T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA ...TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : ... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ASIL DAVA :
DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... 3-... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALILAR : 1-... - ... 2-... - VEKİLİ : Av. ... -
BİRLEŞEN DAVA : DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan .... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ana dava ile birleşen Bursa ...... Hukuk Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçelerinde, mülkiyeti ...'e ait olan .........plakalı ticari taksinin diğer davalı ... idaresinde iken 11/08/2013 tarihinde tam kusurlu biçimde sebep olduğu trafik kazasında davacılar murisi ...'nun vefat ettiğini, diğer davalının sigortacısı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurunun sürücünün kusursuz olduğu gerekçesi ile olumsuz sonuçlandığını, ancak kazada kusurun davalı tarafa ait olduğunu, yapılan ceza kovuşturması sonucunda sürücünün mahkum olduğunu ve kararın kesinleştiğini, ölüm sebebiyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını, manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek davacı ... için 40.000-TL , diğer davacılar ... için ayrı ayrı 20.000-TL olmak üzere toplam 80.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yine kaza sebebiyle davacıların uğradığı destekten yoksunluk sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1-TL olmak üzere maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminat konusunda belirsiz alacak davası açtıklarını, harcı tamamlayacaklarını beyan etmiştir. Yargılama devam ederken davacı ... için 84.144,61 TL destek zararı ve 1.459,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 85.602,61 TL maddi tazminat talep ettiklerini belirterek davasını belirli hale getirmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kazada muris İsm...'nun kusurlu bulunduğunu, yayaların uyması gereken kurallara uymadığnı ileri sürmüştür. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde, kusurun davacılar murisine ait olduğunu, yayanın yolu kontrol etmeden karşıdan karşıya geçmek istediğini, müteveffanın alkollü olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; cenaze gideri ve maddi tazminat kalemlerinden oluşan 30.603,61 TL 'nin davalı ... şirketi yönünden 16/07/2014 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/08/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı yanın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılar ... yönünden 16.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden 8.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, ceza mahkernesinde kusur oranlarının açık olarak belirlenmediğinden, sadece tarafların asli ve tali kusurlu olarak belirlenmiş olduğundan bahisle ilk olarak hem'kusur hem de tazminat hesap raporu alınması gerektiği, 1. derece asli kusurlunun davalı ... olduğu, muris ...'in davalı ...'nın kullandığı ticari taksinin önüne aniden çıkmış veya aracın önüne atlamış olmadığı, orta refüje gelene kadar hiç bir engelle karşılaşmadığı, davalı ...'nın şehir içi ve fabrikaların ışıklı levhalarının bulunduğu çift gidiş ve gelişli yolda 30 km.lik azami hız sınırını 3 kat aşarak en az 90-100 km.hızla ve ilerideki ve önündeki açık yolu hiç bir şekilde kontrol etmeden muris ...'e çok şiddetli bir şekilde çarptığı ve ölümüne sebebiyet verdiği, kazanın olduğu noktada hiç bir fren izi bulunmadığı, maktulün beklenen yaşam süresinin TÜİK verilerine göre en az 39 yıl olması gerektiği, davacı anne Hanife'nin de beklenen yaşam süresinin 19 yıl olması gerektiği, hesaplamaların TÜİK verilerine göre yapılması gerektiği, yerel mahkemece manevi tazminat miktarı tespit edilirken davacıların mağdur edildikleri, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak; olay mahallinde keşif icrasıyla kusur ve bilahare tazminat raporu alınarak çelişkilerin giderilmesine, davanın kabulü ile 85.603,61 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden 16.07.2014 temerrüt, diğer davalılardan ise 11.08.2013 kaza tarihinden itibaren ticari kredilere uygulanan en yüksek faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, 80.000.-TL.manevi tazminatın ise davalı ... şirketi dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen 11.08.2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, tüm alacaklarına 11/08/2013 kaza tarihinden itibaren ticari kredilere uygulanan avans faizi uygulanmasına ,bu faizin sigorta şirkti için 16/07/2014 tarihinden itibaren uygulanmasına, davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin ve yargılama giderinin kaldırılmasına ve istinaf vekalet ücretinin ve yargılama giderinin davalılardan sorumluluk sınırları ve miktarlarına göre tahsilini, talep etmiştir. Davalılar ... vekili istinaf kanun yolu başvuru ve davacının istinafına cevap dilekçelerinde, Adli Tıp Kurumunca 12.08.2013 tarihinde yapılan otopsi sonucunda, müteveffa ...’nun ileri sarhoşluk derecesinde alkollü olduğu tespit edildiği, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise müteveffanın asli kusurlu olarak tespit edildiği, alkollü şekilde ilk geçiş hakkı araca ait olan yolda trafik kurallarına uymayan müteveffanın asli kusurlu olduğu, müteveffya %60 davalı ...' ya %40 oranında kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı anne için beklenen ömür hesabının fazla olduğu, Türkiye Cumhuriyeti ortalama insan ömrünün üstünde bir hesaplama yapıldığı, yine iki çocuklu olacağı ve beklenen gelir hesabının fahiş yapıldığı, bu hususlarda bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının ek raporda değerlendirilmediği, murisinin yüksek derecede alkollü olduğunu ve 313 MG/DL oranında alkollü birinin aniden yola atlaması neticesinde meydana gelen kazada müvekkilini maddi anlamda ciddi zorlayacak miktardaki söz konusu manevi tazminat miktarını kabul etmediklerini, itirazların değerlendirilerek ek rapor alınmasını, aksi kanaatte olunur ise bilirkişi raporunun aleyhe kısımlarının hükme esas alınmamasını, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Dava ve birleşen dava haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Meydana gelen kazada kusur oranının tespiti amacıyla alınan 21/05/2018 tarihli raporda, davalı sürücü ...'in %75, davacılar murisi (yaya) ...'nun %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, Bursa 13 Asliye Ceza Mahkemesi 2013/573 -2014/58 K. sayılı dosyasında davalı ... hakkında, 5237 sayılı TCK 85/1 maddesi gereği ceza tertibine gidildiği, hükme esas alınan 27/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'in 2918 sayılı KTK 51/a, 52, 54/a-3 maddesine aykırı davrandığı, müteveffa ...'nun 2918 sayılı KTK 68/b-3 maddesi gereği asli kusurlu olduğu kabulüyle verilen karar, Yargıtay 12 CD.,2015/554 E-2015/17684 K sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece, ceza doyasında davacılar murisinin asli kusurlu olduğuna dair tespitler dikkate alınarak, davalı ...'nın %40, davacılar murisi ...'in %60 oranında kusurlu olduğu takdir edilmiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde, sanığın da, ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertibine gidildiği, hükmün kesinleştiği göz önüne alındığında, 6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden, önceki raporlar da irdelenmek suretiyle, 11/08/2013 tarihinde meydana gelen kazada taraflara izafe edilecek kusur oranı belirlenmelidir. Taraf vekillerinin bu yoldaki istinaf sebebi ayrı ayrı yerindedir. Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır. Somut olayda, davacı desteği kaza tarihinde bekardır. Hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği olup evlenme yaşı ile ilgili TUİK verilerine göre ortalamaların dikkate alınması gereklidir.( Yargıtay 17 HD, 2020/2124 E- 2021/2461 K sayılı ilam) Aktüerya bilirkişice kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile;2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, aktüerya bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle maddi tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E-2021/1848 K sayılı ilam). Davacılar vekili ile davalılar Musa ve ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebepleri ayrı ayrı yerindedir. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Ayrıca kırgınlık, kızgınlık hatta intikam duygusunu da tatmin etmeye yarar ( Yargıtay HGK 2001/4-1016 E., 757 K. sayılı lam ). Olay sebebi ile duyulan acı, ızdırap ve elemi kısmen de olsa dindirmeye yardımcı olur. Manevi tazminatın belirlenmesinde ölçüt ; ne faili ekonomik olarak yıkacak ne de mağdur için manevi zararı özlenebilir hale getirecek yükseklikte olmamasıdır.(Prof.Dr.Mustafa Dural,Doç.Dr.Tufan Öğüz;Türk Özel Hukuku Cilt:2,Filiz Yayınevi).Başka bir ifadeyle manevi tazminat, ruhsal durumu düzeltecek nitelikte ve miktarda olup,mağdur tarafından bu durumu özlenir hale getirecek veya sebepsiz zenginleşme yaratabilecek miktara hükmedilmeyecektir. Bir ceza niteliğinde olmadığı gibi mal varlığına ilişkin zararın giderilmesini de amaç edinmez (Yargıtay 1966/7 E.1966/7 K. sayılı İBK) . Meydana gelen kazada kusur oranları belirlendikten sonra, olay sebebi ile oğlunu kaybeden davacı ..., kardeşlerini kaybeden davacılar ... lehine, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza tarihinde paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmelidir. Davacılar vekili ile davalılar Musa ve ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebepleri ayrı ayrı yerindedir. Kazaya karışan, davalı ... şirketince sigortalanan ve davalılardan ... adına kayıtlı ...plakalı aracın, ticari araç niteliğinde olduğu, dava dilekçesinde ticari faiz talep edildiği halde, davacılar lehine avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. (Yargıtay 17 HD. 2016/13172 E-2019/5826 K. sayılı ilam). Davacı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. Kabule göre de, asıl davada davalının ..., birleşen davada davalının ... ve ... olduğu, bağımsızlığını koruyan her bir dava yönünden ayrı ayrı yargılama yapılması ve hüküm kurulması gerekirken (Yargıtay HGK 2009/2-476 E-2009/589 K. Sayılı ilam), tek hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. Davacılar vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi de yerindedir 6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle ayrı ayrı kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı KABULÜ ile Bursa ... Ticaret Mahkemesi'nin,... tarih, ...-... sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar ile davalılardan ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza