Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

E. K.

BAM İstinaf
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: . T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : ..... KARAR NO : .

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ....... KARAR NO :....... KARAR TARİHİ : ....... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .......... DAVACILAR : 1-....... 2- 3- 4-A VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ile davalı ............ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, davalıların maliki ve Karayolları ZMMS sigortacısı bulundukları ... plakalı aracın, ... plakalı araca arkadan çarparak yolcu olarak bulunan 13/10/1990 doğumlu ...'ün ölümüne sebep olduğunu, davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 56/1c maddesine göre yakın takip kuralını ihlal ettiği, ... CBS'nin ...soruşturma no.lu dosyasından alınan Bilirkişi...'in düzenlediği kusur raporuna göre davalı sürücü ...'ın kusurlu, diğer araç sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu, ölümlü trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMKnun 107 maddesi uyarınca belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından şimdilik anne için 1.000,00.-TL, baba için 1.000,00.-TL olmak üzere toplam 2.000,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı anne için 50.000,00.-TL, davacı baba için 50.000,00.-TL, davacı kardeşlerden ... için 20.000,00.-TL ve davacı diğer kardeş ... için 20.000,00.-TL olmak üzere toplam 140.000,00.-TL manevi tazminatın 15/10/2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... plakalı araç malik sürücüsü davalı ... ve aracın ZMMS sigortacısından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davaya konu kazanın davacının vekilinin belirtmiş olduğu şekilde cereyan etmediğini, kaza tarihinde 15/10/2015 tarihinde müvekkilinin kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... mevkiinde orta şeritte seyir halendiyken yolun sağ şeridinden ... plakalı siyah renkli...aracın müvekkilinin bulunduğu şeride aniden sinyal vermeden ve kontrolsüz bir şekilde çıkması sebebiyle söz konusu kaza meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı araçta alkol şişelerinin bulunduğunu, mezkur kazanın meydana geldiği saatin 02:30 olduğunu, ...'ya ait adli rapora bakıldığında ise alkol durumunun tespit edildiği saatin 06:30 olduğunu, olayın oluş şekli ve kusur durumları ceza yargılaması sonucunda tespit edileceğini, mezkur kazada müteveffanın müterafik kusuru olması durumu muhtemel olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takmamış olduğu ve çarpmanın etkisi ile ileri sürüklenmiş olabileceği ihtimali olduğunu, müteveffanın ölüm sebebinin henüz net bir şekilde tespit edilmediğini, dava konusu kazada kaçınılmazlık olgusunun irdelenmesi gerektiğini, dava konusu edilen tazminat miktarları müvekkili müzayaka altına sokacak nitelikte olduğunu, bu hususunda mahkemece gözetilmesi gerektiğini, davacı vekilinin manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu, manevi tazminat taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere öncelikli olarak kusur durumlarını esas alınarak müteveffanın içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusuru veya müterafik kusur durumları dikkate alınarak manevi tazminat miktarı takdir edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plaka sayılı aracın, davalı nezdinde 07/05/2015-2016 tarih aralığında geçerli 100109297 nolu ZMMS poliçesi, ... plaka sayılı aracın ise, davalı nezdinde 02/09/2015-2016 tarih aralığında geçerli 105600768 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçelerde yer alan azami limitin ölen şahıs başına 290.000 TL ile sınırlı olduğunu, tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, davacıların başvuruları nedeni ile açılan hasar dosyasında eksik evrakların tamamlanmadığını, kusur oranlarının ATK tarafından belirlenmesinin gerektiğini, müteveffa nüfus kaydının incelemesi gerektiğini, kazalının emniyet kemeri takmamasının müterafik kusur olduğunu, dava tarihinden faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davacı ... için 22.619,45.-TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 23.113,93.-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 45.733,38.- TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... A.Ş yönünden 13/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ... A.Ş'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına), davacı ... için 32.000,00.-TL manevi tazminat, davacı ... için 32.000,00.-TL manevi tazminat, davacı ... için 24.000,00.-TL manevi tazminat, davalı ... (Özgür) için 24.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müteveffanın emniyet kemeri takmadığından zararın meydana geldiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda emniyet kemeri takılmaması durumunun müterafik kusur oluşturduğu (Yargıtay 17. HD 11.2.2019 gün 2016/5383 - 2019/1220), kusur belirlemesinin hatalı olduğu, manevi tazminatın, manevi tatmin duygusunu aşar nitelikte, müteveffanın yakınları açısından zenginleşme aracı, müvekkili ve ailesini müzayaka altına sokacağı, müvekkilinin olay sonrasında kaza mahallini terk etmediği, yoldan geçen araçları durdurarak yardım talep ettiği, 112'yi kendisi aradığı ve yardıma gelen şahıslardan polisi aramalarını istediği, böylece ambulansın ve kolluk ekiplerinin olay mahalline gelmesini sağladığı, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap ve istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davalı ...’ın oluşan bu kazada tamamen kusurlu olduğunun en son Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporunda davalı ...’a %85, muris ...’e %15 kusur verildiği, müvekkillerin murisinin bulunduğu araç sürücüsü ...'nın ise kusursuz bulunduğu, davalı tarafın mesnetsiz istinaf nedenlerini kabul etmediklerini, mahkemenin %20 oranında müterafik kusur uygulamasının çok yüksek olduğu, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, %20 olarak uygulanan müterafik kusurun çok yüksek olması nedeniyle kararın kaldırılmasına veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Dava , haksız fiil nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Meydana gelen kazada kusur oranının tespiti amacıyla alınan 15/08/2017 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın %75, müteveffa ...'ün emniyet kemeri takmamak suretiyle %25 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'nın kusursuz olduğu bildirilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi 31/10/2018 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'ın %85, müteveffa ...'ün emniyet kemeri takmamak suretiyle %15 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'nın kusursuz olduğu bildirilmiş olup, mahkemece dava dışı sürücü ...'nın kusursuz, davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise müterafik kusurlu olduğu yolundaki değerlendirme, kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de örtüştüğü göz önüne alındığında isabetsizlik bulunmamaktadır. Zira, müteveffa ... kaza oluşumuna sebebiyet vermeyip, ancak emniyet kemeri takmayarak zararın artmasına neden olmakla müterafik kusurludur. 6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği, müterafık kusur indirimi oranı %20 olup (Yargıtay 4 HD 2021/17003 E-2021/8317 K sayılı ilam), maddi tazminattan bu oranda indirimi yapılması gerekir. Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir. Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır. Kaza tarihinde bekar olan müteveffanın ölmeseydi, hayatın olağan akışına göre ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evlenme yaşına kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14 er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD 2018/1026E.- 2019/121123 K. sayılı ilam) Aktüerya bilirkişice kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın, aktüerya bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17. HD 2019/3292 E. - 2021/1848 K. sayılı ilam). Davacıların uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden sırası ile; yapılan ödemeler, davalı borçluya ait indirim sebebi olan müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir (Yargıtay 17. HD 2019/934 E. - 2020/6205 K. sayılı ilam). Ancak davacılar vekilinin istinaf sebebinin münhasıran müterafik kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırılığı iddiasına ilişkin olup, hesaplanan tazminat miktarının daha fazla olması yönünde bir iddiaları bulunmadığına göre, hesaplama yöntemi bakımından yalnızca davalı ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. Alınacak raporda davalının kazanılmış haklarının korunması gerekir. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Ayrıca kırgınlık, kızgınlık hatta intikam duygusunu da tatmin etmeye yarar (Yargıtay HGK 2001/4-1016 E., 757 K. sayılı lam). Olay sebebi ile duyulan acı, ızdırap ve elemi kısmen de olsa dindirmeye yardımcı olur. Manevi tazminatın belirlenmesinde ölçüt; ne faili ekonomik olarak yıkacak ne de mağdur için manevi zararı özlenebilir hale getirecek yükseklikte olmamasıdır (Prof.Dr.Mustafa Dural,Doç.Dr.Tufan Öğüz;Türk Özel Hukuku Cilt:2,Filiz Yayınevi). Başka bir ifadeyle manevi tazminat, ruhsal durumu düzeltecek nitelikte ve miktarda olup, mağdur tarafından bu durumu özlenir hale getirecek veya sebepsiz zenginleşme yaratabilecek miktara hükmedilmeyecektir. Bir ceza niteliğinde olmadığı gibi mal varlığına ilişkin zararın giderilmesini de amaç edinmez (Yargıtay 1966/7 E.1966/7 K. sayılı İBK). Dava dilekçesinde, davacılar Nalan ve Nagihan için ayrı ayrı 20.000,00.-TL manevi tazminat talep edildiği, mahkemece 6100 sayılı HMK 26 maddesinde düzenlenen tasarruf ilkesine aykırı olacak şekilde davacılar Nalan ve Nagihan lehine ayrı ayrı 24.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi kamu düzeni bakımından ayrı ayrı yerindedir. Diğer davacılar Ayşe ve Adnan lehine hükmedilen manevi tazminat bakımından taraf vekillerinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir. 6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle ayrı ayrı kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı nun KABULÜ ile ... ...Ticaret Mahkemesi'nin ....tarih ve ....... sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Ara Ulaş Kılıç tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza