Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E. K.

İlk Derece 23.06.2026 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2020 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... ise 01.09.2016 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile ... Bölge Müdürü olarak müvekkil şirkette istihdam edildiğini, 2018 yılının Nisan ayında müvekkil şirketin çoğunluk hisse sahibi el değiştirmiş ve davalı ile müvekkil şirket arasında, 01.09.2016 tarihli sözleşmeyi mülga etmek suretiyle, 05.04.2018 tarihli" Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi" ve " Çıkış Protokolü" akdedildiğini, taraflar arasındaki Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi uyarınca davalı müvekkili şirket nezdinde "... Bölge Müdürü" olarak aylık brüt 24.664 TL karşılığında çalışmaya devam ettiğini, Çıkış Protokolü uyarınca ise davalıya müvekkili şirket tarafından toplam brüt 410.000 TL olmak kaydıyla net 266.654,02 TL ödendiğini, davalının son aylık brüt ücreti 33.231,00 TL olup, ayrıca aylık 687,05 TL yemek ücreti ödenmek suretiyle davalının son giydirilmiş brüt ücreti aylık 33.918,05 TL olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesi devam ederken ve taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yok iken, davalıca gönderilen ... 16. Noterliği 16.04.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih bildirimi ile taraflar arasındaki iş sözleşmesi davalı tarafından 1475. S İş Kanunu’nun 14. Maddesinin 5. Bendi uyarınca 20.04.2020 tarihinde feshedildiğini, davalı tarafından gönderilen fesih bildirimine karşı müvekkili şirket adına Beşiktaş 14. Noterliği 28.04.2020 tarih ve 03527 yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya taraflar arasındaki iş sözleşmesinin sona erdiği ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 14. Maddesi uyarınca davalının 2 yıl süre ile rekabet yasağına tabi olduğu ve işbu maddeye aykırı davranmaması ihtar edildiğini, işbu ihtara ve davalı tarafça bilinmesine rağmen, 2020 yılının Temmuz ayı içerisinde sigorta ve reasürans brokerliği ile ilgili yayın yapan internet sitelerinde davalının müvekkil ile doğrudan rekabet halinde olan ... Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş nezdinde Proje Geliştirme Başkan Yardımcısı unvanı ile istihdam edildiği öğrenildiğini, davalının rekabet yasağına aykırı davranmasının yanında ayrıca müvekkil şirketin müşterilerini teşvik ederek yeni işverini nezdinde çalıştığı ortaya çıktığını, davalının işbu kötüniyetli yaklaşımı ve yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine müvekkil şirket adına davalıya ... 14. Noterliği 16.07.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve davalıdan rekabet yasağına aykırılık teşkil eden fiilleri derhal sona erdirmesini aksi takdirde aleyhine yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, işbu ihtarname davalıya 17.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu ihtarı da tebliğ alan davalı rekabet yasağına aykırı eylemlere devam ettiğini, son çare olarak arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ancak taraflar herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, haklı davanın kabulüne, davalı ...’in taraflar arasındaki Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi kapsamında rekabet yasağını ihlal ettiğinin tespitine, davalının rekabet yasağı teşkil eden davranışlarının sona erdirilmesine, şimdilik 10.000 TL’lik maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ... 17 yıllık sigortacılık meslek tecrübesine sahip olup kendi müşteri portföyü bulunduğundan ...'ın müşterilerinin ayartılması söz konusu olmadığını, müvekkili iş akdini işverenin müvekkiline olan yaklaşımı nedeniyle feshetmiş olup rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirsiz süreli iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı maddesi müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebep olacağından huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, ihtar, ... hizmet dökümü, ... Sigorta ve ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabı, ... ... sigorta ve ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; taraflar arasındaki iş sözleşmesi gereğince davacının davalıdan cezai şart ve tazminat talebinden ibarettir. Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir. Davacı tanığı ...; "Ben davalı ... ile birlikte 2015 yılında davacı şirkette çalışmaya başladık, ikimizde bölge müdürüydük, 1/2 imza yetkisine sahiptik, yaklaşık olarak 2020 Şubat ayında ... işten ayrılmak istediğini yetkililere söylemiş, nisan ayında ise kendisi istifa ederek işten ayrıldı, bizimle aynı konularda faaliyette bulunan ... isimli sigorta broker şirketinde çalışmaya başlayacağını işten ayrıldıktan hemen sonra kendisi bana bizzat söyledi, daha sonra da orada çalışmaya başladığını öğrendim, bizim şirketlerde çalışma usulü şöyledir, müşteri bize yetki belgesi verir, poliçelerin şirketimiz tarafından düzenleneceğine dairdir, bizim müşterilerin bir kısmını davalı şirketten ayrıldıktan sonra ... sigorta broker şirketine geçtiğini bu şekilde öğrendim, müşterilerin sigorta poliçelerini düzenleyen sigorta şirketi bize yazı göndererek yetkinin artık ...'de olduğunu söylediler, davalı ...'in şirketimizde çalıştığı esnada bizim müşterimizi ... sigortaya yönlendirdiğine dair ...'in maillerinin olduğunu şirket yetkililerinden duymuştum, ancak ben görmedim, davalı çalıştığı görev itibariyle şirketin müşterilerini, kesilmiş tüm poliçeleri, ne kadar komisyon aldığımızı, hangi bölgenin ne kadar üretim yaptığını bilebilecek konumdadır, ben de ... ... A.Ş.ye geçmeden önce sigorta şirketim şirketi acenteliğim vardı, ...'e geçerken tüm müşteri portföyümü de taşıdım, davalı ... de aynı şekilde ...'e geçerken tüm müşteri portföyünü yanına taşımıştır, biz önce ... sigorta brokerliğinde çalışıyorduk, daha sonra ... sigorta şirketi ...'yi bünyesine kattı, sözleşmelerin yenilenmesi gerektiğini söylediler, sözleşme imzalamaya gittik, şirket yöneticisi ... bize önceki tüm haklarımızın devam ettiğini ve haklarımızın korunduğu, sözleşmede hiçbir farklılık olmadığını bize söyledi, bana güveniyorsanız imzalayabilirsiniz dedi, biz de imzaladık, ilk sözleşmede bonusla alakalı herhangi bir hüküm olup olmadığını hatırlamıyorum, ... şirketten ayrıldıktan sonra ...'in takip ettiği müşterileri arayarak poliçeyi düzenleyip düzenlememe konusunda görüştük. " Davacı tanığı ...; " Ben 2017 yılından beri davacı şirkette operasyon uzmanı olarak çalışmaktayım, kendisi benim iki müdürümden bir tanesidir, çalışma sistemimiz şöyledir, her müdürün kendi portföyü vardır, portföyler üzerinden ağırlıklı olarak kendileri takip etmektedirler, operasyon yükümlülüğü kısmını biz hallediyorduk, firmalarla görüşme kısmını ... Bey kendisi yapıyordu, müdürler şirketteki poliçeler, müşteriler, komisyon oranları bilgilerine doğrudan dolayı ulaşabilirler, davalı ... müşteri bilgileri ve poliçeleri ayrı bir dosyada tutuyordu, onları o şekilde muhafaza ediyordu, biz o dosyayı sadece müşterilere ulaşacağımız zaman iletişim adreslerine bakmak için kullanıyorduk, ... bey ayrıldıktan 1 ay sonra müşterilere ulaşmak için o dosyaya bakmak istedik ve dosyanın yerinde olmadığını gördük, yaklaşık bu dosyalar 12-13 tanedir, biz ...'in portföyündeki müşterileri o işten ayrıldıktan sonra aradığımızda ...'in kendileri ile iletişime geçip görüştüğünü müşteriler bize aktardı. " şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve davacının dava dilekçesindeki talepleri tek tek irdelenmek suretiyle ... Nöb. ATM'ye talimat yazılarak 1 Sigorta ve Reasürans Brokerliği alanında uzman bilirkişi ile, 1 SMMM bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 07.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; rekabet yasağının geçerliliği bakımından yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun biçimde sınırlandırılmış olmasını gerektirir (m.445) ancak somut sözleşmede bu üç yönden sınırın ölçüsüz olması, rekabet yasağının tümden geçersiz kabul edilmesini gerektirmeyeceğini, 6098 Sayılı Kanunun 445. Maddesine göre " Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi basımından sınırlayabilir." buna göre ölçüsüz sınırlandırma içeren rekabet yasağı kayıtları hakimin müdahalesine tabi olduğu, davalının davacı şirkete kazandırdığı müşterilerin işten ayrılmasını takiben çalışmaya başladığı yeni işverenliğe geçmelerinin müşterilerin kendi tercihleri olduğunu savunmuşsa da hayatın olağan akışında bunun basitçe tesadüf yada müşteri tercihi olarak açıklanması olanaklı olmadığını, müşterilerin davalının şahsını nazara alarak onun çalıştığı firmaya geçmeyi tercih edebileceklerini ancak rekabet yasağına yer bakımından sınırlandırma zaten işte bu nedenle konulacağını, davalının işten ayrılmasını takiben yasak süresinde ...'da çalışmasa idi bu müşteri transferlerinin olmayacağını, arz edilen nedenlerle davalının rekabet yasağını ihlal edip etmediğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının davada cezai şart talep ettiğini, sözleşmedeki cezai şartın BK düzenlemesi gereği mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı işçinin, işverene son yıllık giydirilmiş brüt ücret tutarında bir cezai şart ödeyeceğini ve işverenin tüm zararlarını tazmin etmeyi kabul ettiğini, davalının son giydirilmiş brüt ücreti aylık 33.918,05-TL olduğunu, davacı şirketin kayıtlarından kaybedilen müşterilerin tespiti ile bu müşterilerden önceki 2-3 yılda elde edilen ortalama gelirinde önceki yıllar değişim oranında artırılarak Nisan 2020'den itibaren mahrum kalınan kazanç olarak hesabının mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir. Mahkememizce ... ... talimat yazılarak önceki bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 23/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda raporunda; kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce ... ... talimat yazılarak 1 Sigortacı, 1 Smmm, 1 Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete dosyanın tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları önceki rapora dair itiraz ve beyanları değerlendirilerek davacının taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden cezai şart ve tazminat talebi hakkında değerlendirme ve hesaplama içerir rapor hazırlanmasına karar verilmiştir. Alınan 23/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın eklediği, davalının işten ayrıldığı dönemden sonraki 1 yıllık süreyi kapsayan müşteri listesi, sigorta poliçeleri ve elde edilen Türk Lirası, EURO ve USD cinsinden komisyon bedellerini gösteren listeden yapılacak bir hesaplamanın gerçeği yansıtmayacağı değerlemesinin yanı sıra mahrum kalınan kazanç hesabının dayanağı iddianın söz konusu müşteri kayıplarına dayandırıldığı, bunun tespitinin mümkün olmadığı görüş ve kanaati ile Nisan 2020'den itibaren var ise mahrum kalınan kazancın hesabının takdirinin mahkemeye bırakıldığı, mahkeme rekabet yasağının ihlaline hükmederse bu ihlalden doğacak cezai şartın 407.016,60-TL olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce bu kez ... talimat yazılarak dosyanın 1 Nitelikli Hesaplama Uzmanı ( Rekabet Hukuku), 1 Sigorta Uzmanı ile 1 SMMM bilirkişi heyetine tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalının, davacı şirketten ayrıldıktan sonra yaklaşık 3 Ay sonra davacının faaliyet gösterdiği il olan ...'da yine aynı işte, rakip bir firmada işe başladığı, davalının davacının müşteri portföyüne hakim olduğu ve davalının davacı şirketle iş akdini sonlandırmasının BK m.447/2'de belirtilen "İşverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse" şartına uymadığı ve bu şartlar altında uyuşmazlıkta davalının rekabet yasağını ihlal edip etmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu, cezai şart açısından davalının yıllık giydirilmiş ücreti olarak cezai şart olarak azami 33.918,05x 12= 407.016,60-TL talep edebileceği, bununla birlikte davalı vekilinin cezai şarta ilişkin beyanlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının zararının cezai şarttan fazla olduğu neticesine ulaşması durumunda maddi tazminatın BK M.50 kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce tarafların kök rapora ve önceki raporlara itirazlarını karşılar ve dava konusu edilen her bir talep bakımından ayrıntılı değerlendirme içerir ek rapor hazırlanmasına karar verilmiştir. Alınan 22/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı ve davalı vekilinin kök rapora yönelik beyan ve itirazları değerlendirmeyi etkiler nitelikte bulunmadığından kök rapordaki sonuç ve kanaatte değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Davacı vekili 15/05/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde maddi tazminat olarak talep edilen 10.000,00 TL'nin 807.016,60 TL artırılarak 409.016,60 TL'ye cezai şart ve 400.000-TL maddi tazminat olmak suretiyle toplam taleplereni 817.016,60 TL'ye artırdığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı tanık beyanları ve özellikle taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesine göre; anılan sözleşme 14. Maddesi uyarınca davalının 2 yıl süre ile rekabet yasağına tabi olduğu, davalının, davacı şirketten ayrıldıktan sonra yaklaşık 3 Ay sonra davacının faaliyet gösterdiği il olan ...'da yine aynı işte, rakip bir firmada işe başladığı, davalının işyerindeki pozisyonu nedeni ile davalının, davacının müşteri portföyüne hakim olduğu ve davalının, davacı şirketle iş akdini sonlandırmasının, BK m.447/2'de belirtilen "İşverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse" şartına uymadığı, dolayısıyla iş sözleşmesinin 14.maddesindeki rekabet yasağının ihlali niteliğinde olduğu , sözleşmenin süre ve bölge olarak ölçülü olduğu geçerli olduğu ve bu nedenle de sözleşme uyarınca, davacının, davalıdan cezai şart tazminatı talebinin yerinde olduğu, benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tarafların imzaladığı sözleşmede kararlaştırılan esaslara göre hesaplanan miktardan takdiri indirim yapılmasını gerektirir bir husus sabit görülmemekle, bu miktarın davalıdan tahsiline dair hüküm kurmak gerekmiştir. Diğer yandan, davacının sunduğu müşteri listesi, sigorta poliçeleri ve elde edilen Türk Lirası, EURO ve USD cinsinden komisyon bedellerini gösteren listeden yapılacak bir hesaplamanın gerçeği yansıtmayacağı değerlemesinin yanı sıra mahrum kalınan kazanç hesabının dayanağı iddianın söz konusu müşteri kayıplarına dayandırıldığı, bunun tespitinin mümkün olmadığı bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, davalının haksız rekabet yükümlülüğümü ihlali ile davacının somut zarara uğradığına yönelik doğrudan illiyet bağı kurulabilecek bir husus davacı tarafça ispat olunamadığından, davacının maddi tazminata ilişkin talebinin ise reddi gerekmiş; bu doğrultuda aşağıdaki şekilde davanın kısman kabulüne dair hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 407.016,60 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminata dair istemin reddine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 27.803,30-TL harçtan peşin alınan 13.952,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.851,19-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 680,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 33.224,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 16.551,34-TL ile peşin alınan 13.952,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yararına ölçümlenen 65.122,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yararına ölçümlenen 65.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır