılmadığı, bu amaçla etkinlikler düzenleyip

düzenlemediği, şiddetsiz eylem, sivil itaatsizlik ve kolaylaştırıcılık eğitimi

verilmesi için yurt dışından eğitimci getirilmesi amacıyla toplantılar yapıp

yapmadığı, bu konuda Alevilere, Süryanilere, gayrimüslimlere eğitim verip

vermediği ve bu suretle Gezi olaylarını geniş kitlelere ulaştırmaya çalışıp

çalışmadığı, şiddetsiz eylem adlı internet sitesini ne amaçla kurduğu,

Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ile olan bağlantısı, Marc adlı kişiyle olan

bağlantısı ve bu kişiyle yaptığı etkinliklerin kapsamı, Diyalog ve Uzlaşma

Derneği ve Helsinki Yurttaşlar Derneği ile olan bağlantısı, konuşmalarda geçen

''Şebeke'' adlı oluşum, Taksim Dayanışması ve Taksim Platformu ile bir

bağlantısının olup olmadığı ve katıldığı birçok toplantı ve etkinliğe ilişkin

sorular sorulmuştur.

15. Başvurucu ifadesinde Mehmet Osman Kavala'yı

tanımadığını, Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. ile bir ilişkisinin

olmadığını, Garaj İstanbul’daki toplantıya kolaylaştırıcı olarak ve mesleki

katkıda bulunmak amacıyla katıldığını, bu toplantının düzenleyicisi olmadığını,

bu toplantının o dönemde düzenlenen sayısız toplantıdan birisi olduğunu,

Anadolu Jam, Baraka gibi forumlara ise katılmadığını, Alevilerle ilgili

toplantıların Gezi olayları ile bir ilgisinin olmadığını, Avrupa Birliği

projesi kapsamında Bilgi Üniversitesi bünyesinde yapılan toplantılar olduğunu,

Helsinki Yurttaşlar Derneği kapsamındaki toplantıların ise Hükûmetin o dönem

yürüttüğü çözüm sürecine destek amaçlı gerçekleştirildiğini, Diyalog ve Uzlaşma

Derneğinin faaliyetlerinin de Gezi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu Derneğin

çözüm sürecine destek olmak amacıyla kurulduğunu, TÜSEV ile ilgili

toplantıların da Gezi olaylarıyla bir ilgisinin bulunmadığını, bu toplantının

Yapı Kredi Bankasının desteğiyle yapılan sivil toplumda yeni yaklaşımlar adlı

bir çalışma olduğunu, Marc adlı kişinin, çalıştığı Bernard Van Leer Vakfının

Türkiye Temsilcisi olduğunu, bu kişiyle olan görüşmelerinin Gezi olayları ile

ilgisinin olmadığını, vakıf çalışmalarına ilişkin olduğunu, Şebeke’nin

kişilerden oluşan bir örgütlenme değil Bilgi Üniversitesi bünyesinde yürütülen

bir Avrupa Birliği projesi olduğunu, projenin gençlerin hayata katılımını

desteklediğini, şiddetsiz eylem adlı site üzerinden hiçbir paylaşımda

bulunmadığını, bu sitenin alan adına sahip olduğu 2013 ile 2015 yılları

arasında faaliyete geçmediğini, bu site üzerinden hiçbir yayın yapılmadığını,

Gezi olaylarının derinleştirilip yaygınlaştırılması gibi bir faaliyet

yürütmediğini belirtmiştir.

16. Savcılık 17/11/2018 tarihinde gözaltı kararı verilen

20 kişiden başvurucu ile birlikte bir başka şüpheliyi Türkiye Cumhuriyeti

Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme

suçlarından tutuklanması istemiyle İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk

etmiştir. Tutuklamaya sevk yazısında şu değerlendirmelerde bulunulmuştur:

"Ayrıca bu konularla ilgili M.A.A. ile Mehmet Osman

Kavala arasındaki telefon görüşmesinde Mehmet Osman Kavala’nın 'bir ara bu yani

bu hadisenin önümüzdeki şeyleri ne olur hani hep Avrupalılar her gördüğüm şey

soruyor iyi tamamda hani bu siyasi durumu nasıl değiştirecek diye sorup duruyor

bir ara bir yani bir kaç arka.. kişi oturup bir konuşsak mı' diyerek görüşmek

istediği tespit edilmiştir. Bu görüşmeden de anlaşılacağı üzere yapılan

eylemlerin tamamıyle önceden hazırlanmış bir plan dahilinde gerçekleştirildiği,

nihai amacın ise Arap ülkelerinde olduğu gibi kaos ve kargaşa çıkartarak bir

hükümet değişikliği olduğu açıkça görülecektir.

Yapılan çalışmalar neticesinde çıkan olayların bir

tertibat olduğu ve bu tertibatta Gürcistan, Sırbistan, Ukrayna ve Arap

ülkelerinde meydana gelen halk ayaklanmalarında önemli bir aktör olduğu

değerlendirilen George Soros tarafından kurulmuş olan Açık Toplum Enstitüsü

Danışma Kurulu üyesi Mehmet Osman Kavala'nın organizatör şahıs ve finansör

olduğu; M.A.A ve eşi A.P.A. ile arkadaşlarının Mehmet Osman Kavala’nın

direktifleri doğrultusunda olayların örgütlenmesini gerçekleştirdikleri değerlendirilmektedir.

M.A.A.nın ve birlikte hareket ettiği şahısların çıkan olayların

alevlendirilmesi için Twitter üzerinde örgütlenme gerçekleştirdiği, PKK, DHKPC,

MLKP gibi sol terör örgüt üye ve yandaşlarını, Oyuncular Sendikası aracılığı

ile tiyatro ve sinema oyuncularını sokak eylemlerine çekmeye çalıştığı tespit

edilmiştir. Amaç marjinal gruplar ve terör örgütleri vasıtasıyla şiddetin

fitilini ateşleyip, kaos oluşturmaktır ve nitekim öyle de olmuştur.

İlerleyen dönem içerisinde Mehmet Osman Kavala’nın Gezi

sürecinin devam etmesi, eylemlerin Anadoluya yayılarak derinleştirilmesi, bir

taraftan da sözde sivil itaatsizlik olarak adlandırılan şiddet eylemlerinin

yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetlerde bulunduğu, bu faaliyetlerle ilgili

finans desteğini de yöneticiliğini yaptığı Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür

A.Ş. tarafından sağladığı anlaşılmaktadır. Bu planı yapan kişilerin yasal

görünüm içerisinde hareket ediyormuş izlenimi vermek için sivil itaatsizlik

söylemleri ile faaliyetlerine başladıklarını duyurmuş iseler de, Gezi Parkı

olaylarında da görüldüğü üzere eylemlerin başlatılması ile birlikte terör

örgütlerinin cebir ve şiddet içeren Molotof atma, mala zarar verme, güvenlik

güçlerine ve kendilerine destek olmayan sivil halka saldırı şeklinde şiddet

içeren eylemleri gerçekleştirdikleri görülmüştür.

Şahısların bu kapsamda Garaj İstanbul, Anadolu Jam,

Baraka şeklinde oluşum ve organizasyonlar yaparak forum toplantıları, eğitim

vb. faaliyetlerde bulundukları, bunun için yurt dışından da eğitimcilerin

geldiği anlaşılmıştır.

Gezi olaylarıyla ilgili Kaçakçılık ve Organize Suçlarla

Mücadele Daire Başkanlığınca 15/6/2013 tarihinde gönderilen bir yazıda;

Occupy(İşgal) hareketi olarak bilinen ve teorisyenliğini Gene Sharp’ın yaptığı

sözde 'Sivil Başkaldır' yönteminin kullanıldığı, söz konusu hareketin

uygulayıcısının ise OTPOR/CANVAS (Direniş) adı verilen grup olduğu, Sırp asıllı

İvan Maroviç tarafından kurulan OTPOR isimli örgütün, Gürcistan ve Arap

dünyasında yaşanan ve sosyal medyanın etkin bir şekilde kullanıldığı, ayaklanma

ve devrimlerde etkin olduğu, bu kapsamda OTPOR lideri İvan Maroviç’in,

18-21/6/2012 tarihleri arasında ülkemizde bulunduğu, daha sonraki dönemde yani

7-15/7/2012 tarihleri arasında Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gezi Parkı

Eylemlerinde ön planda bulunan bir kısım şüphelilerle görüştüğü, George Soros

isimli şahıs tarafından Dünya çapında kurulmuş olan ve Türkiyede de faaliyet

gösteren Açık Toplum Enstitüsü Danışma Kurulu üyesi olan Mehmet Osman

Kavala’nın bu olaylarda organizatör ve finansör olduğu, bahsedilen olaylarda

adı geçen şahısları yönlendirdiği, şahısların Mısır’da olduğu sırada, Mehmet

Osman Kavala’nın da 11-14/7/2012 tarihleri arasında yurtdışında olduğu, Türkiye

dönüşünse ise Mi Minör isimli tiyatro oyunu provalarına başladıkları, bu oyunda

temsili ülkenin başkanına karşı ayaklanmanın teşvik edildiği, bu süreçte

şahısların TV programlarında 'Twitterla devrim olasılığı var' '140 karakterle

ülkeler devriliyor' şeklinde ifadelerde bulundukları anlaşılmıştır.

Yine M.A.A.nın gezi olayları sırasında, Twitter

hesabından; 'Mesele sadece gezi parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı'

şeklinde provakatif paylaşımlarda bulunmuş, adı geçen diğer şahısların da bu

şekilde paylaşımlarının olduğu görülmüştür.

Gezi olaylarında en çok kullanılan hashtag ler ile ilgili

yapılan araştırmalarda; #occupygezi isimli etiketi (hashtag) M.O.E.nin açtığı

ve bu hashtag’in Twitter üzerinde 500 binin den fazla tweet aldığı,

#DirenGeziParki isimli etiketi (hashtag) açan şahısla ilgili yapılan

araştırmada, ilk açan kişinin tespit edilemediği ancak, AliEthamAbdocnMehmet

isimli @lauronay twitter profil hesabının ilk paylaştığı, bu şahsın ayrıca

Aylin Yılmaz Al Otoibi ismini kullandığı, bu isimle facebook hesabının da

olduğu, #DirenGeziParki hashtag ile ilgili ilk gün 2.619.000 tweet atıldığı,

toplamda ise 7.285.000 tweet atıldığı tespit edilmiştir.

Diğer yandan M.A.A.nın da yer aldığı 2011 tarihli, Gezi

parkında çekilmiş video görüntülerinin olduğu ve görüntülerde Ayaklan İstanbul

ibaresinin yer aldığı, bu nedenle 2011 yılında gündem oluşturma çabalarının

başladığı ve 27 Mayıs 2013 tarihinde uygun ortam oluşturularak gezi olaylarının

başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;

şahısların birbirleri ile irtibatlı oldukları, aralarında hiyerarşik bir

ilişkilerinin bulunduğu, koordineli olarak hareket ettikleri, Gezi eylemlerini

genişletmek, derinleştirerek Anadolu’ya ve tüm Türkiye ye yaymak için gizli ve

açık toplantılar ve eğitimler yaptıkları, 2011 yılından günümüze faaliyetlerinin

devam ettiği bu şekilde örgütün sürekliliği olduğu, Mehmet Osman Kavala’nın

gerek M.A.A. ve gerekse diğer şüpheli şahıslarla irtibatlı olarak hareket

ettiği ve örgütsel bir yapıda oldukları anlaşılmıştır. Buna göre şahısların;

I- Olayları Organize Etmek, Başlatmak ve Derinleştirerek

Anadoluya yaymak

II- Yalan Haber Üretmek suretiyle Halkı Kışkırtmak

(Dezenformasyon faaliyetleri)

III- Halkı Suç İşlemeye Alenen Teşvik ve Tahrik Etmek

(Provokasyon Faaliyetleri)

IV- Gezi ve benzeri protestoların devam etmesi ve

gündemde tutulması için, gizli toplantılar, kurslar/etkinlikler/forumlar

düzenlenmek (örgüt faaliyetlerinin devamlılığı) gibi bir kısım faaliyetlerde

bulundukları tespit edilmiştir.

Benzer faaliyetlerin; Gürcistan’daki 'Turuncu Devrimi'

ile 2012 yılında Mısır, Tunus, Yemen gibi ülkelerde görülen ve 'Arap Baharı'

olarak adlandırılan, sosyal medyanın vasıtasıyla halkın mevcut yönetimlere

karşı şiddet eylemleri kullanılarak ayaklanmasını sağlayan hareketlerde de

etkin olduğu gözlenmiştir.

Eylemlerin ilk başladığı tarihlerde gösteri grubunun

önünde polisle tartışan bazı kişilerin taktığı kasklarda ve giydikleri

tişörtlerde '#OCCUPYTURKEY' yazısı yer almaktadır. Gösterilerin temel olarak

örgütlendiği alan olan Twitter'da da en çok kullanılan etiketlerden birisi

'#occupyturkey' dir. Söz konusu hashtag 28 Mayıs 2013 günü başlatılmış ve

hashtag’in altında toplam 500.000 civarında tvveet atılmıştır. Türkiye ve dünya

gündemi twitter listesinde ise günler boyunca en üstte '#DirenGeziParkı' hashtag’i

bulunmaktadır. Facebook'ta ise 'OccupyTurkey' adlı sayfa, bu eylemler hakkında

en hızlı bilgilerin paylaşıldığı, güncel gelişmelerin aktarıldığı sayfa

olmuştur.

Eylemlerin gidişatının yönlendirildiği sayfaya bir iki

gün içerisinde on binlerce üye kaydolmuştur. 'Occupy' İngilizce'de işgal etmek

anlamına gelmektedir. Bu slogan ilk kez 2011’de Amerika'da Wall Street’teki

eylemler için kullanılmış, ardından tüm dünyaya yayılmıştır. Mısır, Gürcistan,

Kazakistan ve daha birçok ülkede 'Occupy' protestoları düzenlemeye başlamıştır.

Dünya çapına Occupy hareketi olarak bilinen sözde 'sivil

başkaldırı' yönteminin teorisyenliğini ABD'de faaliyet gösteren ve Boston

Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Gene Sharp isimli şahıs yapmaktadır.

Yazar kitabında bunun yöntemlerini detaylıca anlatmaktadır. Bugün dünyada olup

biten pek çok toplumsal hareketin ana kaynağı da bu kitaplarda anlatılanlardır.

Büyük maddi destek ile dünyaya ihraç edilen bu projenin uygulayıcıları ise

Otpor/Canvas adı verilen ve Türkçesi 'direniş' anlamına gelen gruptur. İvan

Maroviç isimli Sırp tarafından kurulan örgütün Gürcistan ve Arap dünyasında

yaşanan devrimlerin de mimarı olduğu bilinmektedir.

...

Gezi Parkı eylemlerinin, başından itibaren en etkili bir

parçası olan 'OccupyTurkey' sayfasının tam adresine bakıldığında;

[url]facebook.com/DirenAnadolu[/url] ibaresi karşımıza çıkmaktadır.

Görüldüğü üzere sayfa Aralık 2012'de ilk kez kurulduğunda

'DirenAnadoIu' bağlantı adını seçerken, livestream adlı video-yayın sitesindeki

hesaplarının adı da 'revoltistanbur’dur. 'Revolt' İngilizce; 'ayaklan' veya

'diren' demektir. Yani sayfa ilk kurulduğunda 'diren' sözü belirlenmiştir.

Türkiye'de ve dış dünyada en çok kullanılan '#DirenGeziParkı' hashtagi de

buradan çıkmıştır.

Aslında 'OccupyTurkey' facebook sayfası Aralık 2012’de

kurulmadan çok önce, Wall Street eylemlerinin başladığı dönemde Ekim 2011’de

'Ayaklan İstanbul / Occupy İstanbul' adıyla başka bir sayfa daha

oluşturulmuştur. Sayfa üyeleri bu tarihten itibaren çeşitli aralıklarla 'Revolt

(Ayaklan) İstanbul' eylemleri düzenlemişlerdir.

'Occupy Turkey' sayfası ise ODTÜ'de 18 Aralık 2012

tarihinde başlayan ve günlerce süren öğrenci eylemleri sırasında kurulmuştur.

Kamuoyunu günlerce meşgul eden ve polisin uygulamalarının Gezi Parkında olduğu

gibi tartışma konusu yapıldığı o tarihteki paylaşımlara bakıldığında söz konusu

grubun ODTÜ'ye destek eylemlerine de yön vermeye çalıştığı gözlenmiştir. Grubun

ODTÜ olaylarına karşı gelişen tepkilerle de bir halk hareketi oluşturmayı

düşündükleri ve sayfayı o dönemde açtıkları değerlendirilmiştir. Kısaca

ülkemizde 2012 yılı içerisinde OTPOR/CANVAS denetiminde bir halk hareketi için

defalarca nabız yoklanmıştır.

OTPOR/CANVAS’m ülkemizde uygulamayı planladığı senaryonun

aktörleri genel olarak muhalif kimlikleri ile tanınan sanatçılar, reklamcılar,

ajans sahipleri-çalışanları ile sosyal medya ve bilişim uzmanlarıdır. Söz

konusu şahısların Otpor lideri İvan Maroviç isimli ve Sırp uyruklu şahsın

öncülük ettiği bir grup tarafından eğitildiği, olaylar öncesinde farklı mecralarda

çeşitli oyun, etkinlik ve eylemlerle adeta prova yaptıkları ve Gezi Parkı

eyleminin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde oldukları

görülmüştür.

Türkiye Grubunun aktörleri olan M.A.A. ve eşi A.P.A.

yazar H.M.A. reklamcı M.O.E. isimli şahısların 07 Temmuz 2012 tarihinde

İstanbul ilinde birlikte ayrılarak uçakla Mısır’ın başkenti Kahire'ye

gittikleri ve 15 Temmuz 2012'de ülkemize döndükleri1 tespit edilmiş olup bu

sırada İvan Maroviç'in de Mısır’da olduğu anlaşılmıştır.

Söz konusu şahıslar ülkemize geldikten hemen sonra 30

Temmuz 2012 tarihinde Mi Minör isimli bir tiyatro oyununun provalarına

başlamışlardır. H.M.A.nın yazdığı ve M.A.A. yönetmenlik yaptığı Mi Minör,

izleyiciyi sosyal medya aracılığı ile örgütleyip sergilenecek oyuna davet eden

ve seyircinin de interaktif olarak katıldığı bir tiyatro oyunudur. Nisan 2013'e

kadar gösterimde kalan oyunda izleyici sosyal medya aracılığı ile örgütlenip,

temsili ülkenin başkanına karşı ayaklanmaya teşvik edilmektedir. Gerek oyunun

içeriğine gerekse oyuncuların yaptığı açıklamalara bakıldığında oyun

çerçevesinde gezi parkı eylemlerinin provasının yapıldığı tespit edilmiştir.

Mi Minör adlı tiyatro oyununun gösterimde olduğu günlerde

NTV ve CNN Türk kanallarındaki programlara katılan M.A.A, A.P.A ve H.M.A.nın;

'twitterla devrim olasılığı var', '140 karakterle ülkeler devriliyor', 'Pinima

çok yabancısı olduğumuz bir yer değil', 'yapılamayanların bir alıştırması

olur', 'tiyatroya telefonlarınızla gelin diyoruz' vb ifadelerinin de maksatlı

olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca internette yer alan Ayaklan İstanbul isimli video

görüntüsünde 2011 Kasım ayında İstanbul-Taksim'de bir grupla beraber eylem

yapan M.A.A. A.P.A ve H.M.A. isimli şahıslarla röportaj yapıldığı, bu

röportajda şahısların Arap Baharının bölgesel olmadığı, küresel olduğu, eninde

sonunda ülkemizde de olmasını arzu ettiklerini açıkça dile getirmişlerdir.

Elde edilen bulgular ve tüm dosya kapsamı bir bütün

olarak değerlendirildiğinde Gezi Eylemleri olarak bilinen olayların Mehmet

Osman Kavala önderliğinde Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş tarafından

gerçekleştirilen organizasyonlar neticesinde planlı ve sistematik bir şekilde

gerçekleştirildiği, nihai amacının ülkede şiddet eylemlerinin marjinal gruplar

ve terör örgütlerini kanalize etmek suretiyle tüm ülke geneline yayıp kaos ve

kargaşa yaratarak mevcut hükümeti işlevsiz hale getirmek, ortadan kaldırmak olduğu

anlaşılmıştır.

Bu kapsamda aşağıda açık kimlik bilgileri yazılı

şüpheliler;

Yiğit Aksakoğlu’nun; Gezi eylemlerinin derinleştirilmesi

ve Anadolu’ya yayılmasına yönelik faaliyetler yürüttüğü, bu kapsamda eylemciler

yetiştirmek ve kullanmak için projeler yürüttüğü ... [anlaşılmıştır]."

17.Başvurucunun sorgusu 1/11/2017 tarihinde İstanbul 1.

Sulh Ceza Hâkimliğince yapılmıştır. Sorgu işlemi sırasında başvurucunun

müdafileri de hazır bulunmuştur. Başvurucunun Hâkimlikteki ifadesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"Gezi hareketlerinin yaygınlaştırılması ile ilgili

herhangi bir faaliyete katılmadım, herhangi bir organizasyon düzenlemedim, sorularda

sık sık tekrar edilen Osman Kavala'yı tanımıyorum, benim kendisi ile herhangi

bir görüşmem olmadı, Anadolu Kültür ve Anadolu cem ile herhangi bir ilgim

olmadı, Helsinki Yurttaşlar derneği üyesi değilim, Taksim Platformu üyesi

değilim, ben yüksek lisansımı yurt dışında STK yönetimi üzerine yaptım, dönüşte

Bilgi Üniversitesinde çalıştım, kolaylaştırıcılık kılavuzu ile ilgili olarak

Milli Eğitim Bakanlığı'nın kılavuzunun ilk sayfasını okumak istiyorum,

kolaylaştırıcı diye geçen şey toplantının katılımcılarına karar vermez, çağrı

yapmaz, toplantının yürütülmesine modarötör olarak toplantıyı yürütür, ben bunu

Bilgi Üniversitesi ve çeşitli kuruluşlarda profosyonel olarak yaptım halen de

yapıyorum, benim bir kısım arkadaşımla kurup daha sonra kapattığım Diyalog ve

Uzlaşma Merkezi derneğini hükümetin yürüttüğü çözüm süreci ile ilgili olarak

kurdum çözüm süreci sona erince kapattım ama herhangi bir faaliyet yürütmedim,

Helsinki Yurttaşlar Derneği ile tek bir toplantı yaptık, bu toplantıda farklı

toplumsal guruplarda çözüm sürecini nasıl sürdürebiliriz diye konuştuk bu

toplantının Gezi eylemleri ile herhangi bir ilgisi yoktur, ayrıca bu derneğinde

üyesi değilim, Açık Toplum Vakfı ve Taksim Dayanışması ile bir ilişkim yoktur,

Garaj İstanbul toplantısı ile ilgili olarak burada kolaylaştırıcılık olarak

katkıda bulundum, bu toplantı temel olarak bütün bu iş doğasever barışçıl bir

hareketten böyle bir şiddetli harekete nasıl dönüştü onu konuşmak için

yapılmıştı, ben de bu yönde mesleki katkıda bulunmak üzere katıldım, çağrıcı

olmadım, düzenleyici olmadım, kararlar aldırmadım, kararlar almadım,

katılanların isimleri vardır, akademisyenlerdir, olan biteni anlamlandırmaya

yönelik katılımlardı, biten Gezi olaylarını yeniden canlandırmaya yönelik bir

görüşme yoktur, ben Gezi eylemlerine katılmadım, ben o dönemde Cihangir 'de

oturuyordum, evimin önünde bile gaz bombası atıldı, 3 yaşında küçük bir çocuğum

vardı, eylemlerin nereye gittiğini gözlemlemek zorundaydım, Aleviler ile ilgili

toplantıda alevi derneklerine yönelik derneklerin kendi yürüttüğü toplantılar

ile ilgili olarka Bilgi Üniversitesinden destek aldılar, bende burada

kolaylaştırıcı olarak görev aldım, bu toplantıların gezi ile alakası yoktur,

Avrupa Birliğinin finansmanı ile Alevi derneklerinin kendi yürüttüğü toplantılardı,

bende Bilgi Üniversitesinin görevlendirmesi ile kolaylaştırıcı olarak görev

aldım, çözüm sürecine katkı amacı ile sorunun şiddetten arındırılması amacı ile

şiddetsiz eylem sitesini satın aldım herhangi bir şey yayınlamadan bu siteyi

kapattım, şiddetsiz eylem sitesini tam tarihlerini hatırlamıyorum ama Gezi

olaylarından önce çözüm süreci ile ilgili olarak satın aldım, sonrasında

kapattım, dediğim gibi oradan bu konuya katkıda bulunmak gibi bir isteğim

vardı, herhangi bir şey yayınlamadan bu siteyi kapattım, bu dernek ve veb

sitesi çözüm sürecine etki etmek amacıyla giriştiğim şeylerdi, TÜSEV ile olarak

Türkiye'de vakıfların kurduğu vakıftır, bu vakıf içinde profosyonel olarak bir

araştırma yürüttüm, bu çalışmayı Yapı Kredi bankası desteklemişti, TÜSEV'e bir

araştırma yaptım, bunun da sonuçları yayınlandı, Şebeke diye geçen konu ile

ilgili Şebeke Avrupa birliği destekli İstanbul Bilgi Üniversitesinin yürüttüğü

gençlerinde katıldığı bir projedir, bu proje kapsamında ben bilgi

üniversitesine Türkiye Büyük Millet Meclisinin nasıl çalıştığına dair bir veb

sitesi hazırladım ve çalışmalar yaptım, son olarak Mark diye geçen şahısla

ilgili tapeler Mark Bernard Van Leer vakfının o zamanlar Türkiye Temsilcisidir,

bu vakıf Hollanda merkezli vakıftır, 0-6 yaş dönemi çocuklarla ilgili

çalışmalara teknik ve finansal destek sağlar, o dönem Beyoğlu belediyesinin

kurduğu kültür kenti vakfını destekliyordu, ben de vakfa profosyonel olarak

destek veriyordum, tapelerde geçen çeşitli konuşmalar, afiş vs. gibi şeyler ya

Boğaziçi Üniversitesinin yürüttüğü bir araştırma için, ya Ankara Üniversitesinin

yürüttüğü bir araştırma için ya da Beyoğlu Belediyesinin yürüttüğü araştırma

için yapılan konuşmalardır, Gezi hareketi ve Gezi eylemleri ile bir ilişkisi

yoktur, son olarak avukat arkadaşlar nasıl farklı davalara giriyorlar, ben de o

dönem farklı kuruluşlar için danışmanlık hizmetleri yapıyordum, bunların Gezi

ile alakası yoktur, Gezi ile ilgili olarak sadece Garaj İstanbul toplantısı

sayılabilir bu toplantıda bahsettiğim gibi nasıl derinleştirilmesi ile ilgili

bir toplantı değildir, anlaşılması için bir toplantıdır, şuanda halen Bernard

Van Leer vakfı için tam zamanlı olarak çalışıyorum, başka bir vakıfta

çalışmıyorum, bu vakıfla Sultanbeyli, Sarıyer, Beyoğlu, Maltepe belediyelerine

0-6 yaş dönemi çocuklarına yönelik çalışmalarda danışmanlık yapıyorum."

18.İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, sorgusunun ardından

başvurucunun Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini

yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan tutuklanmasına karar vermiştir.

Tutuklama kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Şüpheli Yiğit Aksakoğlu'nun üzerine atılı Türkiye

Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye

Teşebbüs Etme suçunun niteliği, şüpheli hakkında yapılan iletişimin dinlenmesi

ve kayda alınması, fiziki takip tutanak ve tespitleri, bu tespitlerde gezi

olayları bittikten sonra gerçekleştirilen çeşitli toplantıların

organizasyonunda modaratör ve kolaylaştırıcı adı altında görev aldığı, her ne

kadar toplantıların içeriğine ulaşılamamış ve karanlıkta kalan yönleri olsa da

iletişimin tespiti tutanaklarında bu toplantıların geziden sonra tekrar sivil

itaatsizlik, şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin

yapılmasına yönelik bir takım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği kanaatine

ulaşıldığı, şüphelinin çeşitli şahıslarla bu toplantıların düzenlenmesinde

aktif olarak görev aldığı bu sebeplerle şüphelinin üzerine atılı suçu

işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin

bulunduğu, atılı suçun CMK 100/3 katalog suçlardan olması, atılı suçun yasada

öngörülen cezasının alt ve üst sınırı, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin

uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nın 100 ve devamı

maddeleri uyarınca şüphelinin tutuklanmasına ... [karar verildi.]"

19. Başvurucu 20/11/2018 tarihinde tutuklama kararına

itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde, şiddetsiz eylemler yoluyla

Hükûmeti devirme suçunun oluşmasının mümkün olmadığını, FETÖ/PDY üyesi savcılarla

başlatılan usulsüz dinleme ve takiplerle delil üretildiğini, toplantıların Gezi

olaylarıyla ilgiliymiş gibi gösterilemeye çalışıldığını, Alevilere yönelik

toplantıların Gezi olayları ile ilgisinin olmadığını, Helsinki Yurttaşlar

Derneğinde gerçekleştirilen toplantının çözüm sürecine destek amaçlı

yapıldığını, Marc isimli şahsın, çalıştığı vakfın yöneticisi olduğunu, bu

kişiyle çocuklarla ilgili olan vakfın çalışmaları kapsamında görüştüklerini,

Garaj İstanbul toplantısına kolaylaştırıcı olarak katıldığını, bu toplantının

suç oluşturmadığını, Mehmet Osman Kavala'yı tanımadığını, Açık Toplum Vakfı ve

Anadolu Kültür A.Ş. ile bir bağının bulunmadığını, 5 yıllık bir soruşturmada

tüm deliller 2013 yılına ait iken neden tutuklama tedbirinin gerekli hâle geldiğinin

makul bir gerekçesinin sunulmadığını, tutuklanmasının hukuksuz ve ölçüsüz

olduğunu belirtmiştir.

20. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği 29/11/2018 tarihinde

itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"İstanbul 6.Sulh Ceza Hâkimliği'nin 17/11/2018 tarih

ve 2018/844 Sorgu sayılı tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğu,

kararın gerekçesine göre yerinde olduğu, kararda değişiklik yapılmasını

gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı ve itirazın yerinde olmadığı

kanaatine varıldığından itirazın reddine, şüphelinin tutukluluk halinin

devamına ... [karar verildi.]"

21. Başvurucu 13/12/2018 tarihinde yapılacak tutukluluk

incelemesinde tahliye edilmesi için dilekçe sunmuştur. Başvurucu bu

dilekçesinde, ifade alma işlemi sırasında sorulan sorulardaki toplantıların

içeriklerinin Gezi olayları ile ilgisi olmadığına ilişkin belgeler ve uzman

mütalaası sunmuştur.

22. İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği dosya üzerinden

yaptığı incelemede 14/12/2018 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına

karar vermiştir.

23. 18/12/2018 tarihinde başvurucu hakkındaki soruşturma

2014/40852 sayılı soruşturmadan tefrik edilerek 2018/211876 sayılı soruşturma

dosyası üzerinden yürütülmüştür. Savcılık aynı tarihte 2018/211876 sayılı

soruşturmanın 2018/210299 sayılı soruşturma ile birleştirilmesine ve

soruşturmanın 2018/210299 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.

24. Başvurucu 21/12/2018 tarihinde tutukluluğun devamı

kararına itiraz etmiştir. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği 21/12/2018 tarihinde

itirazın reddine karar vermiştir.

25. Başvurucu 10/1/2019 tarihinde yapılacak tutukluluk

incelemesinde tahliye edilmesi talebinde bulunmuştur.

26. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği 11/1/2019 tarihinde

dosya üzerinden verdiği kararla başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar

vermiştir.

27. Başvurucu 21/1/2019 tarihinde bu karara itiraz

etmiştir. İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği 29/1/2019 tarihinde itirazın reddine

kesin olarak karar vermiştir.

28.Başvurucu 28/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

29.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19/2/2019 tarihli

iddianame ile başvurucu ve diğer on altı kişi hakkında aynı yer ağır ceza

mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede;

i.Gezi olaylarında Occupy Hareketi olarak bilinen

ve teorisyenliğini Gene Sharp’ın (pasif direniş teorisi ve yöntemleri üzerine

çalışan Amerikalı siyaset bilimci) yaptığı sivil başkaldırı yönteminin

kullanıldığı, söz konusu yöntemlerin OTPOR (Sırbistan’da 1998-2004 yılları

arasında faaliyet gösteren, dönemin lideri Slobodan Miloseviç’in devrilmesine

neden olan sokak hareketlerinin önemli bileşenlerinden bir gençlik hareketi) ve

CANVAS (Centre for Applied Nonviolent Action and Strategies/Şiddet İçermeyen

Eylem ve Stratejiler Uygulama Merkezi, eski OTPOR liderlerinden Slobodan

Djinoviç ve Srdja Popoviç tarafından 2004 yılında kurulan bir sivil toplum

örgütü) adı verilen gruplar tarafından Arap dünyasındaki kalkışma hareketleri

sırasında uygulandığı ileri sürülmüştür. George Soros’un Orta Doğu ve Baltık

ülkelerinde gerçekleşen ve özgürlükçü hareket olarak nitelenen halk hareketleri

kapsamında OTPOR/CANVAS’a finans desteği sağladığı belirtilmiştir. CANVAS’ın

aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede faaliyet gösterdiği,

OTPOR/CANVAS denetiminde bir halk hareketi için Türkiye’de de nabız yoklandığı

iddia edilmiştir.

ii. Bu kapsamda 2012 yılı Aralık ayında Orta Doğu Teknik

Üniversitesinde başlayan öğrenci eylemleri sırasında Occupy/Turkey adlı

hareketin kurulduğu, bu hareketin sosyal medya faaliyetleri yürüttüğü iddia

edilmiştir. Occupy/Turkey’den önce 2011 yılında Ayaklan İstanbul/Occupy

İstanbul adıyla bir internet sayfası oluşturulduğu, bu harekete üye olan

kişilerce çeşitli aralıklarla eylemler düzenlendiği, Gezi eylemleri başlamadan

önce M.A.A. gibi bir kısım şüphelinin 2011 yılı içinde Taksim Gezi Parkı’nda

çekilmiş eylem video ve görüntülerinin bulunduğu, M.A.A.nın da yer aldığı bu

görüntülerde "Ayaklan İstanbul" ibaresinin olduğu, Gezi

Parkı’nda eylemde bulunma daveti yapıldığı, bu nedenle 2011 yılında gündem oluşturma

çabalarının başladığı ve 2013 yılındaki Gezi olaylarına uygun ortam

hazırlandığı ileri sürülmüştür. Gezi olayları sırasında da Occupy/Turkey

hareketinin etkili olduğu, özellikle sosyal medya üzerinden eylem çağrılarında

bulunduğu belirtilmiştir.

iii. Gezi olaylarında ön plana çıkan şahıslar ile

OTPOR/CANVAS eğitmenleri arasında irtibat olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda

OTPOR yöneticilerden I.M.nin 18-21 Haziran 2012 tarihlerinde Türkiye’ye

geldikten sonra 7-15 Temmuz 2012 tarihlerinde Mısır’a gittiği, aynı tarihlerde

Gezi olaylarında ön planda bulunan M.A.A. ve birlikte hareket ettiği şahısların

da I.M.den halk ayaklanması ile ilgili eğitim almak üzere Mısır’da bulundukları

ileri sürülmüştür. Aynı zaman dilimi içinde başvurucunun da -yaklaşık yirmi beş

günlük süreçte- Gezi olaylarının koordine edilmesi maksadıyla Belçika, Almanya

ve ABD’ye gittiği vurgulanmıştır. Başvurucunun daha sonraki süreçte de Fransa,

Belçika, Ermenistan, Macaristan ve Fas’a gittiği iddia edilmiştir.

iv. İddianameye göre yurt dışı seyahatlerinden sonra

30/7/2012 tarihinde “Mi Minör” isimli bir tiyatro oyununun provalarına

başlanmıştır. Şüphelilerden H.M.A.nın yazdığı ve M.A.A.nın yönetmenliğini

yaptığı oyunda izleyici sosyal medya aracılığı ile temsilî ülkenin başkanına

karşı ayaklanmaya teşvik edilmektedir (Oyunda Pinima adlı bir ülke ve bu

ülkenin başında zalim bir diktatör bulunmaktadır. Diktatörün itici demokrasi

konuşmaları, tutuklamalar, adam öldürmeler, susturmalar, bağrışmalar halkın

canını sıkar ve halk başkana karşı ayaklanır. Bu esnada seyirciler tarafından

akıllı telefonlar aktif olarak kullanılır ve sosyal medyada izleyiciler başkan

aleyhine mesajlar yazarak isyan ederler.). Bu oyun ile Gezi olaylarının

provasının yapıldığı iddia edilmiştir.

v. Gene Sharp’ın belirlediği ve OTPOR/CANVAS hareketinin

uygulandığı 198 şiddetsiz protesto ve ikna yönteminin Gezi olayları sırasındaki

eylemlerle bire bir eşleştiği iddia edilmiştir. George Soros’un finanse ettiği

OTPOR’un da bu olaylarda ön planda yer aldığı, başvurucunun da George Soros’un

Türkiye’deki bağlantısı ve Açık Toplum Vakfı üzerinden para aktardığı kişi

olduğu ifade edilmiştir.

vi. 16 şüphelinin gevşek de olsa hiyerarşik ve iş

bölümüne dayanan bir ilişki içinde bulunduğu, Gezi eylemlerini toplumsal eylem

ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak

belirlediği ve bu doğrultuda çalıştığı ileri sürülmüştür. Profesyonel eylemci

yetiştirmek amacıyla gizli ve açık toplantılar düzenledikleri, eğitim

çalışmaları yürüttükleri, sosyal etkinlikler düzenledikleri, Avrupa

kurumlarında görev yapan kişilerle görüşerek Gezi eylemleri lehine kamuoyu

oluşturma çabasına giriştikleri iddia edilmiştir. Başvurucunun yöneticiliğini

yaptığı Açık Toplum Vakfının bu faaliyetlere finans desteği sağladığı belirtilmiştir.

vii. Başvurucunun İstanbul Bilgi Üniversitesinde Sivil

Toplum Kuruluşları (STK) Eğitim ve Araştırma biriminde çalıştığı, toplumsal

eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak

belirledikleri iddia edilen eylem biçimi olan sivil itaatsizlik üzerine

çalışmalarının bulunduğu ileri sürülmüştür.

viii. Başvurucunun H.H.G. (Sivil Toplum Geliştirme

Merkezi Derneği yöneticileri arasında iletişim koordinatörüdür.), Helsinki

Yurttaşlar Derneği ve İ.E.(H.H.G. ile aynı ofisi kullandığı ileri sürülmüş.)

ile irtibatlı olduğu belirtilmiştir.

ix. Başvurucu ile H.H.G. arasında 4/2/2013-30/6/2013

tarihleri arasında toplamda 42 adet, İ.E. ile arasında 22/11/2012-10/6/2013

tarihleri arasında toplamda 8 adet, Mehmet Osman Kavala ile arasında 3/12/2012

tarihinde toplamda 1 adet iletişim kaydının mevcut olduğu, bu suretle de

başvurucunun Gezi olayları başlamadan önce de diğer şüphelilerle irtibat

hâlinde bulunduğu ve faaliyetler yürüttüğü ileri sürülmüştür.

x. Mehmet Osman Kavala'nın talimatıyla H.H.G. ile

birlikte Gezi olaylarının derinleştirilip yaygınlaştırılması için Garaj

İstanbul, Anadolu Jam, Baraka gibi forumların yapılması, toplumsal eylem ve

kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak

belirledikleri eylem biçimi olan sivil itaatsizlik ve kolaylaştırıcılık eğitimi

verilmesi için yurt dışından eğitimci getirilmesi ve bu amaçla toplantılar

yapılması gibi birçok faaliyette görev aldığı iddia edilmiştir.

xi. H.H.G., başvurucu, F.T., A.G.nin Gezi parkı eylemlerini

derinleştirip yaygınlaştırmak amacıyla çeşitli çalışma grupları içinde yer

aldıkları, Gezi eylemleri süreci sonrasında oluşan toplumsal hareketliliği

kendi istekleri doğrultusunda yönlendirebilmek amacıyla İstanbul ve Türkiye

genelinde yapılmakta olan forumlara katıldıkları, bu forumların Taksim

Dayanışmasının çatısı altında daha derli toplu hâle getirilebilmesi için karar

alındığı, Forum Koordinasyon toplantıları yapıldığı, H.H.G.nin yaptığı

görüşmelerinde Gezi direnişi ile ilgili bir grup insanla sürekli toplantı

hâlinde olduklarını, organizasyonla uğraştıklarını, Mehmet Osman Kavala, T.T.

gibi şahıslarla bir çalışma grubu oluşturarak toplantılar yaptıklarını, bu

toplantılarda Gezi hareketinin nasıl daha derinleştirilip genişletilebileceği

ve Anadolu’da yaygınlaştırılacağını konuştuklarını aktararak "Gezi ile

ilgili hem kişisel hem örgütsel olarak yoğun çalışıyorum…" dediği,

çalışmalarla ilgili başvurucu ve H.H.G.nin Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğini

kurdukları, değişik tarihlerde toplantı ve forumlar düzenledikleri, yapılacak

son toplantının 27/6/2013 tarihinde olacağından bahsettikleri, toplantı için

Mehmet Osman Kavala'nın sahibi olduğu Cezayir Restoran veya Garaj İstanbul

isimli işyerlerinin isminin konuşulduğu ancak toplantının Garaj İstanbul'da

yapılmasının kararlaştırıldığı ve 27/6/2013 günü 18-21 saatleri arasında

H.H.G., başvurucu, F.T., A.G. organizesinde 31 kişinin katılımı ile toplantının

gerçekleştirildiği belirtilmiştir.

xii. İddianamede H.H.G., F.T. ve başvurucunun birlikte

hareket ederek birçok çalışmayı organize ettikleri, toplumsal eylem ve kaosa

dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri

eylem biçimi olan şiddetsiz eylem konusu ile ilgili eğitimler

verdikleri, başvurucunun "siddetsizeylem.org" internet

sitesinin sahibi olduğu belirtilmiştir. Bu eylem biçimleri ile ilgili yurt

dışından gelen bazı eğitmenlerden "büyük grup kolaylaştırıcılığı ve

konsensüs eğitimi" adı altında eğitim aldıkları, bu amaçla

başvurucunun Çukurcuma'da bulunan ofisinde 26/6/2013 günü saat 19.00'da

başvurucu, H.H.G., F.T., A.G. ile birlikte yaklaşık on sekiz (18) kişinin

katılımı ile şiddetsiz eylemler ile ilgili eğitim verildiği belirtilmiştir. Bu

kapsamdaki telefon görüşmeleri özetle şöyledir:

- 26/6/2013 tarihli görüşme:

[H.H.G.] Saat 7’de Çukurcuma’da bir grup insan büyük

grup kolaylaştırıcılığı ve konsensüs üzerine bir eğitim alacağız yurt dışından

bir kolaylaştırıcı gelmiş .. F. dedi ki E. de gelsin Anadolu Jam’den yatırım

olur ileriki dönem için.

- 26/6/2013 tarihinde H.H.G. ile A.G. arasında yapılan

görüşme:

[H.H.G.] Peki akşam ne yapacaksın?

[A.G.] Belli değil yani burda kalma ihtimalim var

hayırdır.

[H.H.G.] Ya Yiğit bahsediyordu ya bu yurtdışından

konsensüs şiddetsiz eylemle ilgili falan bir eğitmen gelecek toplantı yapacak

diye. Onlar o toplantı yapmışlar bir tane kolaylaştırıcı eğitimi yapalım

diyorlar bu akşam büyük grup kolaylaştırıcılığı ve konsensüs saat 7’de

Çukurcuma’daki ofisite F. geliyor E. geliyor.

[A.G.] Çok güzel. Ben arayım sizi o zaman çünkü daha

yeni baya uzak burası daha yeni geldim giremedim bile eve girmeye çalışıyorum

yani.

[H.H.G.] Saat 7’de

[A.G.] Tamam ben sana haber veririm o zaman son

durumu.

- 26/6/2013 tarihinde F.T. ile H.H.G. ve başvurucu

arasında yapılan görüşme:

[F.T.] Forumlardan var mı insan bu akşama

gelebilecek?

[H.H.G.] Hangi forumlardan?

[F.T.] Mahalle forumlarından.

[H.H.G.] Buradaki insanların bir kısmı mahalle

forumlarına gidiyorlar zaten forumlardan insan dediğin onları organize eden

falan gibi.

[F.T.] Yani evet böyle her forumdan birkaç kişi var

çünkü yani öne çıkmış ya da baya emek veren.

[H.H.G.] Yiğit bence gerek yok diyor çünkü buradaki

ekip zaten ne biliyim F. var mesela.

[F.T.] Anladım bi yani aklıma gelen isimler var ama

hani eğer müsaitse.

[H.H.G.] Dur vereyim ben Yiğit’i.

[Başvurucu] Hani şey insanları dahil etmek gibi bir

derdim var bir yandan da sayıyı makul ve kullanışlı birşeyde tutmak gibi de bir

derdim var.

[F.T.] Bir iki isim daha geliyor H.H.G. ile

konuştuklarımız haricinde yani eğer çok sıkışıklık yaratmayacaksa.

[Başvurucu] Bir iki isim hiç sorun değil ama hani

böyle forumlara çağrı ırdan işte ne biliyim böyle … bir iki isim he ya isim

üzerinden gidelim olur öyle tamam.

[F.T.] Tamam L. diye bir arkadaşım var yaz okulu

fikrini birlikte konuştuğumuz insan o da kolaylaştırıcı onu önerecektim sonra

S.E. var bizim yine şey hareketlerimizden yani Permakültür falan.

[Başvurucu] Tabi tabi direkt çağır ben şimdi e mail

atacağım davet gibi yani böyle ne olduğunu anlatan.

xiii. Başvurucunun toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek

istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri iddia edilen

eylem biçimlerinin tüm ülke çapına yayılması amacıyla özellikle Alevi kökenli

vatandaşlara da bueylem biçimlerinin eğitimini verdiği ileri sürülmüştür. Bu

kapsamda başvurucu ve beraberindeki bazı şahıslar tarafından 13-14/7/2013

tarihlerinde Taksim'de bir otelde yaklaşık 20 kişilik bir gruba eğitim

verildiği belirtilmiştir. Bunların yanı sıra başvurucunun Süryaniler ve Rumlar

gibi bazı gayrimüslim vatandaşları da bu tür eğitimlerden geçirmeye çalıştığı,

konuyla ilgili H.H.G., Z.M., N.E.,M.F.B., B.K.ile de görüşmeler yaptığı iddia

edilmiştir.

-30/6/2013 tarihinde başvurucu ile B.K. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[B.K.] Eğitim iyiydi genel olarak iyi geçtiğini

söyleyebilirim gayet güzel geçti yöntem şu bu ta ki son 15-20 dakikaya kadar.

[Başvurucu] Gerçekten ne oldu?

[B.K.] Çok sakindim hiç ihtilaf yaşamadık bilmem ne

şu bu ondan sonracığıma Uğur’un araçlarını kullandım güzel çalıştılar üzerine

konuştuk hazırlığımı yaptım metinler okudum yasal çerçeve zart zurt ondan sonra

herşey iyi gidiyordu din ve inanç özgürlüğü sizce ne diye sordum hani neden

bahsediyoruz neyi talep ediyorsunuz diye işte ibadethane işte başka derdiniz

yok mu hani başka talebiniz yok mu ibadethane iyi peki tamam hani siz

dillendirmiyorsanız ben hani kendi okuduğum yerden bildiğim yerden birşeyler

söyleyeyim gibi bir yere girdim ve ondan sonra pişman oldum yani çünkü oraya

girmeden daha bir takım insanlar işte siz biliyor musunuz ne kadar biliyorsunuz

ya işte Alevi cemaatini işte siz Alevi misiniz böyle hani anlata ... bu

dertleri biz yaşıyoruz mağdur olan biziz hep böyle mağdurluk şeyinden yerinden

ama bunlar bir iki kişi ama yetiyor yani sinirlerini bozmaya tam böyle çekmeye

çalışıyorsun onlar işte başka bir şey diyor diyorum ki hani burada sadece

azınlıklar yok Rumlar var Süryaniler var başka cemaatler var onlar sizin gibi

din adamı yetiştiremiyor işte hani böyle bir okula ruhban okuluna ihtiyaçları

var filan hani bu bir ihtiyaç pedagojik olarak yanlış biz Eğitimsen olarak işte

din eğitmesi yahu pedagojik olarak yanlış olması başka bir şey talep olarak

gelmesi bunun ve bunu sosyal devlet olarak karşılanması başka bir şey

yasaklansın filan yani yasaklanınca ne farkı kalıyor bi şey cemevinin

yasaklanmasından Kur'an kursunun yani niye yasaklıyoruz arkadaş filan derken

böyle bir sesler yükselince tamam dedim hani benim daha başka söyleyecek

birşeyim yok … İyi oldu ve sadece hani daha böyle bireysel bir yerden konuştuk

hani kendimize bakalım edelim ikinci eğitimde daha böyle örgütlülük üzerinden

katılım üzerinden sivil toplum üzerinden konuşacağız deyip oralara hiç

girmedim.

[Başvurucu] Güzel çok güzel

[B.K.] E. hoca birara yurttaşlık birşeyler konuştu E.

hocanın şeyi de iyiydi konuşması da iyiydi gayet tatlı tatlı bir eğitim

geçirdik son böyle bir sürtüşme oldu ama no problem o da nazarlık artık diyelim

böyle özetleyebilirim sana.

[Başvurucu] Tamam çok sevindim bunlar çok iyi

haberler yaptığımız kurgular artık yapmamız gerekmiyor oluyor bunlar çok iyi

haberler yani … iyi çok sevindim çok iyi olmuş biz de şeyde ne derler ona ya

çok acayip şeyler oldu güzel bağlantılar oldu onu söyleyeyim böyle central

fordimanti ..dais diye bir yer varmış Cenevrede o herif çok ilgi gösterdi.

Katılmış yani yapılacak şeyler var diyor orda bizim Fıratlar muhtar murat falan

vardı onlarla hem görüştüm hem denk getirdim gençlik bahçesinde çay içtik falan

başındaki adamla bu sabah konuştum o da hani elimizden geleni yapalım falan

birşeyler söyledi o da neyse yani konuşşun falan filan diye böyle ondan sonra

yani çok çok acayip bağlantılar oldu çok iyi şeyler oldu güzel oldu yani hani

çok para eder bir şey değildi ama iyi oldu.

[B.K.] Evet herkes zaten o yüzden gitti muhtemelen

şüreka ordaydı gibi hissetim Twiterda ben.

[Başvurucu] Şey bir ortamdı yani güzel bir ortamdı

ondan sonra.

[B.K.] Dün burası da çok güzel yani Taksim de harika

bir ortamdı çünkü hani bir saniye bekle hem Kürtçe sloganlar vardı hem de Türk

bayrakları falan böyle inanılmaz bir kalabalık böyle tüyler ürperticiydi çok

mutlu oldum filan.

[Başvurucu] Orda hep bunu söyledik yani toplantıda

falan bunlar hatta ben söz aldım söyledim yani şimdi … diye slogan atılıyor

Beşiktaş’ta Kadıköy’de yani Gezi ruhunu küçümsemeyin falan gibi şeyler söyledim

yani.

[B.K.] İyi demişsin ve öylede olduğunu göstermek için

iyi oldu gerçekten.

[Başvurucu] Aynen aynen hadi görüşürüz.

- 8/7/2013 tarihinde H.H.G ile başvurucu arasındaki

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] Bu hafta sonu İstanbul’da olmak gibi bir

ihtimalin yok değil mi?

[H.H.G.] Hayır 12 Temmuz'daki toplantı için mi

diyorsun?

[Başvurucu] Hayır 13-14 ünde Alevilere eğitim

yapacağız ücretli mücretli iş yani onun için ilgilenirsen gel diyeceğim.

[H.H.G.] Bakayım dönecek gibi olursam şey yaparım.

[Başvurucu] Yok öyle değil uğun söylemen lazım ki ben

de ikinci eğitmen ayarlayacağım yani ya sen olacaksın ya da başkasını

ayarlayacağım yani şey değil … olarak öyle not almaya falan değil.

[H.H.G.] Bayağı da iyi bir fırsatmış ya ben Alevi

olduğu için şey yaptım.

[Başvurucu] Yaa yaa kim Alevi?

[H.H.G.] Niye böyle zorluyorsun insanları?

[Başvurucu] Neyi zorluyorum.

[H.H.G.] Ya şu anda arada kaldım işte tatili yarıda

bırakıp gelmek.

[Başvurucu] Biliyorum hadi 15 dakika o zaman bir

sigara içeyim sen bir düşün ondan sonra sen cevap ver bana.

[H.H.G.] Tamam mı?

- 8/7/2013 tarihinde başvurucu ile N.E. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[N.E.] Ben seni şey için arayacaktım ne oldu bu

eğitimler ne bitti nasıl bir süreç işliyor ne oluyor ne bitiyor diye sana genel

anlamda hem bir durum değerlendirme hem gelecek projeksiyonu sormak için

aramıştım.

[Başvurucu] Eğitimler dediğin Alevilere yaptığımız mı

tamam ben de onun için aradım. Gerçekten olaylar tesadüfler vesaire şimdi bu

hafta sonu tekrar 13-14ünde tekrar eğitim yapıyoruz devam eğitimi yani aynı

gruba bu sefer başka konu yapacağız dolayısı ile müsait misin?

[N.E.] Haftaya müsaitim ama bu hafta değilim.

[Başvurucu] Anladım haftaya alamıyoruz onlar da bu

hafta yapacaklar işte sonra Eylül'e falan kalacak süreç şöyle biz bu eğitimleri

aynı şekilde yani iki artı iki gün olarak dört şehirde daha yapacağız. Ankara

İzmir Dersim Mersin dolayısıyla hani ama Eylül’de başlayacağız ondan sonra

tarihlere göre hani işte senin B.nin benim ve şimdi bir üçüncü dördüncü kişiyi

de dahil edeceğimiz daha geniş bir ekiple onları paylaş belki paralel eğitimler

yaparız yani aynı hafta sonu başka şehir eğitim olur falan hep aynı içerikleri

tekrar edeceğiz olay budur genel olarak mevzu bu ama Eylül'de başlayacağız …

senin geldiğin görüştüğümüz ofiste derneği kurduk orada çalışmaya başladık

ilgilenirsen onun da yazışmalarına seni dahil edeyim orada da hem işye Kürt

sorununa çözümüne sivil toplum katkısı üzerine işler hem de şiddetsiz eylem

yöntemlerinin teşvik edilmesi yaygınlaştırılması ile ilgili işler yapmaya

çalışacağız burada yani o dernekte gelir yok dolayısıyla herkes gönüllü

çalışıyor hani iş olarak değil ama gönüllü olarak orada bir şeyler yapmak

istersen de orada öyle bir alan var onu da söyleyeyim.

- 8/7/2013 tarihinde başvurucu ile F.B. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] Bilgi Üniversitesi ile beraber Alevi

Kültür Derneklerine bir eğitim yapıyoruz din ve vicdan özgürlüğü işte

ayrımcılık savunuculuk sivil toplum örgütleri vesaire ile ilgili bunun ilkinin

iki hafta önce hafta sonu yaptık ikincisini yapacağız yine aynı ekibe fakat

arkadaşlar diyorlar ki başka cemaatlerden de arkadaşlar olsa hani hem bir

iletişim alanı olur hem işte aynı konulara benzer yerlerden bakmaya başlarız

falan filan gibi sen de Agos’ta çalışıyorum demiştin acaba Ermeni cemaatinden

böyle bir iki genç arkadaş hani bu konularla ilgilenen eğitime yönlendirmek

mümkün olur mu diye seni arayayım dedim nedir durumun.

[F.B.] İyi yapmışsın şimdi şöyle söyleyeyim bunlar

katılanlar genelde gençler mi katılıyor?

[Başvurucu] Ya biz öyle tercih ettik ama işte hani

çok genç olamadı hepsi ben katılamadın o eğitime hepsi çok genç olamadı ama

gençlerde vardı dolayısıyla tercihen genç ve kadınları hani öncelik verelim

diyoruz zaten bir iki kişi ama hani zaten dernekçi olan bu işlerle ilgilenen falan

birileri varsa işte erkek veya orta yaş ve üzeri onları da kabul ederiz yani ne

yapalım ama dediğimi gibi bir iki kişi zaten durum budur. Ben bir çağrı da

gönderirim sana hani şey resmi bir davetiye derneğin hazırladığı sende onunla

davet edebilirsin eğer istersen.

[F.B.] Anladım anladım benim aklıma hep Agos’un bu

hafta sonu internet sitesine organize ediyorlar şapgir diye bir şey var bu

gezide de hani Twitter falan şeyi kurmuşlardı orada T.N. var Anadolu Kültür’de

çalışıyor hani orda onun olması daha iyi şimdi mesela direk Agos’tan olacağına

sonuçta gazeteci yani.

[F.B.] Mesela o biraz daha bir şeyiyle sivil toplum

Anadolu Kültür'den ona ulaşabilirsin ya da ben sana telefonunu atarım sen bana

hani o duyuruyu da istersen gönder.

[Başvurucu] Tamam ben sana şimdi davetiyeyi

gönderiyorum sen tamar’ın da telefon yada mailini gönderirsen daha kolay

ulaşırım hafta sonu olduğu için çok da vakit yok hani bir an evvel direk

bağlantı kurayım tamam.

[F.B.] Tamam haberleşiriz.

- 9/7/2013 tarihinde başvurucu ile Z.M. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] Bu şey Bilgi Üniversitesine bu Alevi

Kültür Dernekleri Federasyonuna geliyorlar. İşte biz bir proje aldık bunun

eğitimlerini beraber yapalım diyorlarA. hoca da buluyor işte bunları nasıl

yaparız falan filan biz onlara proje metnine uygun ama hani bizce daha doğru

bir eğitim modeli işte içeriği önerdik onların derdi din ve vicdan özgürlüğü

üzerine yoğunlaşmak biz de dedik hani bu tek başına bir işe yaramıyor yaramaz

hani işte ayrımcılığa bakmamız lazım ondan sonra ya da onunla beraber din ve

vicdan ondan sonra işet ve sivil toplum gibi de hani böyle biraz bireysel

dersler biraz da kurumsal kapasite gelişimine katkıda bulunacak bir eğitim

programı önerdik bu eğitim beş şehirde yapılacak ilki İstanbul’da oluyor

29-30'unda birinci ve ikinci gün yapıldı. Hem din özgürlüğü hem ayrımcılık

üzerine yaklaşık galiba ya on beş ya on sekiz kişi vardı genelde Alevilerden

oluşan bir ekipti bunlar ben katılamadım B. ile N. diye başka bir arkadaşımız

yaptılar.

xiv. Başvurucunun bir telefon konuşmasında OTPOR’un

lideri İvan Maroviç'in Türkiye’ye getirilmesinden bahsettiği ileri sürülmüştür.

Başvurucunun bu suretle kalkışmanın yeniden alevlendirilmesi, genişletilmesi ve

toplumun geniş kitlelerinin katılımının sağlanması gayreti içinde olduğu, bu

kapsamda yurt dışı bağlantılarını da devreye sokmaya çalıştığı iddia

edilmiştir.

- 31/7/2013 tarihinde başvurucu ile H.K.Ö. arasında

yapılan görüşme şu şekildedir:

[H.K.Ö.] Bizim bu o şey vardı ya Nonviolence dersini

veren Yörgen hani ... Hasta ... Nonviolence (şiddet karşıtlığı) dersimize

gelemeyecek herhâlde … onun için senden şeyi rica edecektim bu Nonviolence

dersini verecek bize böyle bir iyi bir isim verebilir misin?

[Başvurucu] İvan Maroviç'i getirebiliriz o ağustos

sonunda zaten gelecek gibi görünüyor şimdi ee bu otpor hareketinden…bu işi

profesyonel olarak yapıyor yani orada ... ama tabibiliyorsunuz OTPOR ismi şey

olarak geçti bu Gezi olaylarına hani onlar düzenlediler CIA miaey falan filan diye

geçti ismi yani bilmiyorum duydunuz mu denk geldiniz mi öyle bir tarafı var.

xv. Başvurucunun H.H.G. ile Diyalog ve Uzlaşma Derneğini

kurduğu belirtilmiştir. Başvurucunun bir telefon görüşmesinde "dört beş

tane toplantı yapıldı böyle işte hani ne bileyim sanatçılar gazeteciler

vesairenin olduğu 40-50 kişilik toplantılar onlarda da işte kolaylaştırıcılık

yaptım ne bileyim toplantı çağırıcılığı yaptık sanatçıları topladık bizim

ofiste hani Gezide iş yapmış sanatçıları falan filan böyle ufak tefek girişimler

de oldu zaten sonrasında da bir şey kurduk dernek kurduk Diyalogcu Uzlaşma

Merkezi diye işte … Hem Kürt sorununun çözümüne hani sivil toplum katkısı gibi

bir şeyler konuşalım üretelim istedik hem de bu Park sırasındaki olaylarda

ortaya çıkan şiddetsiz eylem biçimlerini böyle daha geliştirmek yaygınlaştırmak

falan istiyoruz ondan sonra hani bu böyle bir senedir gündemimizde vardı da bir

kaç arkadaş hani Parktan sonra artık ya Allah dedik biz de onun gazıyla derneği

falan kurduk işte …" diyerek Derneğin kuruluş amacını anlattığı ileri

sürülmüştür.

xvi. Başvurucunun Gezi kalkışmasında eylem biçimi olan

sivil itaatsizlik ile ilgili belge toplayarak bu konuda kitap hazırlamaya

çalıştığı, maddi kaynak arayışıyla ilgili olarak yaptığı bir telefon

görüşmesinde "Michael’dan falan hani şeyden Amerika’dan para

geliverirse cart diye onu nasıl geçireceğiz hesap açmamız lazım hani bir

ton" diyerek Amerika’dan gelecek olan 25.000 dolar para yardımının

kendi hesabına yatmaması, başka hesap açılması, yoksa başının belaya gireceği

şeklinde konuşmaların yer aldığı, bu paranın yeni kurdukları Diyalog ve Uzlaşma

Merkezi Derneği hesabına yatması konusunda konuştukları, H.H.G., F.T. ile

yapılan çalışmalarda da Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğinin adının geçtiği

belirtilmiştir. Bu kapsamda yapılan telefon görüşmeleri şöyledir:

- 17/7/2013 tarihinde başvurucu ile H.Ö. arasında yapılan

görüşme:

[Başvurucu] Şimdi şöyle oldu adamın adı Michael bizim

şeydeki Washington'daki adamımızın adı Michael mail attı ve işte bu akşam

görüşmeye gidiyorum bir an evvel bana bir bütçe gönder dedi işte timeline için

dur bakayım kaç para istedim yani yapılabilir bir para istedim ama dur şimdi

tam söyleyeyim sana açıyorum 25 bin dolar istedim. Bir dakika toplamda çeviri

ve şey için 25 istedim yani kitap için yani birkaç kitap çeviririz bir de işte

şey yaparız kendimiz hazırlarız gibi dolayısıyla ama henüz buna yanıt gelmedi

gelince şey yapacağız ama buna bir an evvel başlamak iyi olabilir yani istersen

işte Burcu ya sana falan bir mail atayım şey yapmaya başlayalım hani paylaşmaya

başlayalım hani yazmaya başlayalım.

[H.Ö.] Tamam yani biz buna bir proje metni

yazmıyoruz.

[Başvurucu] Hayır şu anda yazmıyoruz.

[H.Ö.] Ha süper tamam.

[Başvurucu] Yani bir çıkaralım ama işte yani pazar

aramaya giderken hiç olmazsa böyle bir şey yapacağız diye arayabiliriz yani

büyük kısmını zaten parasız yapacağız aslında hani olur da para bulursak o

zaman telif alırız falan filan anlatabildim mi hani yazdığımız için.

[H.Ö.] Tamam ha zaten öyle yapacaktık başta zaten.

[Başvurucu] Evet evet aynen öyle.

[H.Ö.] Para şey olur yani.

[Başvurucu] Evet olursa bonus olur olmazsa zaten çok

ilginç şey olur onun için bence mailleşmeye başlayalım derim ben senin aklında

birşeyler varsa istersen oradan başla hani sen yaz başla hani şöyle birşeyler

var benim aklımda diye beni çok.

[H.Ö.] Tamam okey ben baya bir şey çıkarttım bile

yani hani şey.

[H.Ö.] Ya ilgimizi çektiği için okumaya falan

başladım birkaç öyle.

…

[Başvurucu] Evet yani böyle tanıklıklar toplasak falan

çok güzel olmaz mı yani hani bazıları yazılı olur da.

[H.Ö.] Evet evet ya video çekilebilir falan şeyin

S.nin dediği hikaye için.

[Başvurucu] Tamam sen onu o zaman elindekini bir

toparlayıp postalarsan biz onun üzerine yazmaya konuşmaya başlayalım defterleri

de yeni verdim yani işte tüzüğü almaya gittiğimde defter de alınacakmış onları

aldım hızlıca verdim onaylanmış gidip almam gerekiyor ama sonra ne yapacağımızı

bilmiyorum özellikle bu michaelden falan şeyden Amerika’dan para geliverirse

cart diye onu nasıl geçireceğiz hesap açmamız lazım hani bir ton işte

bürokratik işi var ve ben onların hiçbirini bilmiyorum onları nasıl yapacağız

ne yapacağız eğer yol gösterirsen harika olur bildiğin kadarıyla.

[H.Ö.] Okey yani şey hesap açalım bir an önce senin

üzerinden çıksın şu.

[Başvurucu] Tamam.

[H.Ö.] Çünkü senin başın belaya girecek yani.

[Başvurucu] Tabi çünkü benim hesabıma yatacak ondan

sonra ben oradan şey yapmak zorunda kalacağım yani bağış yapmak zorunda

kalacağım.

[H.Ö.] Aynen öyle bir an önce bir hesap aç.

[Başvurucu] Tamam.

[H.Ö.] Michael falan da o hesabı söyle yani biz şöyle

bir şey var yani ceza gelmemesi için yapacağımız en önemli şey yurtdışı yardım

bildirme meselesi bizim o bankaya yani derneklere de bildirdiğimiz hesabımıza

para girdikten sonra bir kuruşunu dahi harcamadan önce bildirim yapmamız

gerekiyor yapmadığımız her bildirim için yönetim kurulu başkanına400 mü 700

lira mı ne ceza geliyor o yüzden hani ona yani şimdi başka iş yapmadığınız için

onu düşünüyorum vergi dairesi geldi mi ofise.

[Başvurucu]Yok.

[H.Ö.] Peki vergi numarası aldın mı?

[Başvurucu] Yok nereden alacağız.

[H.Ö.] Tamam onları falan yapmak gerekiyor.

xvii. Yine bir telefon görüşmesine dayanılarak

başvurucunun kurduğu dernekle ilgili yaptığı faaliyetlerden bahsettiği belirtilmiştir.

İddianamenin bir başka bölümünde bu görüşme ile ilgili Gene Sharp yöntemleri

olarak bilinen ve olaylarda simge hâline getirilen duran adam, yeryüzü

iftarları, piyano çalan adam, kırmızılı kadın vb. birtakım faaliyetlerde

bulunulduğu ileri sürülmüştür.

- 31/7/2013 tarihinde A.Ö. ve N. ile başvurucu arasındaki

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] A. ofise geldi mi bilmiyorum ama ofisimiz

bayağı böyle dershane gibi aslında her yerde işte panolar yazılacak yerler işte

kara tahtalar bilmem neler falan açık alanlar var dolayısıyla işte hemen yine

sonbaharda bir yani kürtçe derslerine başlayalım biraz dilde öğrenelim falan

gibi böyle kendi içimizden gelen ufak tefek talepler var falan bu birinci ayak

ikinci ayak ta asıl varoluş ve kurulma sebebimiz yani bize ilk böyle bir yer

kursanıza diyen uluslararası bir derneğin aslında şeyi ön ayak olmasıyla oluştu

o da şiddetsiz eylem şiddetsizlik üzerine ... şiddetsiz eylem işte bütün bu

duran adamlar işte ne bileyim piyano çalan adam efendim başka ne olabilir

yeryüzü iftarları falan hani bir siyasi bir kamusal alanda yapılan her türlü

siyasi aktivite aslında ama şiddet içermeyen yani taş atmadan direnmek aslında

bir nevi şiddetsiz eylem biçimi ve biz bunları yaygınlaştırmak istiyoruz bunun

dünyada çok sağlam şeyi var literatürü var örnekleri var bununla ilgili de

yine.

[A.Ö. ve N.] Yiğit birşey soracağız … şimdi şiddetsiz

eylem diye bir site var zaten ve siz orayı güncelliyorsunuz.

[Başvurucu] Onu işte daha güncel ...

[A.Ö. ve N.] Bağlayacak mısınız birbirine öyle bir

şey mi?

[Başvurucu] Tabi tabi yani o şiddetsizeylem.org bizim

ilk ürünümüz aslında bir yandan hani piyasa diliyle konuşmak gerekirse çünkü

bir şeyi yaygınlaştırmak için hani ne olduğunu anlatmak gerekiyor ya ki benzer

bir site daha varmış gerçi de hani onları belki konuştururuz birbiriyle

görüştürürüz bir iki site benzer şekilde bu eylem türlerinin bir kere temel

metinleri Türkçe'ye çevireceğiz ondan sonra Türkiye'de şiddetsiz eylemin

tarihçesiyle ilgili bir çalışma yapıp hani böyle ne derler orjinal bir metin

üreteceğiz işte Türkiye bugüne kadar işte Cumartesi Anneleri de bir şiddetsiz

eylem biçimi aslında bütün Gezi direnişinde taş atılmayan kısım molotof

atılmayan kısımları şiddetsiz eylem ... falan filan hani Türkiye'de bunu

tarihçesini yazacağız ki hani bakın biz CIA'den OTPOR'dan oradan buradan bir

şey ithal etmiyoruz bunun yerlisi yapılmışı var şimdi bunu biz.

xviii. Başvurucunun Mark isimli şahısla irtibatlı olduğu

diğer telefon görüşmelerinde de bu şahıs ile irtibatlandırılan projelerle

ilgili para yardımı ve kaynak konusu geçtiği ileri sürülmüştür. Bu konudaki

telefon görüşmeleri şöyledir:

- Başvurucu ile G. arasında yapılan görüşme şu

şekildedir:

[Başvurucu] Ben de iyiyim sağol akşam görüşüyoruz

değil mi?

[G.] Tabi tabi görüşüyoruz bir problem yok.

[Başvurucu] İyi çok iyi tamam,… bir şey diyeceğim

yedisi haftası 7 Ekim haftası Mark burada olacak şimdi sizi şey ile Konda ile

beraber görelim hani hep beraber oturup konuşalım istiyoruz.

[G.] Tamam bugün planlama yaparız beraber ben ona

göre programımı ayarlarım benim için sorun yok yani ... istediklerinizi de

ayarlarım.

[Başvurucu] E. de geliyor mu?

[G.] Z. gelecek

[Başvurucu] Hı Z. gelecek peki sen bana.

[G.] Ona göre Konda ile konuş.

[Başvurucu] Bir tarih söyleyebilir misin yani bugün toplantıda

karışıklık olmasın diye diyorum … yedisi hariç sekizi dokuzu ve on biri müsait

şimdilik.

[G.] Sekiz dokuz on biri müsait benim saha çalışmam

var mı o tarihte 6sında ne varmış bir saniye 6-7 olmadığına göre sanıyorum o

Cuma olabilir ya on biri.

[Başvurucu] On biri Cuma tamam ben bir bakayım.

[G.] On biri olabilir ama ben akşama kadar bir daha

bir şey yaparım bakarım hani bir değişiklik varsa söylerim çünkü ... şimdi

araya çıktı ben daha yemeğe çıkmadım asıl programımı o biliyor yani Y. olmasa hakikaten

öldüm(gülüyor) o yüzden bir sorayım ona da toplantı bir şey var mı diye on biri

olur gibi görünüyor şuan.

[Başvurucu] Tamam hı hı tamam ben şimdi E. ile de

konuşmaya çalışacağım ondan sonra ona da uyuyorsa onbirinde görüşürüz tamam.

- 19/9/2013 tarihinde başvurucu H.A. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] abi işte Mark gelecek bir yandan onun

hazırlıkları bir yandan bu işte şeylerin Bürge’lerin falan da yürüttüğü bu saha

araştırmasının sonuçlarını önümüzdeki sene duyuracağız ama şimdiden

hazırlıklara başlamak lazım ... var falan bir de dediğim gibi yani rahat rahat

çalışmaya alışmıştık şimdi her şey üst üste geldi falan haftaya işte Genç

hayatın bir konferansı var orada da danışmanlık yapıyorum falan hepsi bir arada

yani çok iş var.

[H.A.] Hı Genç Hayat şu şey şiddet şiddet ile ilgili

olan,…,Ona bizden bana birisini istediler bende birisini önerdim yurt dışından

ama o geliyor mu gelmiyor mu haberim yok yani.

[Başvurucu] Yani dur bakalım peki bir şey diyeceğim …

Sen onunla ilgileniyor musun yani o gün buraya gelme ihtimalin olur mu?

[H.A.] Ya açıkçası şöyle çok böyle hani ilgimi çek

çekiyor desem yalan olur.

[Başvurucu] İyi o zaman tamam.

[H.A.] Bi.. yani bir de bu ara hani biraz fazla gidip

geliyorum şeye.

[Başvurucu] İstanbul’a değil mi?

[H.A.] Ya İstanbul değil sadece şey de öyle yani bu

işte Ankara var gene bayram dan önce bir kere sonra yine iki üç defa bu Adalet

Bakanlığına bir eğitim yapıyoruz biz 2 senedir... Unicef’le beraber,… şimdi onu

onun yani çok kulis yaptım Pendik’deki Green Park da yapalım bütün eğitimleri

diye inşallah öyle olacak.

[Başvurucu] Hadi bakalım.

[H.A.] Ama olmazsa yine şey başlayacak dolayısı ile

Genç Hayatınkini es geçeceğim.

[Başvurucu] Hı oku Eyvallah Eyvallah.

[H.A.] Veya bu hafta sonu çok güzel bir şey var o

geldi duyurdu mu bilmiyorum,…,Bu toplumsal dayanışma için psikologlar güzel bir

çalıştay yapıyorlar bu gezi direnişi sonrası falan işte politik psikoloji falan

gibi bir şey.

[Başvurucu] Gördüm de gidemeyeceğim herhalde ben de

Azizelerin şeyi var bir eğitimi var Büyükada’da bu ÇAÇA'cıların işte Dersim’den

Diyarbakır’dan falan çocuklarla çalışan örgütlerden gençleri topluyorlar hani o

çocuklarla çalışan gençleri,… onlarla böyle birazcık işte ha savunuculuk

ayrımcılık falan öyle şeyler konuşacağız bu hafta sonu,…Onun için Büyükada’ya

gideceğim herhalde gelemem yani o şeye ilginç olurdu ama.

[H.A.] Anladım bende belki ona giderim diye düşündüm

hani Cumartesi günü çünkü.

[Başvurucu] Ha yok bende Çarşamba hani gelebilecek

olursan seni moderatör yapabiliriz bir oturumda diyecektim onun için söyledim

aslında ya hani izleyici olarak değil de.

- 11/9/2013 tarihinde başvurucu ile G. arasında yapılan

görüşme şu şekildedir:

[Başvurucu] Ben iyiyim şimdi Mark'la konuştum …

ödemeni iletmiş finans departmanına yarın öbür gün hesabınızda olur tamam.

[G.] Tamam bir problem yok yani tamamı ile zaman

olarak yoğun olduğu için.

[Başvurucu] Tabi tabi arada İsrail’e falan gitti

geldi onun için hani bir süre şey yapamadı ama eee geri geliyor yani Türkiye

işine.

[G.] Tamam süper.

[Başvurucu] Ondan sonra herşey yolunda belki ay

sonunda ziyaret edecek o zaman yine şey yaparız eee görüşürüz tamam.

[G.] Tamam tamam toplantı büyük ihtimal Salı olacak

gibi herkes Salı'ya okey dedi.

- 11/9/2013 tarihinde başvurucu H.A. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] Şimdi bu ikinci ee konuşmacı yani bizim

konuşmacı için Mark ile bir konuştuk da bu ee sizin verdiğiniz bütçeye dahil

değil mi yani bütçe artı bir birinin karşılamayacak.

[H.A.] Hı hıyok içinde.

[Başvurucu] Ha içinde yani biz birini önereceğiz siz

onun giderlerini karşılayacaksınız gibi bir durum var.

[H.A.] Evet evet aynen öyle yani ona ne kadar

koymuştuk çok bilmiyorum da herhalde 350 euro gidiş geliş bilet koymuştuk

ekstra bir şey koymadık ona hani konuşma için ona … falan koymadık yani.

[Başvurucu] Peki önemli değil tamam şimdi şunu

söylüyor Mark tamam bizim taraftan birazcık gecikmeler oldu hani şeyde yani

vakıf tarafında falan kısa zamanda birini bulmak da belki zorlanırız sizin

önereceğiniz birisi varsa biz onu da kabul edebiliriz gibi bir şey söyledi hani

aklınızda birisi varsa eğer onu da.

[H.A.] Hı ya açıkçası şöyle çok net olma hani ben de

daha sormadım açıkçası kimseye hani daha belli olmadan ama Hollanda da bizim

zaten sıklıkla hani vakıf da Hollanda vakfı … merkezi çok hani iyi bir ilişkiye

sahip olduğumuz Utrecht de bir okul var onlara hani sorabilirim diye açıkçası

benim aklımdan geçiyor ama onlar da bana diyebilir ki ya biz bu konuda bizde

çalışan yok da diyebilir.

[Başvurucu] Tamam.

- 16/9/2013 tarihinde başvurucu ile S.B. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] Ama hanianaokulu falan daha ilkokulu

diyeyim neyse Mark’ın maili ile ilgili aradım senin kaç tane görüşmen olacak

nedir var mı belirlediğin bir şey ona göre şey yapalım diyecektim seninle bir

koordine olalım şimdi de mail yazdım beş altı tane görüşme olacak çünkü bizim

tarafta senin durum nedir onu merak ettim.

[S.B.] Şimdi biz bizim şöyle bir şey var .

[Başvurucu] Senin kaç tane var.

[S.B.] Bir tanesi sosyal amma uydurdum ha Hayata

Destek Derneği diye bir dernek var.

[Başvurucu] Evet biliyorum.

[S.B.] Onlar bizimle bir başka projede işbirliği

falan yapmak istemişlerdi gerçi onlar şey yapamadık angaje olamadık maddi

durumdan dolayı fakat onlarla bir tanıştırmak istiyorum Mark’ı çünkü hem bizim

projelerimize ilgi duyuyorlar hem belki ileride ortak birşeyler yapabiliriz

diye onlara bir toplantı koymak istiyorum ben.

[Başvurucu] Tamam.

- 17/9/2013 tarihinde başvurucu ile H.A. arasında yapılan

görüşme:

[Başvurucu] Şimdi birincisi geçen gün C. ile

karşılaştık... Sivil Düşün galiba oraya da başvurmuşsunuz bizden para aldı.

[H.A] Evet ama onu kullanmayacağız.

[Başvurucu] Ha onu söyledin mi peki haberi yok gibi

geldi bana.

[H.A] Söylemedim çünkü sizinki belli olmadığı için

daha doğrusu onlarınki de belli değildi dolayısıyla gerçi ordan şu var tam ne

istediğimizi hatırlamıyorum da sanıyorum 3 kalem aynıydı ama ikisi değildi

herhalde

[Başvurucu] Yani bizim için şey değil bu bir sorun

değil yani hani burada yani o parayı alsanız da başka yere kullanacağınıza

eminiz hani de Cengiz için sorun olabilir sonra da başka şey için almak

isterseniz hani ilişkiyi sağlam tutmakta fayda var.

[Başvurucu] Doğru sıkıntı olur yo yo yo onu ordan çok

şey yani her ikisinden de onu biz Gündem Çocuk adına başvurmuştuk herhalde tama

hatırlamıyorum şimdi ama.

[H.A] Hı hı yani veriyorum diye de biliyor ama o

kendisi yani vereceğini düşünüyor. Onun için hani aklında olsun bir C. ile

konuşmakta fayda var tamam.

[Başvurucu] Tamam onunla ben bir görüşeyim tamam olur

olur.

[H.A] Birincisi buydu ikincisi 7 Ekim haftası Mark

burada olacak çok zor olamayacak.

- 18/9/2013 tarihinde başvurucu ile C.D. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[Başvurucu] Müsait misin bir şey soracaktım.

[C.D.] Tabi ki buyur

[Başvurucu] 7 Ekim haftası Mark geliyor da on biri

Cuma öğleden sonra müsait misin toplantı yapabilir miyiz diyecektim.

…

[C.D.] bu bayramdan önceki hafta oluyor değil mi

Çarşamba oluyor.

[Başvurucu] Tam evet evet bir önceki hafta peki ben

şimdi o zaman bir mail atayım herkese öyle bir şey yapalım madem.

[C.D.] Tamam oldu.

- 31/10/2013 tarihinde başvurucu ile H. adlı kişi

arasındaki görüşme şu şekildedir:

[H.] Ben de şimdi Mark’e mail yazıyordum.

[Başvurucu] Ne yazıyordun.

[H.] İşte raporları toparladım hazırladım.

[Başvurucu] Tamam.

[H.] Onu göndermek üzere işte bir mail yazıyordum.

[Başvurucu] Tamam harika.

[H.] Daha önce seninle konuştuk ya hepsini bir arada.

[Başvurucu] Evet evet tamam ben bir bunun için

aramıştım.

[H.] İleteceğim inşallah ha ha seni de CC ye koydum

zaten.

[Başvurucu] Rapor hazırlıyoruz biz de bu sene burada

olan bitenlerle ilgili sizin işte bir önceki o 3 eğitimin şeyi var raporu var

hani bununla da ilgili birkaç sayı soracaktım sana madem raporu gönderdin artık

oradan alırız ondan sonra gönderdiğin diğer da ancak haftaya şey yapabileceğiz

Mark şeye çıkıyor izne çıkıyor bir hafta ondan sonra öbür hafta ben orada

olacağım zaten ondan sonra gittiğimde bunu da ayrıca konuşuruz tamam.

[H.] Tamam tamam oldu.

[Başvurucu] İyi o zaman senden mail bekliyorum.

- 26/9/2013 tarihinde başvurucu ile B.A. arasında yapılan

görüşme şöyledir:

[B.A.] Şimdi şu an ki bütçe bizim her şeyi

öngördüğümüz şekilde koyarsak senin medyayı eklemen haricinde 41000 Euro.

[Başvurucu] Ne diyorsun?

[B.A.] Evet.

[Başvurucu] Koordinatörü ekledin mi?

[B.A.] Her şeyi ekledim bir tek medya ... yok.

[Başvurucu] Oo ... medyacıyla sadece 5000 Euro gider

kalemi çıkardık 30 ... o çalışacak işte 6-10000 Euro da oradan geliyor yani.

[B.A.] Gider kalemi 5000lik ne var peki benim acaba

... koymuş koyduğumuz bir şey var mı?

[Başvurucu] Ha onları tabi tabi ya posterler

bakılacak işte flaş diskler basılacak ne bileyim böyle ya gönderirim zaten tabi

ki hepsini çifte kontrol ederiz yani ...kalemler falan filan diye yani

çıkarırız ama 5000.. ne bileyim 2000 3000 çıkar yani yine en iyi ihtimal yani

fakat evet yani.

[B.A.] Toplam yani 45000 Euro ya falan gelecek

toplamda bu hadi 4000 olsun.

[Başvurucu] Yani neyse artık evet benden gelen.

[B.A.] Şunun için söyledim acaba yani böyle biraz

oradan buradan şimdi biz ... o gün hesapladığımız gibi yani işte 15 kişilik

konferans katılır. Konferansa işte ne bileyim uçak bileti yok 9 kişilik bilmem

ne ... o gün hesapladığımız gibi biraz böyle kısayım mı onları.

[Başvurucu] Hayır hayır hayır hepsini koyalım hepsini

koyalım.

[B.A.] Hı onun için yani şimdi bir gönderdikten sonra

kısmak mümkün olmaz onun için.

[Başvurucu] Sizin ilk gönderdiğiniz işler listesi

vardı ya yanında da günler vardı falan,…,Ha onun altına ekleyivermiş aynı

yöntemle sadece dolayısıyla hani onu eklememizde kolay olacak gerekirse lafa da

dökerim ben onları bütçe de eğer çalıştığın üzerine çalıştıysan dün biz yine

oturduk Ç. ile o bütçe üzerinden de eklemeler yaptık hepsini bir araya

getiririm ben bu şey derim Mark’a gönderirim drafconfiden.. hani ne

düşünüyorsun bunu şey olarak ... etsinler mi derim resmi olarak ... etsinler mi

derim ondan sonra etsinler devam edelim yada şu kalemleri kısalım vesaire bir

şey der onun üzerine hani somut şey hale getirir resmi hale getirir göndeririz

tamam.

xix. Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğinin faaliyetleri

kapsamında "Kürt sorunun çözüm sürecinde sivil toplum katkısı"

ile ilgili 16/11/2013 tarihinde Helsinki Yurttaşlar Derneğinde başvurucu,

H.H.G. ve H.Ö.nün de katılımı ile bir yuvarlak masa toplantısı yapılacağından

bahsedildiği, teknik takipler neticesinde anılan şahısların bu toplantıya

katıldıkları ileri sürülmüştür. Bu kapsamda yapılan telefon görüşmeleri

şöyledir:

- 7/11/2013 tarihinde başvurucu ile H.Ö.K. arasında

yapılan görüşme:

[Başvurucu] Müsait misin 5 dakika bir şey

anlatacağım.

[H.Ö.K] Ha söyle.

[Başvurucu] Bu şey dernekten bahsetmiştim bizim de

Kürt sorunu ile ilgili birşeyler yapacağımızdan haftaya o toplantıyı yapıyoruz

ufak bir yuvarlak masa toplantısı yapalım diyoruz cumartesi 2 ile 5 arası

şişhane tarafında Helsinki Yurttaşlar derneği ofisinde nedir zamanın

gelebilecek misin diye sormak için.

- 6/11/2013 tarihinde başvurucu ile E. adlı kişi arasında

yapılan görüşme:

[Başvurucu] Haftaya Cumartesi toplantıyı yapıyoruz

ondan sonra işte Diyarbakır’dan şurdan burdan insan da getiriyoruz 6-7 tane

birazcık fon bulduk işte helsinki Yurttaşlar Derneği'nden insanlar olacak ondan

sonra işte ne yapabiliriz çözüm sürecinde falan filan diye bir yuvarlak masa

toplantısı yapıyoruz.

[E.] Ayın kaçı oluyor?

[Başvurucu] 16'sı saat 2’de Helsinki’de.

- 7/11/2013 tarihinde başvurucu ile E.S.W. arasındaki

görüşme:

[Başvurucu] Biz başka bir iş daha yapıyoruz onun ile

ilgili arıyorum seni bir tane dernek kurduk belki bahsetmişimdir diyalog ve

uzlaşma merkezi derneği diye bu Kürt sorunun çözüm sürecinde sivil toplum

katkısı üzerine işler yapmak istiyoruz bununla ilgili ilk böyle yuvarlak masa

toplantısını da hani neler yapabiliriz birazcık gücümüzü birleştirelim diye sivil

toplum kuruluşları falan yapalım dedik on altısı haftaya Cumartesi İstanbul'da

isen iki ile beş arası Helsinki'nin ofisinde toplanacağız seni de çağırıyoruz

onun için aradım.

- 7/11/2013 tarihinde başvurucu ile Ö.S.G. arasında

yapılan görüşme:

[Başvurucu] Seni haftaya bizim derneğin toplantısını

ilk toplantısını yapıyoruz bu çözüm sürecine sivil toplum katkısı ne olur ne

olmaz diye.

[Ö.S.G.] Hangi gün peki?

[Başvurucu] Cumartesi 2-5 arası 16 Kasım.

[Ö.S.G.] 16 Kasım'da İstanbul’da gibiyim şimdilik ama

sen bana ne olur mail at.

[Başvurucu] İlk etkinlik bu yazacağım şimdi Şubat’ta

da böyle uluslararası bir konferans yapalım hani Kuzey İrlanda Bask Bölgesi

falan oralardan sivil toplum hani onlar ne yaptı ona bakalım falan ama burda

bir şey oluşturmak istiyoruz hani bu işi yapalım biz de katkıda bulunalım falan

bir irade oluşturmak istiyoruz bu toplantı tek başına altına giremeyiz çünkü.

- 6/11/2013 tarihinde H.H.G. ile K.K. arasında yapılan

görüşme:

[H.H.G.] Kolay gelsin ya ben biraz Gezi'den sonra

dağıldım... şimdi yavaş yavaş toplamaya çalışıyorum ya ben Gezi sırasında

istifa etmiştim bilmiyorum hatırlıyor musun … Ondan sonra da böyle sivil

toplumda profesyonel olarak çalışayım mı çalışmayayım mı şu anda biraz öyle bir

dönemdeyim ... … kendime böyle bir alan yaratabildim seneler sonra ilk defa

kararsızlığa müsaade ettiğim bir andayım yani … ama tabi onun dışında gönüllü

işler devam ediyor seni de onlardan biriyle ilgili aradım İstanbul’da mısın?

[K.K.] Tabi buyur İstanbul’dayım.

[H.H.G.] Şimdi K. 16 Kasım’da bir yuvarlak … masa

toplantısı yapıyoruz ... olarak yapıyoruz bunu ... Yurttaşlar Derneğini

biliyorsundur … Helsinki Yurttaşlar Derneğiyle benim üyesi olduğum Diyalog ve

Uzlaşma Merkezi Derneğini kurduk biz Gezi sırasında … Zaten Gezi'den önce de

şiddetsiz eylem ve diyalog ve uzlaşmayla ilgili çalışmalar başlamıştı dernek

kapsamında …İkimizin ortak bir çalışması …Çalışma şu aslında çalışmanın ana

başlığı çatışmalara karşı sivil çözümler yani Helsinki bu kapsamda 2010'dan

beri toplantılar yapıyor … bunun altında bizimle beraber yaptıkları 16 kasımda

Helsinki Yurttaşlar Derneğinin ofisinde gerçekleşecek … Kürt sorununun çözüm

sürecinde sivil toplum katkısı … hani sen diyeceksin ki benim konuyla ne alakam

var ben daha çok işte Kaf.. ve diğer kim.. için uğraşıyorum.

[K.K.] Yok ben Kürt sorunu ile ilgileniyorum.

[H.H.G.] Zaten bizde öyle tahmin ettik bide farklı

bir bakış açısı getirmek ve mevzuya gerçekten kimlik ve nefret suçları kimlikle

ayrımcılık yani kapısından bakacağız aslında mevzunun Kürt olmakla Kafkas

olmakla Ermeni ve Rum olmakla alakası olmadığına biraz daha dikkat çekecek bir

başka insanlarında meselesi bu meseleye ışığı tutacak bir grup insanında orda

bizimle olmasını istiyoruz … aslında hani bir sürü tabi Kürt illerinde çeşitli

çalışmalar yapan insanlarda olacak … iki grup olsun yuvarlak masa toplantısı

olsun ama daha sonra yine bizim Diyalog ve Uzlaşma Derneğinin Şubat 2014'de

sivil toplumun katkısını inceleyen yurt dışında ki örneklerde … Uluslararası

bir konferans yapacağız atölye çalışması … onun bir ön hazırlığı gibi olacak bu

16 Kasımdaki … hafif bir hani saha da ne oluyor durumunu …konuşmak için gelir

misin?

xx. İddianamede Mehmet Osman Kavala’nın, Gezi sürecinin

devam etmesi, eylemlerin Anadolu’ya yayılarak derinleştirilmesi, bir taraftan

da kendilerince kurgulanan ve toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen

olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri eylem biçimi olan ve

sözde sivil itaatsizlik olarak adlandırılan eylemlerin (Gene Sharp metotlarının

Türkiye’de uygulanması) yaygınlaştırılması amacıyla Garaj İstanbul forum

toplantıları, Anadolu Jam, Baraka forum toplantıları, Açık Toplum Vakfı ve

Anadolu Kültür A.Ş. desteği ve fonlamasıyla Gezi olaylarıyla ilgili

belgesel-film çekimi, sergi vb. hazırlanması, Avrupa milletvekilleriyle

görüşmeler, biber gazının Türkiye'ye ihracının yasaklanması uluslararası

ambargo kararı aldırılmasıyla ilgili çalışmalar, Türkiye'yi uluslararası alanda

zor durumda bırakmak için yapılan faaliyetler (Avrupa ve dünyada kamuoyu oluşturmak

için yapılan faaliyetler) ve medya-televizyon kurulması gibi çok sayıda

faaliyette bulunduğu ya da bunlara dolaylı destek verdiği, bu faaliyetlerle

ilgili finans desteğini de yöneticiliğini yaptığı Açık Toplum Vakfından ve yine

yönetiminde bulunduğu Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden sağladığı ileri

sürülmüştür. Bu değerlendirmelerin maddi gerçeklikle uyuştuğuna dair ise

başvurucu ile H.H.G. arasındaki görüşmeye yer verilmiştir.

- 30/6/2013 tarihli görüşme şöyledir:

[H.H.G.] Ya on iki kişiydik,…, a gidip geldiğimizde

sekiz kişi falandık ve çok az sanatçı vardı düşün onlar dört kişilerdi zaten

ama biz böyle yetenekleri bulmuşken kendi aklımızdaki soruları soralım ee

occupy da moküpay da onlar ne yaptılar iyice bir öğrenelim İspanya'da falan

onları biz söyledik …oradan da geyiğe bağlandı yani biraz böyle bir kaç tane

yaratıcı aktivzm fikri verdiler … sanatçıları nasıl toplayabileceğimizle ilgili

fikir verdiler,… onları böyle listeledik … ondan sonra işte onların zaten yarın

sabah ofise tekrar geri döneceğim tahta da kalan notları da ekleyip bütün ekibe

göndereceğim bunları da ekiple tanıştırmış olacağım ki çocuklardan bir tanesi

Washington'dan gelen ... onun ee Şon mu hayır Şon değil diğeri.

[Başvurucu] Şon değil mi Kanada'dan gelen.

[H.H.G.] Kanada'dan gelen değil Washington'dan gelen,

S.nin işi zaten 7 yıldır yaratıcı aktivizm danışmanlığıymış.

[Başvurucu] Vay bu işten para mı kazanıyor lan

insanlar.

[H.H.G.] Amerika'daki zengin ... lara satıyormuş bize

bedava verir misin dedim ayıp ettin ya uzun zamandır bu kadar ... bir ortamda

bulunmamıştım dedi.

[Başvurucu] Bizim ki gibi ha.

[H.H.G.] Yani ... evet bizimkini yani Occupy'dan

falan daha ileri görüyorlar yaratıcılık anlamında.

[Başvurucu] Hangi bizimkini haa şey geziyi

diyorsun,…,tabii ki de.

[H.H.G.] Biz burada yapılanları ve çok uzun zamandır

dünyada bu kadar yenik bir şey ya çok ... etki var falan dedi ondan sonra ama

düşün sahadan gelen şey var daha Boğaziçi Caz Korosu'ndan gelen M. vardı.

[Başvurucu] Evet o şey.

[H.H.G.] Herif küçük çaplı ee evet çapulcu musun vay

vay,…,... vay vay o vardı herif baya bildiğin yani küçük çaplı demeyeceğim baya

büyük çaplı şöhret olmuş yani sokakta millet m. m. diye bağırıyor falan …ondan

sonra onlar ikinci bir şarkı yapmışlar şöyle bir fikir geldi ha inanç bu iletişim

ekibinin koordinasyon koordinatörlüğünü alıyor.

[Başvurucu] Hangi iletişim ekibinin?

[H.H.G.] Ve daha büyük bir ya bu bizim şeyde

kurduğumuz vardı ya bizim toplantı da bir iletişim ekibi kuralım dedik,…,ona

bir tane bu insanları kovalayacak ve bir araya getirecek birisi lazımdı yani

ben gideceğim sonra kalır o iş ... İ.ye o toplantıyı anlattım notları falan

paylaştı biz toplantıdan biraz erken buluştuk inanç gayet atladı ben yaparım bu

işi dedi birde eski iletişimci zaten.

[Başvurucu] Bu iletişim dediğin şey Babilon'da

yaptığımız falan şey Babilon diyorum Garaj da yaptığımız da mı?

[H.H.G.] Evet Garaj'da yaptığımız şeyden biz bir tane

iletişim ekibi kuracağız diye bir fikir çıkmıştı ya oradan.

[Başvurucu] Ha oradaki küçük ekibi diyorsun tamam.

[H.H.G.] Orada ki küçük ekip ama herkes o ekibe isim

önerdi yarın onun da notlarını tamamlayacağım ve insanlara göndereceğim yarın

iki tane not gönderme işim var o iletişim ekibinin koordinasyonunu insanlara

hadi hadi ayrıca iletişim ekibi olarak toplanalım şeyini inanç yapacak.

[Başvurucu] Okey iyi.

[H.H.G.] Ve bu iletişim ekibinin altına da bu kent

forumlarını dolaşıp bizim böyle bir ekip kuruluyor falan deyip oradan

sanatçıların yaptığı bu aktivist hareketleri de bu iletişim ekibinin altına

koymayı düşündüm ben,…,abi çok iyi fikirler var İspanya'da Bankiya diye bir yer

varmış bu banka battıktan sonra devlet 20 milyon euroyu bankayı ... etmek için

sağlık bakanlığından kesmiş abi herifler gidip bankada hesabını kapatan bir

müşteri bulmuşlar güvenliği en az olan bankada millet içeride böyle şey

bekliyor sıra bekliyor zannediyorsun sen video ya çekmişler hesabı kapatıyor

abi zarfı alıyor bir anda bir müzik palyaçolar ... konfetiler.

[Başvurucu] Bravo tebrik ediyoruz hesabı.

[H.H.G.] Bir anda kadının kafasına bir tane prenses

tacı eline bir çiçek ondan sonra omuzlara alıp şubeden çıkıyorlar abi şube

çalışanlarına şampanya falan ikram ediyorlar aynısını istinye park daki garanti

bankasının şubesinde yapmaya karar verdik.

[Başvurucu] Bravo tamam çok güzel hareketler bunlar.

[H.H.G.] Öyle çok bombastik fikirler çıktı ... onları

yarın yazacağım işte neler yapılabilir ne yapılmaz daha tabi ayağı yere basan

fikirler de çıktı yarın görürsün zaten işte bir yarın sabah ofise gideceğim

erkenden eee o notları notları toplayacağım sonra öyle yani sonra da önümüzdeki

hafta senin burada olduğun bir zaman için bu geçen haftaki ekipten.

[Başvurucu]Okey tamam hı hı okey iyi öbür hafta

buradayım önümüzdeki hafta yokum.

[H.H.G.] Neyse öteki ekibi şey yapmak lazım koparmamak

lazım.

[Başvurucu] Sekizinde geleceğim evet ... toparlaman

lazım.

[H.H.G.] Bu arada çarşamba günü Osman Kavala'ya

gidiyoruz.

[Başvurucu] Bu çarşamba mı?

[H.H.G.] Evet.

[Başvurucu] Evet ne isteyeceksiniz para.

[H.H.G.] Para istemeyeceğiz doğrudan ... Osman Kavala

bu toplantılara dahil olmak istiyordu … ona bu toplantının sonuçlarını işte

toplantıda neler konuşuldu ne olabilir ne olamaz falan.

[Başvurucu] Yarattın be...yani olmayan bir şey için

... yarattın yani gerçekten.

[H.H.G.] Daha daha daha ... yarattık denmez abi daha

bunu bıraksak yüzmez.

[Başvurucu] Doğru diyorsun.

[H.H.G.] Yüzene kadar ittireceğiz ittireceğiz böyle

şimdi bu hafta böyle ... bir şekilde toplatıya katılanlarla bire bir görüşmeler

yapmayı planlıyorum … bu hareketin şu kısmını siz alın mesela yarın T.yi

arayacağım.

[Başvurucu] T. zaten yürüyecek yani bekliyor yani

görev görev ver.

[H.H.G.] Hukuk o yürüyecek aynen öyle ona diyeceğim

ki bir grup hukukçuyu bir araya getir biz kolaylaştırmaya gelelim hukuk için

kapalı devre bir toplantı yapalım ... bir de İ.ye iletişimi vereceğim o onu

yüzdürecek verdim bile yani bugün.

[Başvurucu]Çok cinsin ha adam çarpıyorsun.

[H.H.G.] Ondan sonra öyle ittir ittir Osman Kavala'yı

da biraz daha bu teşkilatlanma ve şey konusunda ne yapabiliriz yani yerel

örgütlenme işte bu yaz okulu … ... mesela bir tane turne yapabilsek ve bunu

turneye para bulsak internette en çok hit almış Gezi hareketi performanslarına

Anadolu turuna çıkartsak abi.

[Başvurucu] Bak Anadolu turunu boşver şey ... sokak

sanatları festivali olacak sonbaharda oraya gideceğiz.

[H.H.G.] Ne zaman nerde.

[Başvurucu] Sonbaharda Mardin'de olacak hem hem

international.

[H.H.G.] Mardin desin değil mi sen P.orada mı?

[Başvurucu] Ben geldim geldim P. yoktu burada.

[H.H.G.] Aaa Mardin de P.nin hayvan gibi festival

tecrübesi var.

[Başvurucu] İşte tamam bunları konuşacağız ... biraz

hem destek olacağız falan filan danışma kurulumuza da oradan birilerini

koyacağız böyle hikayeler ... Ben de çok insanla konuştum öyle ben de yatmadım

yani.

[H.H.G.] Ya ... benim müdürüm ya ... yapar mı ben

sana yarın bu arada TÜSEV'in notlarını da göndereyim de sonra koparız moparız

sen çıplak kalma ortada.

[Başvurucu] Bravo bravo gönder tamam okey tamam.

xxi. H.H.G. ile başvurucunun yaptığı bir telefon görüşmesinde

yapılan faaliyetlerin amacının, kendilerince kurgulanan ve toplumsal eylem ve

kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak

belirledikleri eylem biçimlerinin özetlendiği ileri sürülmüştür. İddianamede bu

konuşmayla ilgili olarak ayrıca başvurucunun ve diğer şüphelilerin Gezi

olaylarının yeniden alevlendirilmesi, genişletilmesi ve toplumun geniş

kitlelerinin katılımının sağlanması gayreti içinde oldukları, bu kapsamda yurt

dışı bağlantılarını da devreye sokmaya çalıştıkları iddia edilmiştir.

- 19/7/2013 tarihli telefon görüşmesi şöyledir:

[H.H.G.] Ya işte bu DÜD işl… çünkü şöyle biz bu

Anadolu Jam organizasyonunu yapıyorduk ya bizim Amerika’daki ayağımız titiese

göndermiş.

[Başvurucu] O ne demek?

[H.H.G.] Ya bu Turkish Philanthropy Fundsvar ya

Newyork’taki paralıgiller … H.T. falan

[Başvurucu] Tanımıyorum.

[H.H.G.] Neyse onlar şimdistgm’den

ayrılmışsın,…,whatsupp DÜD Anadolu Jam'de mi çalışıyorsun gibi bir mail

atmışlar da ... şimdi onlara bizim bu Diyalog ve Uzlaşma Derneği'nden

nonviolence internationaldan falan bahsediyorum biraz ... onlarda manginez bol

... evet.

[Başvurucu] Ama Kürt sorunu falan filan konusunda

nerde oldukları önemli.

[H.H.G.] İlgilenebilirler ilgilenebilirler.

[Başvurucu] İyi çok iyi o zaman bahset istediğin

gibi.

[H.H.G.] Bahsediyorum Talimhane ekibinden de

bahsediyorum.

[Başvurucu] Tamam yoo Talimhane bu işin hani içinde

değil Talimhane bizim şeyimiz şirketimiz fatura kestiğimiz başka hiçbir alakası

yok ki anlatabildim mi?

[H.H.G.] Peki o zaman yeni kurduğumuz Diyalog ve

Uzlaşma derneği olarak diyorum.

[Başvurucu] Aynen öyle yani biz şirket olarak bu işte

yokuz aslında.

[H.H.G.] Ama nonviolence iyi nonviolence.

[Başvurucu] Anlatabildim mi?

[H.H.G.] Tamam peki senin yaptığın çalışmalar diyor,…,o

zaman şöyle bahsedeyim bir bu yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma Derneği ile

nonviolence ınternational çalışmaları kapsamında çeşitli şiddetsiz eylem

eğitimleri ve özellikle çözüm süreci kapsamında etkinlik organizasyonu

yapıyoruz diyorum bu kasım’daki konferansı bahsederek.

[Başvurucu] Tamam şöyle nonviolence ben sana yani

benim yazmam lazım aslında bunları ki herkes copy paste edebilsin ama hazır

yazmaya başlamışken nonviolence işini promot etmeye teşvik etmeye çalışıyoruz

özellikle Gezi'den sonra ortaya çıkan ihtiyacı göre.. ama zaten bir senedir

işte nonviolence ınternational ile görüşme halindeydik dolayısı ile şiddetsiz

eylem türlerinin yaygınlaştırılması için aracılık etmek istiyoruz gibi bir şey

var hani çeviri yayın eğitim ve eylemlerde beraber eylemlilik hali falan gibi

bir şeyimiz var yani biz.

[H.H.G.] Profesyonel şiddetsiz eylemci yetiştirmek

istiyoruz.

[Başvurucu] Hayır böyle deme tabi de.

[H.H.G.] Anladık ya.

[Başvurucu] Yani bu birinci track ikinci track da

Kürt sorunun çözümünde.

[H.H.G.] Yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma Derneği

ile non violence international çalış.

[Başvurucu] Uzlaşma Merkezi Derneği lütfen.

[H.H.G.] Uzlaşma Merkezi illa merkezini koyacan stgm

hatırlatıyor bana … dur o zaman bir şey söyleyeceğim parantez içinde DÜD de

yazarım.

[Başvurucu] Ya olur yaz yani hani kendi aramızda

kullandığımız kod adı olarak DÜD falan diye böyle sevimlileştirebilirsin.

[H.H.G.] DÜD demeyeyim bunlara ya bunlar paralıgiller

ciddi kalalım yeni kurduğumuz Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneği ile

nonviolence ınternational çalışmaları kapsamında … özellikle şiddetsiz eylem

türlerinin Türkiye’de yaygınlaştırılması için yaygınlaştırılmasını desteklemek

için çeşitli şiddetsiz,… desteklemek için yayın.

[Başvurucu] Eğitim.

[H.H.G.] Eğitim.

[Başvurucu] Ve pilot eylemler projeler yapmayı

düşünüyoruz.

[H.H.G.] Abi bu arada bugün bizim sanatçılarla

beraber yaptığımız şiddetsiz eylem… örnekleri toplantısını takip eden bir grup

genç arkadaşlar hangi bankayı occupy ediyoruz diye mail atmış şuanda bir

bankayı o occupy etmek üzere bir film ekibi hazırlanmış.

[Başvurucu] Occupy değil de hani orda şey

yapacaklardır hesabını kapattı diye falan hı Occupy.

[H.H.G.] Kampanya dışında işte işte o Occupy dediğim

o işte anladın sen.

[Başvurucu] Vallaha bizim bu işlerle hiç bir alakamız

yok gidip orda tutuklanıp da ondan sonra biz bunları şurda bir dernekte

konuştuk falan derlerse bilmiyorum yani…anlatabildim mi?

[H.H.G.] O işte bu Occupy ekibinin başımıza açtığı iş

oldu yani bu.

[Başvurucu] Evet yani de hani biz böyle bir şeyi

bizimle alakası yok bu işin yan… hayır hayır yani ee şey Occupy ... bir ...

yapmak istiyor ya hiç bir şey demeyeceksin bunun bizimle bir alakası yok.

[H.H.G.] Tamam peki.

[Başvurucu] Biz orda bireyleri bir araya getirdik

dernekten orda bahsedilir.

[H.H.G.] Tamam özellikle şiddetsiz eylem türlerinin

Türkiye’de yaygınlaştırılmasını desteklemek için yayın çeşitli şiddetsiz eylem

eğitimleri ve.

[Başvurucu] Hayır yayın eğitim ve model pilot

şiddetsiz eylem etkinlikleri düzenlemeyi düşünüyoruz tamam bu birinci bölüm bir

de ikinci bölüm var.

[H.H.G.] Model oluşturacak pilot ya Yiğit yazıyorum

aynı zamanda gözünü seveyim model oluşturacak pilot.

[Başvurucu] Tamam etkinlik eylem etkinlikleri.

[H.H.G.] Şiddetsiz etkinlikleri düzenlemeyi

düşünüyoruz düzenlemeyi planlıyoruz.

[Başvurucu] Evet bunun yanı sıra… Kürt sorununun

çözümüne sivil toplum katkısı ile ilgili de çalışmalar başlattık… sonbahar da

bu konu ile ilgili farklı ülke örneklerini bir araya getireceğimiz.

[H.H.G.] Farklı ülke örnek ve tecrübelerini.

[Başvurucu] Bir araya getireceğimiz bir konferans

düzenleyeceğiz …. bu konu ile ilgili de sivil toplumun çeşitli paydaşları ile

bir arada çalışmayı planlıyoruz gibi bir şey ... gibi bir cümle.

[H.H.G.] Tamam Diyalog ve Uzlaşma Derneğinden

bahsediyorum bizim Anadolu Jam ile ilgili bunlar… Anadolu Jam ile

ilgileniyorlar bunlar Anadolu Jam'e para vermek için aslında onun için

yazmışlar.

[Başvurucu] Tamam on.. versin de tamam ona versinler

bir de işte yani nasıl dersin demek ister misin bilmiyorum seneye de bir yaz

okulu yapmayı düşünüyoruz falan hani nonviolence şeylerle ilgili diye

diyebilirsin yada demeyebilirsin… Ağustos sonundaki eğitime de kimleri

çağıracağımızı konuşmamız lazım çünkü ... şey olacak.

[H.H.G.] Ağustos sonundaki bunlar hep DÜD aktivitesi

değil mi şimdi benim önümde DÜD işleri tamam mı fotoğrafçı işleri anadolu jamı

bitirmem lazım Ağustos’ta.

xxii. Savcılık; başvurucunun da dâhil olduğu şüphelilerin

birbiri ile bağlantısız gözüken yasal, yasa dışı ve legal görünümlü illegal

yapılarla aynı amaç etrafında birleşerek faaliyetlere giriştiklerini, başta

şiddet içermeyen biçimde sahnelenen eylemlerle halkı sokağa dökmeye ve algı

oluşturmak suretiyle kitlesel eylemlere katılımı artırmaya çalıştıklarını,

oluşan bu karmaşada sahada eylem yapmaya müsait sol terör örgütlerinin bu

faaliyetlerine uygun ortam sağlamak suretiyle 1960 ve 1980 darbelerinde olduğu

gibi toplumu ve devleti kaos ortamına sokarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini

ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ettiklerini

iddia etmiştir. Ayrıca şüphelilerin Gezi olaylarını organize ettikleri

gerekçesiyle Türkiye genelinde gerçekleşen mala zarar verme, nitelikli mala

zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi,

ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet,

nitelikli yağma, nitelikli yaralama, 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve

Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçlarından da dolaylı fail

olarak sorumlu oldukları iddia edilmiştir.

30. İddianame, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi

tarafından 2019 tarihinde kabul edilmiş ve E.2019/74 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma başlamıştır.

31.Mahkemece 25/6/2019 tarihli duruşmada adli kontrol

tedbirlerinin yeterli ve ölçülü kalacağı gerekçesiyle başvurucunun tahliyesine

karar verilmiştir.

32.Başvurucunun kovuşturma aşamasındaki savunmaları

özetle şöyledir:

- Mehmet Osman Kavala’dan talimat ve yönlendirme aldığı

yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bununla ilgili bir delil

bulunmadığını, bu talimat ve yönlendirmeleri 2012 yılında kendisine ait sabit

bir hatla 35 saniye süren ve içeriği herhangi bir dosyada bulunmayan görüşmeden

aldığının ima edildiğini, 35 saniyede aldığı talimat ve yönlendirmeyle tüm bu

faaliyetleri yapmasının mümkün olamayacağını, emniyetteki ifadesinde sorulan

bir telefon görüşmesinden Osman Kavala’yı tanımadığının anlaşıldığını, kaldı ki

Osman Kavala’yı tanımanın suç olmadığını ileri sürmüştür.

- Başvurucu; hakkındaki dinlemelerde şiddet kullanımıyla

ilgili herhangi bir görüşme geçmediğini, www.siddetsizeylem.org site

adını satın almış olmasının suçmuş gibi anlatıldığını, sunduğu uzman raporunda

da görüleceği üzere bu siteye sahip olduğu süre boyunca burada herhangi bir şey

yayımlanmadığını, şiddetsiz eylem konusunda bir yayın hazırlama girişiminin suç

oluşturmadığını ileri sürmüştür.

- Kitap hazırladığı iddiasıyla ilgili olarak iddianame

boyunca tekrar edilen sivil itaatsizliğin şiddetsiz eylemle birebir aynı şey

olmadığını, sadece şiddetsizlikten bahsettiğini, dinlemelerin herhangi bir

yerinde ne Hükûmetten ne Hükûmet üyelerinden ne de herhangi bir siyasi

otoriteden bahsedildiğini yani şiddetsiz eylemi ve bu eylem türlerini

yaygınlaştırma meselesini Hükûmete diz çöktürmek için değil çeşitli sosyal

konulara faydalı olacağını düşünerek belgelemeyi planladığını fakat sonuçta

böyle bir yayın da hazırlanmadığını, bu yayın için alınması planlanan fonun da

alınmadığını, Derneğin banka hesap dökümünde de bu fonun Derneğe gelmediğinin

ispatlandığını belirtmiştir.

- Piyano çalan adam, duran adam ve yeryüzü iftarlarına

atıfta bulunduğu konuşmayla ilgili olarak bu konuşmanın şiddetsiz eylemin Gezi

olayları sırasında ortaya çıkan örnekleriyle ilgili olduğunu, bu görüşmenin

park boşaltıldıktan bir buçuk ay sonra gerçekleştiğini, bu eylemleri kendisinin

teşvik etmediğini, bu eylemlerle nasıl bir ilişkisinin olduğunu ortaya koyan

herhangi bir delilin bulunmadığını, kaldı ki bu eylemlerin de suç

oluşturmadığını ileri sürmüştür.

- Kurmuş olduğu Diyalog ve Uzlaşma Merkezi Derneğinin o

zamanlar Hükûmetin yürüttüğü çözüm sürecine mütevazı bir katkıda bulunmak üzere

kurulduğunu, Derneğin kuruluş başvurusunu 26 Haziran 2013 tarihinde yani Gezi

olaylarından sonra yaptıklarını, sivil toplumun başka ülkelerde geniş çaplı

çözüm ve barışma süreçlerinde oynadıkları rolü göstermek ve şiddetin sona

ermesine katkıda bulunmak üzere belgelenmesinin iyi bir fikir olduğunu

düşündüğünü, bunun için her sivil toplum kuruluşunun yaptığı gibi fon

aradıklarını, uluslararası alanda diyalog ve barışma süreçleri konusuna destek

veren çeşitli kuruluşlarla görüştüklerini, polis sorgusunda geçen Sivil Düşün

adlı Avrupa Komisyonu’nun sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir fonundan

etkinlik desteği aldıklarını, bu destekle 16/11/2013 tarihinde, Helsinki

Yurttaşlar Derneği ev sahipliğinde bir toplantı gerçekleştirdiklerini, bu

toplantının daGezi olaylarıyla bir ilişkisinin olmadığını belirtmiştir.

- İvan Maroviç’i Türkiye’ye getirmekten bahsetmiş olduğu

iddiasıyla ilgili olarak bu kişiyi tanımadığını, OTPOR’la veya Occupy’la

ilişkisinin olmadığını, telefon görüşmelerinden de bunun anlaşıldığını,

bahsedilen telefon görüşmesinde o zamanlar Hacettepe Üniversitesinde Doç. Dr.

olan bir hocayla konuştuğunu, bu kişinin yürüttüğü Çatışma Çözümü ve Barış

İnşası Yüksek Lisans Programı için şiddetsizlik dersini verecek kişinin hasta

olması üzerine dersi kimin verebileceği konusunda konuştuklarını, bu konuşmanın

26/6/2013 tarihinde yani Gezi olaylarından sonra gerçekleştiğini, konuşmadan da

anlaşılacağı üzere İvan Maroviç ile ilgili şüphelerinin olduğunu da

belirttiğini, bu alanda dünyada yürütülen çalışmalarda bu ismin adının

geçtiğini, kaldı ki böyle bir dersin de zaten yapılmadığını, söz konusu dersin

standart bir ders olduğunu, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin hâlihazırda

yürüttüğü Çatışma Çözümü Programı'ndan da bu durumun görülebileceğini

belirtmiştir.

- Başvurucu; Gezi olayları ile ilgili katıldığı tek

etkinliğin Garaj İstanbul’da gerçekleşen toplantı olduğunu, bu toplantıda Gezi

olayları sırasında neler olduğunun akademisyen, aktivist ve hukukçularla

tartışıldığını, toplam katılımcı sayısının 31 olduğunu, bu toplantıya

kolaylaştırıcı olarak katıldığını, bu toplantının Gezi olaylarından sonra

gerçekleşen belki yüzlerce toplantıdan sadece biri olduğunu, tek bir

toplantıyla Gezi olaylarını Anadolu’ya yaymaya ve derinleştirmeye

çalışılmasının mümkün olmadığını, Gezi olaylarını Anadolu’ya yaymaya ve

derinleştirmeye yönelik bir delilin de bulunmadığını, kolaylaştırıcılık

yapmanın ve toplantı düzenlemenin suç olmadığını belirtmiştir.

- Başvurucu; iddianamede, Gezi olaylarının öncesinde,

sırasında ve sonrasında herhangi bir aşamada isminin geçmediğini, iddianamede

ve dinlemelerde Taksim Dayanışması, Taksim Platformu, Anadolu Jam, Baraka,

Anadolu Kültür, Açık Toplum Vakfı, OTPOR/Canvas ile de bir ilişkisinin olduğuna

yönelik delilin bulunmadığını, tüm bunların yanında Gezi’de bulunduğuna dair

bir delilin de olmadığını dile getirmiştir. Bu davada yargılananlardan sadece

üç kişiyi aynı sektörde çalıştıkları için tanıdığını, diğerleriyle hiçbir

ilişkisinin olmadığını belirtmiştir.

33. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 18/2/2020 tarihinde

başvurucunun üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar vermiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Dosyamızın soruşturma aşamasında 5271 sayılı

CMK'nin 135. maddesi kapsamında 53 adet dinleme kararının bulunduğu, verilen

ilk dinleme kararının 18/6/2013 tarihinde 5237 sayılı TCK'nin 220. maddesinde

düzenlenen 'suç örgütü kurma ve yönetme' suçuna ilişkin olarak verildiği,

TCK'nin 312. maddesi kapsamında 'Hükûmete karşı suç' suçundan verilmediği, daha

sonra dinlemenin uzatılması talep ve kararlarında ayrıca TCK'nin 312.

maddesinin de eklendiği, ancak bu tarihlerde 5271 sayılı CMK'nin 135/8

maddesinde sayılan ve yasal dinlemeye konu suçlardan olmadığı, 'Hükûmete karşı

suç' suçunun 2/12/2014 tarihinde eklendiği, bu tarihten sonra verilmiş bir

dinleme kararının da bulunmadığı, bu haliyle dinleme kayıtlarının kanuna ve

hukuka aykırı delil niteliğinde bulundukları, CMK 206/2-a, 217/2, 230/1-b

maddeleri doğrultusunda yapılan değerlendirme ve bu konudaki yerleşik (Yargıtay

Ceza Genel Kurulu'nun; 29/11/2018 tarihli 2016/18-1097 Esas ve 2018/591 Karar,

13/6/2006 tarihli 2006/4.MD-122 Esas ve 2016/162 Karar, 3/7/2007 tarihli

2007/5.MD-23 Esas ve 2007/167 karar, 22/1/2008 tarih 2007/5.MD-101 Esas ve

2008/3 nolu kararları ile Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2019/12042 Esas ve

2020/412 Karar, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/38286 Esas ve 2020/538

Karar, Yargıtay 13.Ceza Dairesi'nin 2019/8433 Esas ve 2019/19226 Karar,

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/14642 Esas ve 2019/15560 Karar sayılı

ilamları)Yargıtay içtihatları ve 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi

de gözönüne alındığında iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde

bulundukları kabul edilmiştir. Yine dosyamız kapsamında, aynı hukuka aykırı

yöntemle soruşturma aşamasında verilen 5271 sayılı CMK'nin 140. maddesi

uyarınca teknik araçla izleme kararlarının da aynı gerekçelerle hukuka aykırı

olduğu kabul edilmiştir.

Sanık Mehmet Osman Kavala'nın Gezi olaylarının finansörü

olduğu yönündeki iddia üzerine dosya kapsamında MASAK raporunun alındığı, MASAK

tarafından 18/1/2018 tarihli rapor incelendiğinde; Gezi olaylarının Açık Toplum

Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden finanse edildiğini gösteren herhangi bir

delilin sunulmadığı, sanık Mehmet Osman Kavala'nın ortağı ve yönetim kurulu

üyesi olduğu anlaşılan Anadolu Kültür A.Ş.'nin Türk Ticaret Kanunu'na göre

anonim şirketi olarak kurulduğunun, şirketin genel kurul kararıyla kâr amacı

gütmediğinin, elde edilen gelirlerin organize edilecek kültür etkinlikleri için

kullanılmasına karar verildiğinin tespit edildiğinin, para transfer

hareketlerinin 2005 yılı ile 2016 yılı arasında yapıldığının, bu hususun tablo

şeklinde belirtildiğinin, ancak iddianamede iddia edildiği şekilde Gezi

eylemlerinin öncesinde veya sonrasında hangi transfer ile kime ne surette

finans sağladığının hiçbir şekilde izahının yapılmadığı, tespitlerin afaki

anlatım boyutunda bırakılıp delil ve takdirin savcılıkça değerlendirileceğinin

bildirilmiş olduğu, yine bu kuruluşların herhangi bir suç veya terör örgütüyle

bağlantıları olduğuna dair iddianamede tespit ve değerlendirmeye de yer verilmediği,

bu nedenle Gezi eylemlerini finanse ettiği şeklindeki iddianın soyut ve havada

kaldığı, ayrıca iddianamede sanık Mehmet Osman Kavala'nın Gezi olaylarına

katılan şahısları finanse ettiği, eylemde kullanılacak malzemelerin temini için

hesap numarası açtırdığını, masa, ses sistemi, yiyecek yardımında bulunduğunu,

bu hususun tape kayıtlarında tespit edildiği iddia edilmiş ise de; hukuka

aykırı delil olarak kabul ettiğimiz tape görüşmelerinde geçen eylemlere ilişkin

hiçbir somut tespit ve belirlemenin de yapılmadığı, açılmış herhangi bir

hesabın da tespit edilemediği, bu nesnelerin şiddet eylemlerinde kullanıldığını

gösteren bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yine her ne kadar haklarında hüküm kurulan sanıklar için

5237 sayılı TCK'nin 312/2. maddesi uyarınca ayrıca, olaylar kapsamında

gerçekleşen eylemlerden sorumlu tutulacağına dair değerlendirme yapılmış ise

de; yukarıda izah edildiği şekilde, hakkında hüküm verilen sanıklarımızın 5237

sayılı TCK'nin 312/1 maddesindeki hukuka aykırı tapeler dışında kalan, hüküm

kurmaya yetersiz deliller nedeniyle 312/2 kapsamında bulunan ve iddianamede

sevk tablosunda gösterilen suçlar nedeniyle hukuksal değerlendirmeler

yapılmamıştır.

...

Taksim Platformu üyeleri olan sanıklarımızdan; A.M.Y,

T.K., Ş.C.A., M.Ö., Açık Toplum ve Anadolu Kültür A.Ş.'den Mehmet Osman

Kavala'nın da iştirak etmek suretiyle, A.H.A., Yiğit Aksakoğlu, Y.A.K. ve

Ç.M.U.nun halkı kanuna aykırı olarak toplantı ve gösteri yürüyüşleri

düzenleyerek ve bunları yöneterek güvenlik kuvvetlerine veya toplantı ve

yürüyüş safahatının teknik araç ve gereçlerle tespiti için görevlendirilenlere,

bu görevlerini yaptıkları sırada tehdit eylemlerinde bulunup, ihtara ve zor

kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edip, yasa dışı toplantıyı organize ettikleri

hususunda iddianamede yer alan görüntü tespit tutanakları ve video kayıt çözüm

tutanaklarıyla nedeniyle dosya kapsamında bu suç yönünden kuvvetli suç

şüphesinin bulunduğu, bu hususları kovuşturma aşamasında dosya kapsamında

öğrenilmesi nedeniyle ve bu yönde de sevk maddesinde bu suç türü belirtilmeyip

dava açılmamış olması nedeniyle, Mahkememizin 18/2/2020 tarihli celsedeki

hükmünün 6. maddesi ile bu yönlerden gereğinin takdir ve ifası için ilgili

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

Yukarıda izah olunan ve heyetimizce kabul edilen

gerekçeler doğrultusunda tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde;

kanuni zorunluluk nedeni ile hükme esas alınamayan hukuka aykırı tape delilleri

haricinde kalan delillerin değerlendirmesi ile haklarında hüküm kurulan

sanıkların; kamu düzeninin işleyişine karşı vahim nitelikte şiddet ve cebir

içeren eylemlerde bulunan 'marjinal grupları' ve 'yasadışı sol örgütleri'

yöneterek, yönlendirerek veya azmettirerek Hükûmetin icra kabiliyetini

engelleyecek düzeyde bir girişimde bulunduklarına dair, mahkumiyetlerine yeter

derecede hukuka uygun, somut ve kesin delil elde edilemediği zarureti ile

sanıklar ... Yiğit Aksakoğlu ... hakkında anılan suçlardan 5271 sayılı CMK'nin

223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.

"

34. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

istinaf incelemesi devam etmektedir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

35.İlgili ulusal ve ulusal hukuk için bkz. Mehmet

Osman Kavala [GK], B. No: 2018/1073, 22/5/2019, §§ 28-39.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

36. Mahkemenin 3/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Tutuklamanın

Hukuki Olmadığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

37. Başvurucu; tutuklama kararında sivil itaatsizlik ve

şiddetsiz eylem adı altında eylem yapılması için eğitimler, konuşmalar

düzenlediğinden bahsedildiğini, bu eylemlerle cebir ve şiddet yoluyla

işlenebilen atılı suçun oluşmasının mümkün olmadığını, maddedeki suç tanımına

uyan eylem isnadında bulunulmadığını, kuvvetli belirti şartı bulunmadan

tutuklandığını, delillerin karartılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını,

delillerin tamamının 2013 yılına ait kayıtlardan oluştuğunu, 5 yıldır devam

eden soruşturmada delillerin toplanmamasının söz konusu olamayacağını, bu

gerekçeye dayanılarak tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

38. Başvurucu kendisine yöneltilen suçlamaların 17-25

Aralık soruşturmasını yürüten FETÖ/PDY üyesi savcılar tarafından

oluşturulduğunu, usulsüz dinleme ve teknik takip kararlarıyla delil

üretildiğini, alakasız toplantıların Gezi olaylarıyla irtibatlandırılmaya

çalışıldığını, bu soruşturmayı yürüten savcının kanuna aykırı dinleme ve teknik

takipler yaptığını, şu anda da yargılandığını, dolayısıyla tüm bu dinleme ve

teknik takip kararlarının hukuka aykırı olduğunu, bu tapelere değer verilerek

soruşturma yürütülmesinin ve tutuklanmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini

ileri sürmüştür.

39. Başvurucu 2/4/2019 ve 5/7/2019 tarihli ek beyan

dilekçeleriyle bireysel başvuruda bulunduktan sonraki süreç yönünden yeni ihlal

iddialarında bulunmuştur. Başvurucu; hakkındaki soruşturmanın özenli

yürütülmediğini, soruşturmanın basına sızdırılarak hakkında peşin bir kanaat

yaratılmaya çalışıldığını belirterek masumiyet karinesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür. Tutukluluğun devamı kararlarının ve itirazın reddi

kararlarının hukuk devleti ilkesini karşılamaktan uzak olduğunu, tutuklamanın

hukuki olmadığını, tutukluluğun makul süreyi aştığını, tek kişilik hücrede ve

ağır tecrit koşullarında tutulduğunu, tutuklamaya itiraz incelemesinin dosya

üzerinden duruşmasız yapıldığını, Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasının

itiraz öncesinde tebliğ edilmediğini, hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin

sivil toplum kuruluşlarına ilişkin gerek kişisel gerekse profesyonel olarak

yürüttüğü faaliyetlerle doğrudan ilgili olduğunu, şiddet içermeyen eylemlerin

kaos yaratarak dönemin Hükûmetini devirme planının bir parçası olarak

değerlendirildiğini belirterek Anayasa’nın 10., 17., 25., 26., 33., 34., 36.,

38., 40. ve 141. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

40.Bakanlık, başvurucunun yargılama neticesinde beraat

ettiği hususu da gözönüne alındığında 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesindeki

tazminat yolunun tüketilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bakanlık; başvurucu

hakkında verilen tutuklama kararında açıklanan gerekçeler, tutukluluğun gözden

geçirilmesi kararlarında değinilen hususlar ile bu eylemlere ilişkin olarak

dayanılan delillerin içeriği dikkate alındığında tutuklamaya esas alınan

delillerin objektif bir gözlemciyi, başvurucunun üzerine atılı suçu işlediği

konusunda ikna edecek yeterlilikte olduğunu ve tutuklama anında da somut delillere

dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu ileri sürmüştür. Bakanlık tutuklama

kararında tutuklama nedenleri ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması

konusunda da değerlendirme yapıldığını, bu kapsamda tutuklama kararında

soruşturma dosyasında somut deliller ve ilgili Kanun'a göre bir tutuklama

nedeninin bulunması nedeniyle başvurucu hakkında adli kontrol uygulanması

hâlinde istenen amaca ulaşılamayacağının ve adli kontrole ilişkin hükümlerin

yeterli olmayacağının belirtildiğini, bu itibarla tutuklama kararının

gerekçesiz olduğunun söylenemeyeceğini vurgulamıştır. Bakanlık bu gerekçelerle

tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak Anayasa'nın 19.

maddesinin üçüncü fıkrası ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.

41. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesindeki tazminat yolunun tutuklamanın hukukiliği

şikâyeti bakımından etkili bir yol olmadığını, Anayasa Mahkemesinin içtihadının

da bu yönde olduğunu belirtmiştir. Esas bakımından ise başvurucu, başvuru ve ek

beyan dilekçelerindeki açıklamalarına benzer açıklamalarda bulunmuştur.

2. Değerlendirme

42. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin

sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın

yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamaz."

43. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti ve

güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü

fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler,

ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek

maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen

diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

44. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü

fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

45. Başvurucunun ek beyan dilekçelerinde belirttiği

tutuklamanın hukuki olmadığı ve tutukluluğun makul süreyi aştığına yönelik

ihlal iddiaları dışındaki ihlal iddiaları -yeni bir bireysel başvuru formunu

doldurmak, başvuru harcını yatırmak gibi usul yükümlülüklerini yerine getirmek

koşuluyla- bireysel başvuru konusu edilecek önceki şikâyetlere bağlı olmayan

yeni iddialar niteliğindedir. Belirtilen nedenle başvurucunun sonradan ileri

sürdüğü bu şikâyetler yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

46. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmadığı

anlaşılan bu iddiaların kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

i. Genel

İlkeler

47. Genel ilkeler için bkz. Mehmet Osman Kavala,

§§ 51-64; Zafer Özer, B. No: 2016/65239, 9/1/2020, §§ 38-45.

ii. İlkelerin

Olaya Uygulanması

48. Başvurucu, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan

kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 5271

sayılı Kanun’un 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu

hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

49. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce

tutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti

bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

50. Tutuklama kararında iletişimin dinlenmesi ve kayda

alınması, fiziki takip tutanak ve tespitlerine atıf yapılarak başvurucunun Gezi

olayları bittikten sonra gerçekleştirilen çeşitli toplantıların

organizasyonunda moderatör ve kolaylaştırıcı adı altında görev aldığı, her ne

kadar toplantıların içeriğine ulaşılamamış ve karanlıkta kalan yönleri olsa da

iletişimin tespiti tutanaklarında, bu toplantıların Gezi olaylarından sonra

sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve

eylemlerin yapılmasına yönelik birtakım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği

kanaatine ulaşıldığı, başvurucunun çeşitli şahıslarla bu toplantıların

düzenlenmesinde aktif olarak rol aldığı belirtilmiştir.

51. İddianamede ise başvurucunun sivil itaatsizlik

üzerine çalışmalarının bulunduğu, H.H.G., İ.E. gibi kişilerle ve Helsinki

Yurttaşlar Derneğiyle irtibatlı olduğu, Mehmet Osman Kavala ile bir adet

iletişim kaydının olduğu, Osman Kavala'nın şüphelilerden H.H.G.ye verdiği

talimat çerçevesinde H.H.G. ile birlikte Diyalog ve Uzlaşma Derneği isimli

sivil toplum kuruluşunu kurduğu, bu Dernek aracılığıyla şiddetsiz eyleme

ilişkin faaliyetlerde bulunduğu, Gezi olaylarının derinleştirilmesi ve

yaygınlaştırılması amacıyla Garaj İstanbul, Anadolu Jam, Baraka gibi forumların

yapıldığı, 27/6/2013 tarihinde Garaj İstanbul adlı yerde Gezi olaylarının

derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla yapılan toplantıya katıldığı,

Osman Kavala'nın talimatlarıyla hareket ettiği, sivil itaatsizlik ve kolaylaştırıcılık

eğitimi verilmesi için eğitimci getirme ve bu amaçla yapılan toplantılara

iştirak etme eylemlerinde bulunduğu, sivil itaatsizlik eylemlerini kaosa

dönüştürmeyi amaçladığı, sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem biçimlerinin tüm

ülke çapına yayılması amacıyla özellikle Alevi kökenli vatandaşlara eğitim

verdiği, iletişim kayıtlarına göre OTPOR'un liderinin Türkiye'ye

getirilmesinden bahsettiği, sivil itaatsizliğe ilişkin yaptığı çalışmalarla

ilgili belge toplayarak bu konuda kitap hazırlamaya çalıştığı ve bunun için

maddi kaynak arayışına girdiği, Marc isimli bir kişiyle irtibatlı olduğu ileri

sürülmüştür.

52.Gezi olayları sırasında birtakım şiddet olaylarının

gerçekleştiği, kamu mallarının zarar gördüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı,

güvenlik görevlisi ve sivillerden ölenlerin olduğu ve söz konusu olaylara

ilişkin olarak birçok kişi hakkında çeşitli suçlardan soruşturma başlatıldığı

ve kamu davalarının açıldığı bilinmektedir (bkz. § 8).

53.Öte yandan Gezi olayları sırasında çok sayıda toplantı

ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği, bunların bir kısmının barışçıl nitelik

taşıdığı Anayasa Mahkemesi kararlarına da yansımıştır. Anayasa Mahkemesinin

Gezi olaylarıyla ilgili olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının

ihlal edildiğine karar verdiği başvurular bulunmaktadır (örneğin bkz. Ali

Orak ve İrfan Gül, B. No: 2014/10626, 18/4/2018, Özge Özgürengin, B.

No: 2014/5218, 19/4/2018; Duran Eren Şahin, B. No: 2016/11928,

20/11/2019; Ender Ergün, B. No: 2016/1849, 19/11/2019; E. A. K.,

B. No: 2015/12263, 16/1/2020; Egemen Budak, B. No: 2016/14870,

9/6/2020).

54. Şiddet içermeyen barışçıl eylemlerin yapılmasının ve

organize edilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında

korunduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. Dolayısıyla barışçıl toplantıların

düzenlenmesinin, organize edilmesinin ve bunlara katılınmasının suçlama konusu

olmaması gerekir. Ancak barışçıl olmayan veya barışçıl bir şekilde başlayıp

sonradan şiddete evrilen gösterilerin ceza hukuku mevzuatında veya özel

kanunlarda yer alan bir hükmü ihlal etmesi durumunda bunların suçlama konusu

edilebileceği tabiidir. Bu bağlamda şiddet içeren bir toplantıyı düzenleyen,

düzenlenmesine yardım eden ve buna katılanların orantılı bir ceza ile

cezalandırılmasının demokratik toplumda mümkün olduğu vurgulanmalıdır. Bununla

birlikte barışçıl olmayan ve şiddet içeren eylemlere katılımın bir suçlamaya

konu edilmesi durumunda bunun dayanaklarının somut olgularla gösterilmesi

gerekir. Öte yandan cebir ve şiddet, bu davadaki en önemli husustur zira

başvurucunun tutuklandığı ve daha sonra yargılandığı suçun en temel unsuru

cebir ve şiddet kullanımıdır. Kuvvetli suç şüphesinin var olup olmadığının

değerlendirilmesinde bu hususlar dikkate alınmalıdır.

55. Somut olayda başvurucuya söz konusu olaylarda meydana

gelen şiddet eylemlerine olası iştirakiyle ilgili herhangi bir soru

yöneltilmediği hatta başvurucunun Gezi olaylarına katıldığına ilişkin bir

tespitin dahi bulunmadığı görülmektedir. Dosyada, özellikle de ilk tutuklama ve

tutuklamanın uzatılması kararlarında veya iddianamede; başvurucunun güç veya

şiddet kullandığı, söz konusu şiddet eylemlerine azmettirdiği veya bu eylemleri

yönettiği ya da böylesi suç oluşturan davranışları desteklediği konusunda delil

bulunmamaktadır. Öyle ki başvurucunun sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem adı

altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik birtakım

eğitimler verdiği ileri sürülmüştür.

56.Soruşturma mercilerince telefon görüşmelerine

dayanılarak başvurucunun sivil itaatsizlik konusunda çalışmaları olan bir kişi

olarak Gezi olaylarının hemen sonrasında bazı eğitim faaliyetlerinde bulunduğu

ve toplantıların tertibinde ve icrasında rol aldığı ileri sürülmüş, bu bağlamda

şiddet içermeyen eylemlerin yaygınlaştırılmasının amaçlandığı ifade edilmiştir.

Soruşturma mercileri başta şiddet içermeyen biçimde sahnelenen bu faaliyetlerin

eylemlerle halkı sokağa dökmek ve algı oluşturmak suretiyle kitlesel eylemlere

katılımı artırma amacı güttüğüne; oluşan bu karmaşa sonucunda -önceki askeri

darbelerde olduğu gibi- toplum ve devletin kaos ortamına sokularak Hükûmetin

devrilmesinin hedeflendiğine işaret etmişlerdir. Ancak soruşturma mercileri

Gezi olaylarının yatışmasından hemen sonra başvurucu yönünden şiddet içermeyen

bazı etkinliklerin yaygınlaşmasını sağlamaya yönelik girişimlerini gösteren

olgulara erişmişlerse de bunların Hükûmeti devirmeye yönelik bir girişimin

parçası olarak yapıldığını ortaya koyan olguları gösterememişlerdir.

57.İfade alma işlemi sırasında başvurucuya yöneltilen

soruların dayanağı olarak belirtilen ve sonrasında Savcılığın başvurucunun

işlediğini iddia ederek iddianameye konu ettiği olaylar birbiriyle bağlantısı

olmayan, bir kısmı Gezi olayları ile ilgisi bulunmayan, münferit ve yasal

faaliyetler ya da açıkça Anayasa'dan kaynaklanan bir hakkın kullanımına ilişkin

(kitap çıkarma girişiminde bulunma, dernek kurma, internet sitesi açma, dernek

faaliyetleri için fon arayışı, dernek faaliyetlerine katılma, toplantı

düzenleme) faaliyetlerdir. Her hâlükârda söz konusu faaliyetlerinşiddet içermeyen

faaliyetler olduğu görülmektedir.

58. İddianamede atıf yapılan STK'lar ve bunlarla

başvurucu arasındaki ilişkiye gelindiğinde söz konusu STK’ların hâlen veya söz

konusu dönemde faaliyetlerini serbestçe yürütmekte olan yasal kuruluşlar olduğu

anlaşılmaktadır. Başvurucunun irtibatta olduğu, telefon görüşmesi yaptığı ve

çeşitli suçlamalar yöneltilen kişilerin ise masumiyet karinesinden

faydalandıkları da gözden kaçırılmamalıdır. Söz konusu görüşmelerde,

başvurucunun bu kişilerle birlikte Gezi olaylarını Hükûmete karşı yaygın ve

şiddet içerikli bir ayaklanmaya çevirmeye çalıştığına dair herhangi bir

belirtiye rastlanmamıştır.

59. İddianamede, Gezi olaylarının 2013 yılından önce

planlandığı da iddia edilmektedir. Gezi olaylarının daha önceden planlandığına ilişkin

olarak Savcılıkça ortaya konulan olaylar silsilesinde başvurucuya yönelik bir

tespit bulunmamaktadır. Öte yandan başvurucunun Gezi olaylarından önce herhangi

bir faaliyetinin olduğu da gösterilebilmiş değildir. Başvurucunun Mehmet Osman

Kavala'nın talimatıyla hareket ettiği iddiasının da bir temelinin olmadığı

görülmektedir. İddianamede, başvurucu ile Mehmet Osman Kavala arasında sadece

bir kez gerçekleşen -3/12/2012 tarihinde- iletişime dair kaydın olduğu

belirtilmiş, bu kaydın içeriğine ilişkin bir bilgi verilmemiştir.

60. Savcılık; başvurucunun da dâhil olduğu şüphelilerin

Gezi olaylarını organize ettikleri gerekçesiyle Türkiye genelinde gerçekleşen

mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz

olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, ibadethanelere ve mezarlıklara

zarar verme, nitelikli yağma, nitelikli yaralama, 2863 sayılı Kanun'a muhalefet

suçlarından da dolaylı fail olarak sorumlu olduklarını iddia etmiştir. Ancak

söz konusu eylemler ile başvurucu arasında bir illiyet bağı olduğu ortaya konulamamıştır.

61. Bu itibarla soruşturma belgelerinde yer alan tespit

ve değerlendirmeler kapsamında somut olayda tutuklama için gerekli olan suç

işlendiğine dair kuvvetli belirtinin ortaya konulamadığı sonucuna

varılmıştır.

62.Tutuklama tedbirinin hukukiliğinin ön şartı olan

başvurucunun suç işlediğine dair kuvvetli belirtinin ortaya konulması söz

konusu olmamakla birlikte somut olayın koşullarında tutuklamanın hukukiliğinin

belirlenmesinde tutuklama nedenleri ve ölçülülük bağlamında da bir inceleme

yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.

63. Bu kapsamda başvurucu hakkındaki tutuklama kararında

atılı suçun tutuklama nedeni varsayılabilen katalog suçlardan olmasına, atılı

suçun yasada öngörülen cezasının alt ve üst sınırına dayanılmıştır. Anayasa'nın

19. maddesinin üçüncü fıkrasında, tutuklama kararının kaçma ya da delillerin

yok edilmesini veya değiştirilmesini önleme amacıyla verilebileceği

belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesine göre şüpheli ya da sanığın kaçması,

saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması, şüpheli

ya da sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma

hususlarında kuvvetli şüphe oluşturması hâllerinde tutuklama kararı

verilebilecektir. Maddede ayrıca işlendiği konusunda kuvvetli şüphe bulunması

şartıyla tutuklama nedeninin varsayılabileceği suçlara ilişkin bir listeye yer

verilmiştir. Başvurucuya isnat edilen suç tutuklama nedeninin varsayılabileceği

bir suç ise de somut olayın niteliği itibarıyla tutuklama nedeni bakımından

sadece bu hususa dayanılması yeterli görülmemiştir.

64. Somut olayda başvurucu, Gezi olaylarından ve 2013

yılında başlatılan ceza soruşturmasından 5 yılı aşkın bir süre sonra

tutuklanmıştır. Bu süre zarfında başvurucunun kaçma girişiminde bulunduğuna

yönelik bir olgu tespit edilememiştir.

65. Başvurucunun tutuklanmasına dayanak oluşturan

delillerin tamamının 2013 yılına ait olduğu ve bu tarihte toplandığı

anlaşılmaktadır. Kamu davasının açılması sonrasında, yetkililerin bu

soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli yeni deliller topladıklarını

gösteren herhangi bir bilginin dava dosyasında bulunmadığı görülmektedir.

Dolayısıyla başvurucunun delilleri karartma şüphesinin bulunduğunu söylemek de

mümkün değildir.

66. Son olarak başvurucunun tutuklanmasına konu

eylemlerin 2013 yılına ilişkin olması, iddia edilen suçların işlendiği tarihten

uzunca bir süre sonra tutuklama tedbirine başvurulması nedeniyle somut olayda

ayrıca soruşturma süreci bakımından tutuklamanın ölçülülük ilkesinin bir unsuru

olarak gerekli olup olmadığının da incelenmesi gerekir. Nitekim Anayasa

Mahkemesi benzer durumdaki (suç tarihi ile tutuklama tarihi arasında önemli

zaman diliminin bulunduğu) bazı olaylara ilişkin başvurularda tutuklamanın

gerekliliğine dair incelemede bulunmuştur.

67. Bu kapsamda Erdem Gül ve Can Dündar ([GK],

B.No: 2015/18567, 25/2/2016) kararında, başvurucular hakkında soruşturma

başlatıldığının kamuoyuna duyurulmasından sonra tutuklama tedbirinin

uygulandığı tarihe kadar geçen yaklaşık altı aylık sürede soruşturma

makamlarının suça konu edilen haberler dışında hangi delile ulaştığının,

dolayısıyla tutuklama tedbirinin uygulanmasının neden gerekli olduğunun

somut olayın özelliklerinden ve tutuklama kararının gerekçelerinden

anlaşılmaması hususu, başvurucuların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılırken dikkate alınan olgulardan biri olmuştur (Erdem

Gül ve Can Dündar, §§ 79-81). Eren Erdem (B. No: 2019/9120,

9/6/2020)kararında da başvurucunun suça konu olayların yaşandığı tarihten dört

yıl kadar sonra -yeni bir olguya ulaşılmadan- tutuklanması ölçüsüz bulunmuş ve

tutuklamanın hukuki olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan bir mülki idare

amiri hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukukiliğinin incelendiği A.C.

(B. No: 2016/64868, 27/2/2020)kararında başvurucunun hakkında soruşturma

başlatılmasından yaklaşık iki yıl sonra tutuklanması ölçüsüz bulunmuştur.

Anılan kararda ayrıca soruşturma sürecinde yaklaşık iki yıl boyunca soruşturma

mercilerince başvurucunun tutuklanmasına gerek görülmediği, yine soruşturmanın

başlaması ile tutuklama tedbirinin uygulanması arasındaki iki yıllık dönemde

suça ilişkin yeni bir olgunun tespit edildiğinin soruşturma mercilerince ortaya

konulmadığı belirtilmiş, buna göre başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin süreç yönünden ölçülü olmadığı değerlendirilmiştir.

68. Anayasa Mahkemesi buna karşılık Mehmet Baransu (2)

(B. No: 2015/7231, 17/5/2016, §§ 139-141) ve Süleyman Bağrıyanık ve

diğerleri (B. No: 2015/9756, 16/11/2016, §§ 228-232) kararlarında suçun

işlendiği tarih ile tutuklama tedbirinin uygulandığı tarih arasında uzun bir

süre geçmiş olmasına rağmen bu süre içinde soruşturma işlemlerinin devam

ettiğini ve soruşturma makamlarının hareketsiz kalmadığını dikkate alarak bu

tutuklamaların süreç bakımından gerekli olmadığı sonucuna varmamıştır. Yine Gülser

Yıldırım (2) ([GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017) kararında Anayasa

Mahkemesi başvurucunun tutuklanmasına konu suçların genel olarak 2014 yılı Ekim

ayı ile 2016 yılı Mart ayı arasındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle

tutuklamanın gerekli olup olmadığını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi

başvurucunun Anayasa'nın 83. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi

uyarınca yasama dokunulmazlığından yararlandığı sürece başvurucu hakkında

tutuklama tedbirinin uygulanmasının mümkün olmadığını ve yasama

dokunulmazlığının belirli aşamadaki dosyalar için uygulanmayacağına ilişkin

Anayasa değişikliğinin 8/6/2016 tarihinde yürürlüğe girmesinin akabinde kamu

makamlarının hareketsiz kalmadıklarını gözeterek tutuklamanın gerekliliği

hususunda bir sorun görmemiştir (Gülser Yıldırım (2), §§ 160-163).

69.Somut olayda başvurucu 2013 yılında gerçekleşen Gezi

olaylarına ilişkin olarak tutuklanmıştır ve Gezi olayları ile ilgili olarak

2013 yılında aralarında başvurucunun da bulunduğu şüpheliler hakkında 2013/1120

sayılı soruşturma başlatılmıştır. 2013/1120 sayılı soruşturma kapsamında

başvurucu hakkında birçok iletişimin tespiti ve fiziki takip kararı

verilmiştir. Ancak daha sonra bu soruşturma 2014/40852 sayılı soruşturma

dosyası üzerinden yürütülmeye devam etmiştir. Bu soruşturmalar kapsamında

başvurucunun ifadesi alınmamış, başvurucu hakkında gözaltı ya da tutuklama gibi

tedbirlere başvurulmamıştır. Savcılık tarafından düzenlenen 9/2/2019 tarihli

iddianamedeki delillerin ilk soruşturma dosyasındaki deliller olduğu

anlaşılmaktadır. Bu deliller soruşturma makamlarının elinde olmasına rağmen

başvurucu bu ilk soruşturmadan 5 yılı aşkın bir süre sonra 17/11/2018 tarihinde

tutuklanmıştır. Başvurucunun bu eylemlerin üzerinden 5 yılı aşkın bir süre

geçtikten sonra tutuklanmasının neden gerekli olduğu, somut olayın

özelliklerinden ve tutuklama kararının gerekçelerinden anlaşılamamaktadır

(benzer değerlendirmeler için bkz. Erdem Gül ve Can Dündar, §§ 79-81).

70. Açıklanan gerekçelerle tutuklama tedbirinin hukuka

aykırı olması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

71. Başvurucu ayrıca hukuka aykırı delillere dayalı

olarak tutuklandığını ileri sürmüş ise de yargılama süreci devam ederken

delillerin hukuka uygun olup olmadığı konusunda hukuki kesinliğin yapılacak yargılama

ve kanun yolu incelemesi sonucunda ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda

aynı dava sürecine ilişkin iddiaların farklı düzlemlerde hem Anayasa

Mahkemesince hem de derece mahkemeleri tarafından yargısal incelemeye tabi

tutulması, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurudaki ikincil nitelikteki rolüne

uygun olmayacağından başvurucunun anılan iddiasının bu aşamada incelenmesi

mümkün görülmemiştir.

72. Başvurucu, tutukluluğunun makul süreyi aştığından da

şikâyetçi olmuştur. Yukarıda belirtilen tespitler dikkate alındığında derece

mahkemelerin başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verirken sundukları

gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığı hususunu ayrıca incelemeye gerek

görülmemiştir.

B. Soruşturma

Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

73. Başvurucu; soruşturma dosyasında kısıtlama kararı

olduğu için tutukluluğa etkili itiraz hakkının kısıtlandığını belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

74. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti ve

güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan

kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna

aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir

yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

75. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Bu itibarla

başvurucunun bu bölümdeki iddiasının Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci

fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

a. Genel

İlkeler

76. Genel İlkeler için bkz. Turhan Günay [GK], B.

No: 2016/50972, 11/1/2018, §§ 58-72.

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

77. İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği 31/3/2017 tarihinde

5271 sayılı Kanun'un 153. maddesi gereğince dosyaya erişimin kısıtlanmasına

karar vermiştir. Kısıtlılık durumu iddianamenin kabul edilmesiyle sona

ermiştir.

78. Somut olayda başvurucunun ifadesi ve savunması

alınırken başvurucuya erişimi kısıtlanan belgelerin içeriğine ilişkin sorular

sorulmuş ve başvurucu da ayrıntılı bir ifade vermiştir. Bu kapsamda

soruşturmaya konu olaylarla ilgili teknik takip sonucu yapılan dinlemelerin

ilgili kısımlarının ve fiziki takibe ilişkin fotoğrafların gösterildiği

görülmektedir. Öte yandan başvurucu, Sulh Ceza Hâkimliğinde yapılan sorgusunda

ayrıntılı bir şekilde ifade vermiş; tutukluluğa itiraz dilekçelerinde de

suçlamalara cevap vermiştir.

79. Bu itibarla suçlamalara dayanak olan temel unsurların

ve tutmanın hukukiliğinin değerlendirilmesi için esas olan bilgilerin

başvurucuya veya müdafilerine bildirilmiş ve başvurucuya bunlara karşı savunma

ve itirazlarını ileri sürme imkânı verilmiş olması dikkate alındığında

soruşturma aşamasında dosyanın incelenmesine izin verilmemesi nedeniyle

başvurucunun tutukluluğa karşı etkili bir şekilde itirazda bulunamadığının

kabulü mümkün görülmemiştir.

80. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun dosyanın

incelenmesine izin verilmemesi nedeniyle tutukluluğa etkili bir şekilde

itirazda bulunamadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık

olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

81. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

82. Başvurucu, başvuru dilekçesinde 100.000 TL ve ek

beyan dilekçelerinde ise 1.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

83. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

84. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

85. Başvuruda, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar

verilmiştir. Başvurucunun 26/9/2019 tarihinde tahliyesine karar verilmiş ve

başvurucunun tutukluluk hâli sona ermiştir.

86. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin

başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı

açıktır. Başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahale

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

87. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış

olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

88. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle Anayasa'nın 19.

maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 364,60 harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 30. Ağır

Ceza Mahkemesine (E.2019/74, K.2020/34) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 3/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Yiğit AKSAKOĞLU

Vekilleri

:

Av. Aslı KAZAN

Av. Serkan CENGİZ